Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
ABD başkan adaylarının portresi

ABD başkan adaylarının portresi

04 Kasım 2012 Pazar 22:45
ABD seçimlerine iki gün kala Obama ve Romney, anketlerde başa baş görünüyor. İki adayı yakından tanıyalım...

44. ABD Başkanı Barack Obama seçim kampanyasının son günlerine girerken ekonomi hala zorda, anketler de Cumhuriyetçi rakibi Mitt Romney ile başa baş gittiğini gösteriyor.

Ancak Obama'nın çok önemli bir avantajı var: Seçmenler ona kişisel sempati duyuyor, her ne kadar ekonomi yönetimine kırık puan verseler de ona sadık kalıyorlar.

Eğer kampanyasını yöneten ekip 2008'deki taraftarlarını bu seçimlerde de sandığa akın etmeye ikna eder, bir yandan da kararsız seçmenleri Romney'den uzaklaştırırsa, Obama da ikinci dönemine kavuşacak.

ABD'nin ilk siyah cumhurbaşkanı Obama'nın ilk dönemi çalkantılı geçti.

Amerikan ekonomisi, Obama iktidara geldiğinden beri yakın tarihin en kötü resesyonunu yaşıyor. Ciddi oranda istihdam yaratılamıyor, işsizlik oranı da hala %8'in üzerinde.

Buna Demokrat Parti'nin Kasım 2010'daki Kongre seçimlerinde aldığı tarihi yenilgiyi de eklemek lazım. Cumhuriyetçiler bu seçimlerden muhafazakar gündemlerini hayata geçirmeye ve başkanın planlarına sekte vurmaya her zamankinden kararlı olarak çıktı.

DÖRT YILDA NELER YAPTI?

Barack Hussein Obama 4 Kasım 2008 seçimlerinde Cumhuriyetçi rakibi John McCain'i açık farkla yenip, ABD'nin ilk siyahi başkanı olarak tarihe geçmişti. Yemin edip göreve başladığında 47 yaşındaydı.

Harry Truman'dan bu yana ilk şehirli başkan ve Hawaii doğumlu ilk başkan oldu.

John McCain, George Bush ve Bill Clinton'ın aksine Vietnam Savaşı'yla, 1960'ların kültürel mücadeleleriyle dolu bir geçmişten gelmiyordu.

Obama iktidarında Demokratlar Cumhuriyetçilerin muhalefetine rağmen ekonomiyi canlandırma programını Kongre'den geçirdi, sağlık sistemini değiştirdi, Wall Street'i ve bankacılık sistemini yeniden düzenledi ve Amerikan otomotiv sanayisini çökmekten kurtardı.

Demokratlar ve Obama ayrıca eşcinsel olduklarını açıklayanların Amerikan ordusunda çalışmasını engelleyen 20 yıllık yasağı kaldırdı.

Obama ayrıca Kongre'nin onayı olmadan, kendi başkanlık yetkilerini kullanarak, ABD'ye çocuk yaşta getirilmiş bazı genç kaçak göçmenlere geçici olarak ülkede kalma izni verdi.

Usame bin Ladin'i öldürmeleri için bir komando ekibi yolladı, Irak'taki Amerikan savaşına son verdi ve Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev'le yeni bir nükleer silah anlaşması imzaladı.

Başkanlık koltuğuna oturduğunda Afganistan'da ABD öncülüğünde yapılan operasyonlara hız verdi, bu da Amerikan askeri kayıplarını artırdı.

Ancak Obama, Afganistan'da güvenlik sorumluluğunu 2014'ün sonuna dek Afgan ordusuna devretme, dolayısıyla da 10 yılı aşkın süredir açık olan bu cepheyi kapatma sözü de verdi.

1961 doğumlu Obama, adını Kenya kökenli bir aydın olan babasından alıyor.

Baba Barack Obama, Kansaslı beyaz bir genç kız olan Ann Dunham ile Hawaii Üniversitesi'nde okurken tanışmıştı.

Obama küçük yaştayken babası aileyi terk etti, çift boşandı.

Baba ile oğul bundan sonra yalnızca bir kez, baba Barack Obama 1971'de Hawaii'yi ziyaret ettiğinde karşılaştı.

Baba Obama 1982'de bir trafik kazasında öldü.

Obama altı yaşındayken annesi Ann, bu kez bir Endonezyalı ile evlendi ve aile Cakarta'ya taşındı.

O dönemde "Barry" olarak bilinen Obama, daha sonra eğitimi için Hawaii'ye döndü; büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya başladı.

Obama'nın dünyanın en büyük Müslüman nüfusa sahip ülkesi Endonezya'da yetişmesi ve babasının Kenyalı bir Müslüman olması, ABD'de doğmadığını ve gizlice Müslüman olduğunu iddia eden sağcı komplo teorileri üretilmesine neden oldu.

Buna karşılık Obama, Hawaii'de doğduğunu gösteren iki nüfus belgesini kamuoyuna sundu.

New York'taki Columbia Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğitimi alan Obama daha sonra üç yıl Chicago'nun yoksul semtlerinde sivil toplum projelerinde çalıştı.

1988'de Harvard Hukuk Fakültesi'ne giren Obama, burada saygın hukuk dergisi Harvard Law Review'un ilk Afrika kökenli başkanı oldu.

KARİYERDE İLK ADIMLAR

Mezuniyetten sonra Chicago'ya dönen Obama, yurttaşlık hakları alanında uzmanlaştı, konut ve istihdam konularında ayrımcılığa uğradığını düşünenlerin davalarına baktı.

Kendisi gibi avukat olan eşi Michelle ile de burada tanıştı. 1992 yılında evlenen çiftin Malia ve Sasha adlı iki kızları var.

Chicago Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'nde ders veren Obama popüler bir eğitimci ve fevkalade bir hukuk aydını olarak tanındı.

1995 yılında ilk kitabı Babamdan Hayaller'i yayınlayan Obama, ertesi yıl İllinois Eyalet Senatosu'na seçildi.

Eyalet senatörlüğü sırasında yaklaşan Irak Savaşı'na şiddetle karşı çıkması, yıllar sonra Demokrat Parti'deki başkanlık yarışında işine yaradı.

2004 yılındaki Senato seçimlerinin kampanyasında, Demokrat Ulusal Kongresi'nde yaptığı ilham verici bir konuşmayla ülke çapında üne kavuştu.

Bu konuşmadan birkaç ay sonra açık ara farkla Senato'ya seçildi.

Burada Washington'un en tanıdık simalarından biri olan Obama, yine çok satan bir kitap yazdı: Umudun Cesareti.

Senato'daki oylamalarda liberal tutumuyla tanındı ama aynı zamanda Hiv/Aids eğitimi, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi konularda Cumhuriyetçi meslektaşlarıyla ortak girişimlere imza attı.

Şubat 2007'de başkanlık kampanyasına başladığında yalnızca iki yıldır senatördü; muhalifleri onun bu göreve hazır ve yeterli olmadığını savundu.

Ancak kampanyası Washington'da iki George W Bush döneminden sonra yeni bir soluğun özlemini çeken milyonlarca liberali, özellikle de genç seçmenleri heyecanlandırdı.

Demokratların adayı olmak için Hillary Clinton'a karşı uzun ve zorlu bir mücadele veren Obama, iktidara geldikten sonra onu dışişleri bakanı yaptı.

Seçimde 72 yaşındaki Cumhuriyetçi rakibi John McCain karşısında kazandığı zaferde, Cumhuriyetçi politikaların ekonomideki buhrana katkıda bulunduğu ve McCain'in ekonomiyi bu buhrandan kurtaramayacağı algısı da rol oynadı.

Obama ve ekibi şimdi bu başarıyı tekrarlamayı umuyor.

Ülkede resesyon sona erdi, istihdam rakamları yavaş yavaş artmaya başladı, ekonominin iyiye gittiğini gösteren başka göstergeler de var. Ancak seçmenler gidişattan memnun değil.

Mitt Romney ile başkan yardımcısı adayı Paul Ryan, Obama'yı tarihin çöp sepetine yollama amacıyla kampanyalarına büyük katkılarda bulunan yatırımcılar bulmayı başardı.

Bu çevreler şimdi ekonominin toparlanamamasından Obama'nın politikalarını sorumlu tutup, seçmenin ona olan sempatisinden ve siyasi yatırımından vazgeçeceğini umuyorlar.

OBAMA'NIN RAKİBİ MİTT ROMNEY

Mitt Romney 2012 başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen başkan adayı olarak girdi ve karşısına çıkan diğer adayları tek tek eleyerek bu statüsünü korudu.

Massachusetts eyaletinde bir dönem valilik yapan Romney başkanlık yarışına zenginlik, iş tecrübesi, ulusal bir profil ve 2008'deki başarısız başkan adaylığı girişiminden kalan geniş bir destekçi ve bağışçı ağı getirdi.

Köşeli çenesi, ışıldayan gözleri ve şakaklarında kırlaşan saçları ile bazıları Romney'i film setinden fırlayıp çıkmış bir başkan adayı olarak görüyor. 40 yılı aşkın süredir aynı kadınla, Ann Romney ile evli bir başkan adayı.

Romney partisinin 2008'deki başkan adaylığı yarışında Arizona Senatörü John McCain'e yenildi fakat tekrar kampanyaya başlaması uzun sürmedi.

Barack Obama Beyaz Saray'a girer girmez, Romney 2012 yarışı için destek toplama çalışmasını başlattı.

İş dünyasındaki tecrübesi sayesinde Amerika'nın duraksayan ekonomisini Başkan Obama'dan daha iyi idare edeceğine seçmenleri ikna etmeyi umuyor.

MORMON İNANCI

Cumhuriyetçi Parti'nin adaylığını kazanmak için Romney önce partili seçmenleri muhafazakâr ilkelere bağlılığı konusunda ikna etmeye yöneldi. Bunun için de büyük oranda Demokrat Parti tabanına sahip bir eyalet olan Massachusetts'te vali olarak görev yaptığı dönemdeki göreceli liberal uygulamalarını görmezden gelmelerini sağlaması gerekti.

Aşması gereken bir diğer engel ise adaylık sürecinde etkili olan dindar muhafazakârların çoğunun, Romney'in benimsediği Mormon inancına beslediği kuşkuydu.

Willard Mitt Romney 1947'de Michigan'da doğdu. Babası George Romney bu eyaletin Cumhuriyetçi Parti'den valisi olarak görev yapmış ve 1968'deki başkanlık seçimlerinde bu partinin adayı olmak için yarışlara katılmıştı.

Mitt Romney iki yıl Fransa'da Mormon misyoner olarak görev yaptıktan sonra Brigham Young Üniversitesi'nde hukuk ve Harvard Üniversitesi'nde işletme okudu.

Romney daha sonra Mormon kilisesinde üst düzey bir görevde bulundu, aynı dönemde Bain and Company adlı yönetim danışmanlığı şirketinde çalışmaya başlayarak kısa sürede başkanlığa kadar yükseldi. Aynı şirkete bağlı bir risk sermayesi şirketi de kurdu.

1994'te Demokrat Parti Senatörü Ted Kennedy'nin karşısına Cumhuriyetçi Parti adayı olarak çıktı. Bu seçimleri kaybetti fakat Massachusetts eyaletinde ve ülke çapında Cumhuriyetçiler arasında iyice tanınmış oldu.

SAĞLIK PROGRAMI BAŞINA DERT AÇTI

1999'da, 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları hazırlık ve yürütme komitesi başkanı olarak göreve başladı. Hazırlıklar daha önce skandallarla gölgelenmiş ve bu yüzden de Romney'nin Mormon kilisesindeki bağlantıları, işletmecilik sezgisi ve dürüstlüğü organizatörlere cazip gelmişti.

2002 Olimpiyatları büyük ölçüde başarılı bulundu. Daha sonra Romney liberal bir eyalet olan Massachusetts'te valiliğe adaylığını koydu. Muhafazakâr sosyal politikaları devreye sokacağı korkularını yatıştırıp, pragmatik merkezci bir aday olduğuna seçmeni ikna ederek yarışı kazandı.

Vali olarak Massachusetts eyaletinde oturan vatandaşların sağlık sigortası edinmesini öngören kapsamlı bir sağlık ve bakım yasası getirerek bu sigortaya gücü yetmeyen ya da işveren katkısı almayanlara devlet desteği sağladı.

Ancak bu uygulama daha sonra Beyaz Saray yarışında Romney'nin karşısına sıkça çıkan ve onu zora sokan konulardan biri oldu.

Muhalifleri Obama'nın 2010'da uygulamaya koyduğu, Cumhuriyetçilerin şiddetle karşı çıktığı sağlık planının, Romney'in 2006'da imzaladığı yasaya benzediğini söyleyerek onu Obama'ya yol göstermekle suçladı.

Romney daha bu yılki başkanlık yarışında adaylığını resmen açıklamadan önce, bir yandan Obama'nın sağlık programına saldırırken bir yandan da Massachusetts'teki uygulamasını savunan konuşmalar yapıyordu.

Romney ayrıca sosyal muhafazakâr ilkelere bağlılığı konusunda da sorgulandı. Onun valiliği döneminde Massachusetts, mahkeme kararıyla eşcinsel evliliğe izin veren ilk eyalet olmuştu. Romney bu kararı kısmen eleştirdi ve evliliğe ilişkin yasaların halkın oyuyla değişmesi gerektiğini savundu. Ayrıca eşcinsel evliliğin yasaklanması için eyalet anayasasını değiştirmeye çalıştı.

NE KADAR MUHAFAZAKÂR?

Romney başkanlık yarışına katılabilmek için 2006'daki valilik seçimlerine girmedi.

2008 başkanlık yarışında Romney, Massachusetts'teki başarılarından dolayı Demokrat ve bağımsız seçmenlerin de oylarını kazanabilecek muhafazakâr bir aday olarak öne çıkmak istedi. Fakat Romney, muhafazakâr Cumhuriyetçi seçmenlere hoş görünmek için kürtaj ve eşcinsel hakları konusundaki tutumunu değiştirdiğine dair kuşkulardan hiç kurtulamadı.

Cumhuriyetçi Parti'den başkan adayı olarak seçilebilmek için kendi cebinden harcadığı 35 milyon dolarlık bir kampanyanın ardından Şubat 2008'de adaylık yarışından çekildi. Bu yılki adaylık yarışında ise Romney, Cumhuriyetçi rakipleriyle yarışmaktan çok Başkan'a yüklenme stratejisini benimsedi.

2008 adaylık yarışından kalan deneyimi de özellikle televizyon tartışmalarında oldukça faydalı oldu. Cumhuriyetçi adaylar arasındaki yarışta anketlerde ve parasal destek bulma açısından hep önde gitse de, genel olarak aldığı destek soluk kaldı.

Romney'nin ideolojik netliğinden kuşku duyan bazı Cumhuriyetçiler ona karşı daha muhafazakâr adayların öne çıkması için uğraştı. Romney ve destekçileri ise reklam kampanyalarına muazzam miktarlar harcadı; Nisan ayı itibarıyla bu rakam 53 milyon dolara vardı.

Ön seçimlerde başarı kaydeden Romney, kısa sürede delegeler arasında öne çıkmaya, egemen Cumhuriyetçi çevrelerin desteğini almaya başladı. Rakipleri tek tek yarışı terk ederken Romney, Teksas ön seçimlerinin ardından adaylığını garantilemiş oldu.

28 Ağustos'ta Florida'nın Tampa bölgesinde yapılan Cumhuriyetçi Parti kurultayında Romney partinin resmi başkan adayı seçildi.

Romney 6 Kasım'daki başkanlık seçimlerinde Barack Obama'nın rakibi olarak yarışacak.

Kaynak: BBC

 

Diğer Haberler