Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
AİHM’den işkence dosyasında skandal karar

AİHM’den işkence dosyasında skandal karar

04 Ağustos 2012 Cumartesi 11:41
Mehmet Desde’nin “adil yargılanmadığına” hükmeden AİHM, “işkence var” dedi ancak 2 yıl 6 ay hapisle sonuçlanan dava dosyası başvurusuna olumsuz yanıt vererek, reddetti.

Türkiye’ye babasının cenazesini defnetmek amacıyla Haziran 2002’de gelen ve varlığından dahi haberi olmadığı bir örgüte üye olmak iddiasıyla 6 yıl boyunca yargılanıp hapsedilen Mehmet Desde’nin “adil yargılanmadığına” hükmeden AİHM, “işkence var” dedi ancak 2 yıl 6 ay hapisle sonuçlanan dava dosyası başvurusuna olumsuz yanıt vererek, reddetti. Karara tepki gösteren Desde, AİHM’in hukuka aykırı skandal bir karara imza attığını söyledi.

Almanya’da hayatını kaybeden babasının cenazesini 2002 yılında Denizli’ye getirerek burada defneden Mehmet Desde, 3 hafta sonra tatilini yapmak üzere gittiği İzmir’de gözaltına alındı. Aracı İzmir-Menemen Asarlık beldesinde 9 Temmuz 2002’de durdurulan Desde, “Bolşevik Parti/Kuzey Kürdistan-Türkiye” (BP/KKT) adlı örgütün üyesi olduğu iddiasıyla götürüldüğü Bozyaka Terörle Mücadele Şubesi’nde 4 gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Bu tarihten itibaren Desde’nin yaşadıkları özetle şöyle:

Varlığından haberi dahi olmadığı bir örgüt üyesi olmakla suçlanan Desde, 9 Temmuz 2002’de tutuklandı. Kırıklar F Tipi, Manisa, Alanya ve Tire’deki hapishanelerde aylarca kaldı. 21 Ocak 2003’te tahliye edilen Desde, hakkında açılan davanın 16 Mart 2006’da İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasında “yasadışı örgüte üye olmak” iddiasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve bin 666 TL para cezasına çarptırıldı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi de Desde hakkında verilen mahkumiyet kararını 25 Aralık 2006’da onadı. Bunun üzerine Desde 8 Haziran 2007’de yeniden tutuklandı ve 6 Ekim 2008’de tahliye oldu.

AİHM ÖNCE KABUL ETTİ VE YENİDEN YARGILAMA İSTEDİ

Türkiye’de Desde’ye işkence yapan 4 polis hakkında dava açıldı ancak polisler beraat etti. 6 yıl boyunca süren yargılama sürecinde ise Almanya vatandaşı olmasına rağmen Desde, dışarıda kaldığı sürece de yurtdışı yasağı nedeniyle zorunlu olarak Türkiye’de tutuldu. Bu süre içerisinde maddi ve manevi kayıplar yaşayan Desde, Mayıs 2003’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu. AİHM 2. Dairesi, Desde’nin başvurusunu 1 Şubat 2011 tarihinde karara bağladı. 2011-23909/03 sayılı kararında Desde’nin yeniden yargılanmasının talep edilebileceği yönünde karar verdi. Ayrıca Türkiye’yi de “işkence iddialarını etkin bir şekilde soruşturmadığı” için 21 bin Euro para cezası ödemeye mahkum etmişti.

AİHM’İN KARARI TÜRKİYE’DE UYGULANMADI

Desde, AİHM kararı gereğince, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne “yargılamanın yenilenmesi” istemi ile geçtiğimiz yıl başvuru yaptı. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi ise 21 Ekim 2011’de “…hükümlünün kollukta susma hakkını kullandığı, C. Savcılığında ifadesinin alındığı, mahkemede ise müdafisi ile birlikte savunmada bulunduğu, hükümlünün kollukta işkence gördüğü iddia edilmiş ve bu nedenle AİHS’nin ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de hükümlünün kolluk ifadesi olmaması nedeniyle bu ifadeye dayan(ıl)mış olması zaten mümkün değildir. Yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmekle bu aşamada bu yönden yapılabilecek herhangi bir yenilik bulunmamaktadır…” gerekçesiyle talebi reddetti.

AİHM BU KEZ SKANDAL BİR KARARA İMZA ATTI

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yaptığı itiraz da reddedilince Desde, 2011’de yeniden AİHM’e başvurmuştu. Desde, 30 ay hapis cezasına çarptırılması ve Türkiye’de 6 yıl zorunlu ikamete tabi tutulan dava hakkında 13 Nisan 2007’de AİHM’e başvurmuştu. AİHM, 21 Haziran 2012’de tek bir hakimin verdiği karar gereği, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verdi. Tek hakimin verdiği ve itiraz hakkı olmayan bu kararın skandal niteliği taşıdığını kaydeden Desde, işkence dosyası hakkında verilen ve yapılan tespitlerle, kabul edilemezlik kararının birbiriyle çeliştiğini ifade etti. Desde, AİHM’in işkence dosyası ile ilgili verdiği kararda işkence altında kimi diğer sanıkların verdiği ifadelerin dosyadan çıkarılması talebine mahkemenin yanıt vermemesini “dikkat çekici” bulduğunu belirtti.

DESDE: AİHM KARARLARI BİRBİRİYLE ÇELİŞİYOR

“AİHM kuşkulu delillerin dava dosyasına dahil edildiğini, gözaltı sürecinde avukata erişimin engellendiğini ve savunma hakkının ihlal edildiğini tespit etmektedir” diyen Desde, “Kararın sonuç bölümünde AİHM’in verdiği karar şöyledir: ‘Başvurana baskı yapıldığına, yetkili makamların başvuranın şikâyetleri hususunda etkili bir soruşturma yürütmediklerine, başvuranın adil olarak yargılanma ve savunma haklarını kullanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilir ve başvurunun kalan kısmının kabul edilemez olduğuna; AİHS’nin 3. maddesinin esas açısından ihlal edildiğine; AİHS’nin 3. maddesinin usul açısından ihlal edildiğine; Başvuranın işkence altında alındığını iddia ettiği ifadelerinin dava dosyasına kabulü ve polis tarafından gözaltında tutulduğu süreçte kendisine adli yardım sağlanmaması açısından AİHS’nin 6. maddesinin 1. ve 3(c) paragraflarının ihlal edildiğine’ karar vermiştir. Görüldüğü gibi kabul edilemezlik kararı, AİHM’in Şubat 2011’de verdiği karar ile çelişmektedir” ifadelerinde bulundu.

‘HUKUKLA BİR İLGİSİ YOK’

AİHM’de yargılamaların hızlandırılması adına tek hâkimin verdiği kararların skandal kararlara yol açtığını vurgulayan Desde, şunları dile getirdi: “Sırp hakim Nebojša Vucinic’in verdiği karar hukuk dışı bir karardır. Dosya incelenmeden ve bir önceki AİHM kararı dikkate alınmadan karar verilmiştir. Ben Türkiye’de haksızlığa uğradım, işkence gördüm ve zorunlu ikamete tabi tutuldum. Bir kişiye sanık sıfatı vererek onu süründürmek, kişilik haklarına tecavüzdür. Türkiye’de zorunlu ikamete tabi tutulmam bir yargılama önlemi olmaktan çıkıp cezaya dönüştü. Bu ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘Özgürlük ve Güvenlik Hakkı’nı düzenleyen 5. maddesi ve 6. maddesinde garanti edilen hakların ihlali anlamına geliyordu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, yargılanan kişi hakkındaki itham ile ilgili nihai kararın makul bir sürede verilmesi hakkını güvence altına almıştır. Hakkımda bir mahkûmiyet kararı verilmeden, özgürlüğümün sınırlandırılması, Türkiye’de zorunlu ikamete tabi tutulmam, özgürlüğüme ağır bir müdahaleydi.”

Göstermelik bir yargılama ertesinde 30 ay hapis cezası verilerek Türkiye’de 6 yıl 3 ay rehin tutulduğunu kaydeden Desde, hukuksuzluğun AİHM’de düzeltileceğini umduğunu ancak AİHM’in verdiği kararla yanıldığını ifade etti.

Diğer Haberler