Barzanî dema referandûmê destnîşan kir
Serokwezîrê Herêma Kurdistanê Nêçîrvan Barzanî ragihand, ku dê di nav sala 2017ê de referandûma ji bo serxwebûna Başûrê Kurdistanê bê encamdan.
Hûmara 97. ya Newepelî Vejîya
Nuştoxanê na hûmare ra Keyaksar Ateş, Abdurehman Önen û Hebûn Stembar reya verên a ke kirdkî nusenê û Newepel de dest pêkenê.
Şîretê Bedîuzzeman Mela Seîdê Kurdî
Ey Milletê Kurd! Îttîfaq di qewet, îttîhad di heyat, birayey di se’adet, hukûmat di selamet est o.
88 Yıl Sonra Bir Günlüğüne Özgürlük

88 Yıl Sonra Bir Günlüğüne Özgürlük

16 Ağustos 2010 Pazartesi 09:39
Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda 88 yıl aradan sonra bir günlüğüne düzenlenen ayin sona erdi.

Hristiyan aleminde "Meryem Ana'nın göğe yükseliş günü" olarak kabul edilen ve kutsal sayılan bu günde düzenlenen ayini, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetti.

Ayine Rusya Federasyonu, Yunanistan, Gürcistan, ABD ve Türkiye'de yaşayan 500 kadar Ortodoks Hristiyan da katıldı. Ayin sırasında mumlar yakıldı, dualar edildi, ilahiler okundu.

Yaklaşık yarım saat süren bu bölümün ardından konuşma yapan Bartholomeos, Karadenizlilerin, Trabzonluların sıcak kanlı ve misafirperver olduğunu belirterek, "88 yıl sonra Sümela Manastırı'nda tarihle ve sizlerle buluşmaya, kucaklaşmaya geldik. Çok uzun bir ayrılıktan sonra bu muhteşem bölgede ve tarihi manastırda ibadetimizi yapmamıza vesile olan yüce Allah'ımıza hamdolsun. Sümela Manastırı on yıllarca bir efsane gibi aramızda sabırla bu günleri beklemiş. Ortodoks camiasının, hatta tüm Hristiyan camiasının en önemli günlerinden biri olan Aziz Meryem Ana'mızın ölüm yıl dönümünün de olduğu bir tarihte, yani 15
Ağustosta burada bulunmaktan ve ayini yönetmekten büyük bir onur ve mutluluk duymaktayım" dedi.

Rum, Gürcü, Rus, Bulgar, Romen, Ukraynalı, Arnavut, Arap ve daha nice Ortodoks inananın kalbinin bugün kendileriyle beraber olduğunu söyleyen Bartholomeos, şunları söyledi:

"Bu heyecan, bu sevgi, bu inanç, bu bağlılık asla farklı anlamlarla bağdaştırılmamalıdır. Biz, her zaman olduğu gibi bugün de dua etmeye geldik. Burada yüzyıllarca yaşamış olan Rum Ortodoks halkının anısına ve bu manastırda hizmet etmiş keşiş ve ruhanilerimizin ruhlarına dua etmeye geldik.

Bu manastırın tarihinde, onu gönülden seven, destekleyen Osmanlı padişahlarından İkinci Beyazıt, Birinci Selim, İkinci Selim, Üçüncü Murat, Birinci İbrahim, Dördüncü Mehmet, İkinci Süleyman, İkinci Mustafa ve Üçüncü Ahmet'in anılarına dua etmeye
geldik. Türkiye'nin, Ortadoğu'nun, insanlığın ve burada bulunan bizleri izlemeye gelen herkesin saadeti, huzuru ve mutluluğu için dua etmeye geldik. Çok inanan, az inanan Ortodoks veya başka mezhep ve dinden olanlar için dua etmeye geldik. Yüce Allah bu kutsal günde, bu kutsal mekanda şükür dualarımızı kabul etsin."

Bu sırada, manastırda ayinin yapıldığı bölüme gelen Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç'i gören Bartholomeos, Genç'e, "Hoşgeldiniz sayın başkan" dedikten sonra konuşmasına devam etti.

Bu tarihi günü yaşamalarına yardımcı olan hükümete, özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a, Trabzon'daki devlet yöneticilerine ve yerel yöneticilere şükranlarını sunduğunu ifade eden Bartholomeos, "Birlikte yaşam kültürü medeniyetimizin bizlere bıraktığı bir mirastır. Bu mirası yaşatalım ve öğretelim ki artık bu konularda acılar vuku bulmasın, ailelerin yürekleri yanmasın. Ortadoğu ve Kafkas halklarına ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk gelsin. Bu vesile ile Ramazan ayınızı kutlarız. Huzur, sabır ve ibadetle bu nlamlı ayı yaşamanızı temenni ederiz" diye konuştu.

Konuşmanın ardından ayin, dua ve ilahilerle devam etti. Yaklaşık 3 saat süren ayin, katılımcılara ekmek sunulmasıyla sona erdi.

Ören yerinde samimi sohbetler yaşandı

Mekanın müsait olmaması nedeniyle manastıra alınamayan bin dolayındaki Hristiyan ise, ayini, manastırın alt kısmındaki vadide bulunan ören yerinde kurulan 2 dev ekrandan canlı izledi.

Bu arada, ören yerindeki bazı konuklarla yöre halkı arasında sıcak sohbetlerin yaşandığı görüldü. Yörede yaşayan Emine Turan, daha önce manastıra geldiklerinde tanıştığı yabancı uyruklu bir grup ile karşılaşınca gruptakilerle bir süre Rumca sohbet etti.

Sohbetin ardından Turan, iki oğlunun Yunanistan'da olduğunu, birinin rehberlik yaptığını, diğerinin ise inşaatta işçi olarak çalıştığını söyledi, geçmiş dönemden tanıdığı kişilerle karşılaşması ve sohbet etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Dün temizlik yapıldı

Bu arada, Maçka Belediyesi ve Turizm Müdürlüğü görevlileri manastırda dün sabah temizlik yaptı. Ayinin düzenleneceği avlu kısmı önce ıslatıldı, sonra süpürüldü. Şapellerin üst kısımlarındaki otlar temizlendi.

Trabzon'a gelen Yunanistan ve Rusya'daki Ortodokslardan bazıları da dün küçük kafileler halinde Sümela Manastırı'na çıktı.

MHP'nin tepki gösterdiği ayine halkın tutumu ise olumlu.

SÜMELA MANASTIRI

Maçka ilçesinin Altındere Vadisi'ndeki Karadağ'ın eteklerinde ve vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda yer alan Sümela Manastırı, halk arasında "Meryem Ana" adıyla biliniyor.

"Meryem Ana" adına kurulan ve "Sümela" adını "siyah" anlamına gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenen manastıra verilen bu ismin, manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlar'dan geldiği düşünülüyor. "Sümela" kelimesi, buradaki Hazreti Meryem tasvirinin "siyah" rengine bağlanabiliyor.

Hakkında çeşitli rivayetler bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13. yüzyıla dayanan manastırın 1650'ye kadar dış kapısı üzerinde görülebilen 1360 tarihli, beş mısralık bir manzum kitabede 3. Alesios, bu tesisin kurucusu (ktetor) ve "Doğu ile Batı"nın (Iberia) hakimi imparator olarak gösterilmişti.

Bir güneş tutulmasını 1361 yılında manastırda karşılayan Alesios, 1365 tarihli vakfiyesi ile de manastırın bütün idari şartlarını, arazisini, gelirlerini düzene koyduktan sonra Trabzon'a gelecek bir tehlikeyi, bir Türk akınını önlemek için buradaki keşişlerin daima uyanık bulunmalarını istedi.

Hizmet birimleri, misafirhane, mutfak, ayazmanın dışında 72 odası bulunan manastırın, Trabzon Kommenoslar olarak bilinen ve 1204 tarihinde Trabzon'da kurulan Kommenos Prensliği zamanında önemi arttı ve fermanlarla gelir sağlandı.

Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim'in (1512-1520) manastıra 2 şamdan hediye ettiği, ayrıca Trabzon Fatihi II. Mehmet'in (Fatih Sultan Mehmet) de manastırın haklarını tanıdığı ve birçok manastırda olduğu gibi Sümela'nın da haklarının fermanlarla korunduğu biliniyor.

İHA

Diğer Haberler