Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
18 Ekim 2012 Basın Özeti (İNG)

18 Ekim 2012 Basın Özeti (İNG)

18 Ekim 2012 Perşembe 20:19
Independent bu sabah devrik Libya lideri General Muammer Kaddafi’nin öldürülmesine dair detayları anlattığı özel bir habere yer veriyor.

Kaddafi'ye gerçekte ne oldu?

Independent bu sabah devrik Libya lideri General Muammer Kaddafi’nin öldürülmesine dair detayları anlattığı özel bir habere yer veriyor.

Peter Popham’ın haberinde 20 Ekim 2011’de isyancı militanlar tarafından ele geçirilmesinin ardından, nasıl linç edildiğini gösteren videolar sayesinde Kaddafi’nin ölümüne dair ana hatların bilindiğini belirtiyor.

Ancak gazete İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün dün yayımladığı bir raporda devrik Libya liderinin son saatlerine dair insanı afallatan detaylara yer verdiğini yazıyor.

“Kaddafi’nin son saatleri” başlıklı habere göre Örgüt raporunu Kaddafi’ye yakın çevreden savaşı sağ atlatan kişiler ve yakalandığı sırada orada olan isyancılarla yaptığı röportajlara dayandırıyor.

Kurumun raporda ele geçirdiğini belirttiği, cep telefonuyla çekilmiş video görüntülerinin “Kaddafi’nin diğer yaralarının yanı sıra, muhtemelen bir süngüyle anüsünden bıçaklandığını” gösterdiği aktarılıyor.

Raporda yer aldığı aktarılan ifadelerden biri militanların üst düzey bir komutanına ait. Habere göre Kaddafi yakalandığı sırada alanda olan komutan olayı, “durum tam bir karmaşaydı… şiddetli bir sahneydi… kafa karıştırıcıydı…” diye tarif ediyor.

Independent “Libyalı yetkililer Kaddafi’nin son savaşta iki ateş arasında kalarak öldüğünü iddia etseler de, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından ele geçirilen kanıtlar, Kaddafi’nin linç edildiğini kesin bir şekilde gösterdi” diye yazıyor.

Yine raporda yer verilen bir röportajda, 28 Ağustos 2011’de Trablus’tan kaçan Kaddafi ile birlikte son zamanlarını geçiren askerlerden biri, Kaddafi son günlerini elektrik ve su olmamasına kızarak ve sürekli Kuran okuyarak geçirdiğini anlatıyor.

Obama’dan karşı atak

İngiltere gazetelerinde bu sabah ikinci başkanlık tartışmalarında Obama’nın girişken tavrıyla karşı atağa geçtiği haberleri dikkati çekiyor.

Guardian tam sayfa ayırdığı haber, “Mitt Romney, Barack Obama savaşında skor 1-1 ve sonuç görünmeye başladı” diyor.

Jonathan Freedland imzalı analiz haberde “Obama’nın karşı atağıyla, iki adamın da nakavta ihtiyacı var” başlığını taşıyor.

Haber, her iki adayın berabere gideceği Florida’da gerçekleşecek son başkanlık tartışmasına, ilk tartışmada yarattığı hayal kırıklığını ikinci tartışmada telafi eden Obama’nın avantajlı gideceğini savunuyor.

Yine de politikanın spordan farklı olduğunu hatırlatan yazar, gelecek tartışmanın dış politikayla ilgili olmasından dolayı bir penaltı atışının duygusal coşkusunu yaşatmayacağını söylüyor.

Guardian haberinde “Tartışma dış politikayla sınırlı olacağından adayların 6 Kasım’da yapılacak seçimlerin merak konusu olan “Önümüzdeki dört yıl boyunca bu iki adam hala hasta olan ekonomiyi düze çıkarmak için ne yapmayı planlıyor?” tartışmasına girmelerini önleyecek diyor.

Financial Times ise ABD seçimlerine ayırdığı sayfasında “Obama odağı zenginlere çevirdi” başlıklı bir habere yer veriyor.

Haberde gazete “Dün enerji dolu bir Barack Obama Salı günkü başkanlık tartışmasında ateşli geri dönüş performansını, kararsızların çoğunlukta olduğu Iowa eyaleti seçmenlerine Mitt Romney’nin ekonomiyi düzeltmek için ‘tek maddelik bir planının” zenginlere yardım etmek olduğunu anlatmaya adadı” diyor.

Financial Times, ilk tartışmalar sonrası, anketlerde oylarının hızla düştüğüne tanık olan Obama için hayati bir test olarak algılandığını da yazıyor.

Habere göre usta yorumcular etkinliği bugüne kadar televizyonlarda yayımlanan en mücadeleci başkanlık tartışması olarak niteledi.

Independent da Obama’nın karşı atağa geçerek, enerji politikalarından; dış kaynak kullanımına, Çin ile ilişkilere, kısa süre önce Libya’da yaşanan olaylara ve göç meselesine kadar konuya değinerek tüm kışkırtıcı havai fişekleri kullandığını yazıyor.

Taliban’ın kalesinden

Times bugün Taliban’ın kalelerinden biri olan güney Veziristan’da Pakistan ordusunun İslamcıları yola getirme ve yerel halkın desteğini kazanma konusunda karşılaştığı zorluklara değinen bir haber yayımlıyor.

Francis Elliott’ın 14 yaşındaki Malala Yusufzay’ın, kız çocuklarının okuma hakkını savunduğu gerekçesiyle Taliban tarafından vurulduğu bölgeden yaptığı haberin başlığı “Taliban’ın kalbi.”

Pakistan’ın aşiretler bölgesi olarak da bilinen Güney Veziristan’da bulunan Pakistan güvenlik güçlerinin komutanı Hayat Hassan’ın bölgeyi “Burası tam merkezi” diye tarif ettiğini aktarıyor Times.

Hassan’ın etraftaki bazı bölgeleri tek tek işret ettiğini tarif eden yazar, adı geçen yerlerden birinin blog yazarı öğrenci Yusufzay’ın vurulduğu Mingora kasabası olduğunu belirtiyor.

Elliott, Yusufzay’ın Taliban tarafından vurulmasının ardından Pakistan ordusunun bölgeyi militanlardan temizleyecek bir opersyon başlatacağına dair umutların yükseldiğini aktarıyor.

Ancak habere göre ana muhalefet partisi Salı günü operasyon yapılmasını talep eden önergeyi geri çekti ve Yusufzay’ın vurulmasına tepkilerin aşırıya gittiğini belirtti.

Çin’de yavaşlama sonuçları

Financial Times gazetesinde “Çin hapşırdığında” başlığıyla Çin ekonomisinde yaşanan yavaşlamaya ışık tutan bir analiz göze çarpıyor.

Gazete demir cevherinin düşen fiyatlarından, iş makinalarının ve lüks tüketim mallarının satışındaki düşüşe kadar Çin’in yavaşlamasının etkileri dünyanın dört bir yanında hissediliyor, diyor.

Jamil Anderlini imzasıyla yayımlanan analizde 1950’lerde sanayileşme döneminde, Çin’de yaşanan büyük bir açlık felaketini, ülke dünyadan aşırı derecede izole olduğundan pek çok kimsenin duymadığını hatırlatan yazar, bugün Çin’in küresel ekonomiyle ne kadar iç içe olduğuna işaret ediyor.

Analiz, “50 yıldan fazla bir süre sonra, Çin küresel ekonomiyle o kadar iç içe ki, yurtiçi üretiminde ya da harcamalarında hafif değişimler bile, dünyanın öbür ucunda büyük bir etki yaratıyor” diyor.

Diğer Haberler