Barzanî dema referandûmê destnîşan kir
Serokwezîrê Herêma Kurdistanê Nêçîrvan Barzanî ragihand, ku dê di nav sala 2017ê de referandûma ji bo serxwebûna Başûrê Kurdistanê bê encamdan.
Hûmara 97. ya Newepelî Vejîya
Nuştoxanê na hûmare ra Keyaksar Ateş, Abdurehman Önen û Hebûn Stembar reya verên a ke kirdkî nusenê û Newepel de dest pêkenê.
Şîretê Bedîuzzeman Mela Seîdê Kurdî
Ey Milletê Kurd! Îttîfaq di qewet, îttîhad di heyat, birayey di se’adet, hukûmat di selamet est o.
12 Ağustos 2010 Basın Özeti ( İNG )

12 Ağustos 2010 Basın Özeti ( İNG )

12 Ağustos 2010 Perşembe 11:57
Rusya'nın tahıl ihracatını yıl sonuna dek askıya alması ardından, Ukrayna'nın da buğday ihracatı konusunda benzer bir adım atmayı düşündüğü haberi,

İngiltere gazetelerinde bu sabah, Merkez Bankası'nın gelecek yıl İngiltere ekonomisi için öngördüğü büyüme tahminlerini düşürmesi, geniş yer kaplıyor.

Merkez Bankası'nın 2011 için öngördüğü büyüme tahmini yüzde 2,5 oranında. Bu oran başta yüzde 3,4 olarak öngörülmüştü.

Merkez Bankası Başkanı Mervyn King, İngiliz halkını kendi ifadesiyle 'çalkantılı günlere' hazırlıklı olmaya çağırdı. Guardian gazetesi konuyu manşetine taşıyor ve ekonomik durgunluk kaygılarına dikkat çekiyor.

Financial Times gazetesi baş yazılarından birinde "İngiltere Merkez Bankası bekleneni yaptı" diyor ve ekliyor "bu çok da kötü bir şey değil." "Merkez Bankası'nın kötümser bir tutuma yönelmesi bizi kaygılandırmamalı. King, herkesin beklediği şeyi söyledi, piyasalara, merkez bankasından ne beklemeleri gerektiğini bildikleri yolunda güvence vermek için kendisine düşen rolü oynadı."

Financial Times aynı haberin yanında dünya hisse senedi piyasalarında düşüş gözlendiğini, piyasaların risklerden uzak durmaya çalıştığını aktarıyor.

Hassas ekonomi

Independent gazetesinin baş yazısı ise "Ekonomi hala hassas ve dikkatle ele alınmalı" başlığını taşıyor.

"İngiltere Merkez Bankası Başkanının, ülke ekonomisinin önümüzdeki iki yıllık durumunu tarif etmek için kullanmayı tercih ettiği terim 'çalkantılı' oldu.

"Bu, özellikle rahatlatan bir ifade değil ama doğru bir tercih. İngiltere ekonomisinin iyileşme sürecini şu ana dek tanımlayan beklenen ve beklenmeyen durumların gizemli bileşimini kastediyor ve bunun bu şekilde devam edeceğini... Yani yol boyunca fırtınalar da kopacak ama ara ara sakin şekilde ilerlemeler de kaydedilecek."

Ukrayna'dan uyarı

Rusya'nın tahıl ihracatını yıl sonuna dek askıya alması ardından, Ukrayna'nın da buğday ihracatı konusunda benzer bir adım atmayı düşündüğü haberi, Financial Times'da göze çarpan haberlerden.

Dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından Ukrayna, buğday ihracatına bir üst sınır getirmeyi düşündüğünü bildirdi. Böyle bir adım, küresel bazda giderek yükselen hububat fiyatları üzerindeki baskıyı daha da artırabilir.

Ukrayna'da hasat, kuraklıktan Rusya ve Kazakistan'da olduğundan daha az zarar gördü. Ukrayna, bu yıl geçen sezona göre sekiz milyon ton daha az, 40 milyonu tonu aşkın tahıl hasadı öngörüyor.

Dünya Bankası ise tahıl ticaretine sınırlama getirilmemesi yolunda çağrı yaptı ve bunun 2007 ve 2008 yıllarında yaşanan gıda krizinin tekrarına yol açabileceği tehlikesini dile getirdi.

Mısır ve pirinç fiyatlarının rekor düzeylere ulaşması, Bangladeş'ten Haiti'ye sokak çatışmalarına neden olmuştu.

Mehdi Kerrubi ile özel mülakat

"Amerikan ve İngiliz politikaları adeta Ahmedinejad'a birer hediye..."

Guardian gazetesi, İran'ın eski cumhurbaşkanı adaylarından Mehdi Kerrubi ile yaptığı özel röportaja yer veriyor. Guardian, Kerrubi'nin, geçen Haziran'daki tartışmalı seçimleri Mahmud Ahmedinejad'ın kazanması sonrası yaşanan şiddet olaylarını takiben, mülakat verdiği ilk İngiliz gazetesi oldu. Kerrubi'ye göre İran'a yönelik yaptırımlar, ancak Ahmedinejad rejiminin elini güçlendirmesine yarıyor. Kerrubi röportajda bu yaptırımların, muhalefeti ülkedeki istikrarsızlıktan sorumlu tutup bastırmakta, İran hükümetine koz verdiğini savunuyor.

73 yaşındaki eski Meclis Başkanı İran'ı tecrit etmenin, bu ülkeye demokrasi getirmeyeceğini dile getiriyor.

"Küba'ya Kuzey Kore'ye bakın" diyen Kerrubi, şöyle devam ediyor: "Yaptırımlar bu ülke halklarına demokrasi getirdi mi? Halkın daha da tecrit edilmesine neden oldu. Yönetimlere uluslararası toplumu umursamadan muhalefeti bastırma fırsatı verdi".

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Haziran ayında İran'a yönelik yeni yaptırımlara onay vermişti. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere de ayrı ayrı ek cezai önlemler uygulamaya koydular.

Obama, Ahmedinejad'la görüşecek mi?

Daily Telegraph gazetesinde ise Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın İran cumhurbaşkanı ile görüşmeye hazırlanıyor olabileceği yolunda bir haber yer alıyor.

Obama'nın ulusal güvenlik danışmanı James Jones, nükleer faaliyetlerine ilişkin müzakerelere başladığı takdirde, Obama'nın Mahmud Ahmedinejad ile görüşebileceğine işaret etti.

Emekli general ayrıca İran'da geçen seneden bu yana tutulan üç Amerikalı gezginin geri gönderilmesinin de "önemli bir jest" olacağını ifade etti. Ahmedinejad, ay başlarında New York'taki Birleşmiş Milletler Genel oturumunda Obama ile yüz yüze görüşme talebini dile getirmiş, Beyaz Saray'dan ise ret yanıtı gelmişti. Bununla beraber CNN kanalına konuşan Jones, İranlılara kapının açık olduğunu söyledi.

İran Lübnan'a yardım teklif etti

Times gazetesinde de İran'la ilgili bir haber göze çarpıyor. Times, Amerikan Kongresi'nin Lübnan'a 100 milyon dolarlık askeri yardımı rafa kaldırma kararı aldığını yazarken, bu durumdan doğan boşluğu Tahran'ın doldurmaya istekli olduğunu, Beyrut'a para ve silah yardımı teklif ettiğini aktarıyor.

Amerikan Kongresi'ndeki İsrail yandaşları, Lübnan'ın elindeki Amerikan silahlarının Yahudi devletine karşı kullanılması olasılığından kaygılı. Bununla beraber son dört yılda 525 milyon dolar harcanan askeri yardım programının durdurulması, İran'ın İsrail'in kuzey komşusu üzerindeki nüfuzunu daha da güçlendirmesine giden yolu açabilir.

Beyaz Saray kaynakları ise Kongre'nin çekincelerine rağmen, Lübnan'a askeri yardımın iptal edilmesinin söz konusu olmadığını söylüyor.

'Irak ordusu on yıldan önce hazır olmaz'

Amerikan ordusu, bu ay sonunda Irak'taki muharip birliklerini çekmeye başlıyor. Amerika'nın Irak'ta 64 bin askeri bulunuyor, bu askerlerin elli bini, Irak güçlerini eğitmek ve Amerikan çıkarlarını korumak için, 2011 yılı sonuna kadar Irak'ta kalacak.

Ancak Daily Telegraph, Irak'ın en üst düzey komutanının uyarısına yer veriyor: Irak ordusunun ülkede kontrolü on yıldan önce sağlayamaz.

Korgeneral Babekir Zebari, Irak askerlerinin eğitimlerinin, 2020 yılından önce tam olmayacağını ve Amerikalıların desteği olmadan ülkeyle başedemeyeceğini söyledi. Açıklama, ülkede şiddet olaylarının ciddi şekilde arttığı ve El Kaide'nin faaliyetlerini güçlendirdiği yolunda işaretlerin alındığı bir döneme rastlıyor.

Başkent Bağdat'ta bir savunma konferansına katılan Zebari, "Şu aşamada çekilme yolunda gidiyor çünkü hala buradalar. Ama sorunlar 2011'den sonra başlayacak - siyasetçiler o tarihten sonra oluşacak boşluğu doldurmanın bir yolunu bulmalılar." diye konuştu.

Blair'in anıları ve kitap kuyruğu

"Kitabı alın, kuyruğa girin ama imzalanmasını beklemeyin."

Blair'in anılarını kaleme aldığı "Yolculuk" adlı kitabı, gelecek ay başı İngiltere'de yayımlanıyor. Ancak Times gazetesi "imza günleri öyle sıkı kurallara bağlanmış ki ünlü şarkıcı Mariah Carey bile utanır." yorumunu yapıyor.

"O eski Başbakan, Orta Doğu elçisi ve dünyanın en fazla kazanan konuşmacısı. Ancak Tony Blair, bu sıfatların yanına bir de "diva" kelimesini ekleyebilir".

Kurallara göre ziyaretçiler, Blair ile fotoğraf çektiremeyecek, kitaba atılan imzada kişisel ithaflar bekleyemeyecek.

Tüm çantalar, cep telefonları gözden geçirilecek.

İmza atılacak kitabın ise etkinliğin düzenleneceği kitabevi Waterstones'dan alınması şartı bulunuyor.

Ardından her bir ziyaretçiye kuyruğa girmelerine imkan verecek özel bileklikler dağıtılacak.

Ancak Times, bunun bile, Blair'in kitabı imzalayacağı anlamına gelmediğinin altını çiziyor.   BBC

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları