Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
AKP Aslında Ne Yapıyor?

AKP Aslında Ne Yapıyor?

31 Ağustos 2010 Salı 11:43
Çoğunluğun gücünü keşfedip ilerledikçe, devlete yerleştikçe statükoyu dağıtmadılar ama statükonun yeni efendileri oldular. Eski devletin deşifre olmuş derin aktörleriyle milleti oyalayıp,

Herkesin bildiği bir meseli bu aralar sıkça anımsar oldum. Mesele göre genç bir köylü kızı su getirmek için çeşmeye gider. Tam çeşmenin önüne gelince suyun çamurladığı yolda ayağı kayar ve düşer. Başlar ağlamaya. Diğer köylü kadınlar gelir ona niçin ağladığını sorarlar, o da 'yarın ya ben evlenirsem, ya bir çocuğum olursa, o çocuğum bu çeşmenin başına gelirse, benim gibi ayağı kayıp düşerse, o zaman ya ölürse!' der.

Bu mesel yapılacaklardan ve yaşanacaklardan, değişimden duyulan korkuları toplumsal olarak üretme potansiyelimize işaret eder.

Sadece uluslararası sözleşmelerle ilgili de değil problemi. İhtiyaç dahilinde kendi öngördüklerini dahi yapamamaktadır. Örneğin egemen siyasal akıl dahi taa 1980'li yıllardan bu yana 'merkezden yürütmek; bu ülkeyi yönetmeyi, geliştirmeyi, zenginleştirmeyi zorlaştırmaktadır, kamu reformu gerekmektedir, ademi merkeziyetçiliğe geçilmelidir' dese de, hatta kimi siyasiler 1989 -1992 yılları arasında bir idari reform planlaması çıkarsa da bu projeler ve tartışmalar hızla rafa kaldırıldı. Çünkü 'ya merkez zayıfladığında bölünürsek' denmektedir.

Bu üretilmiş korkular aslında başlangıçta biraz anlaşılır olsa da bir süre sonra iktidarı yürütmenin, statüko kurmanın anahtarlarıdır. 90 yıldır statüko, hak ve özgürlükler, çoğulculaşmalar üzerinde kurulmuş korkuların iktidarı ile beslenmektedir.

Bu duruma alternatif oluşturma iddiası ile yola çıkanlar yok mudur? Elbette vardır. Ancak onlar da güçlendikçe, gözlerini diktikleri söz konusu iktidarla korkularını yeni üretme merkezleri haline getirip, kendi statükolarına doğru yol almaktan kendilerini kurtaramamaktadırlar.

Bakın AKP'ye. Statükoya karşı ortaya çıktıklarını, eski devleti yıkıp yerine eski devletin çeperinde kalanlarla yeni devlet kurmak istediklerini söylediler. Kendi deyimleri ile devleti halka açmak istediler. Statükocu devlete karşı demokratik devlet, derin devlete karşı şeffaf devlet dediler. Ancak çeperdekilerin dindar kısmını merkeze yerleştirerek yeni devletin elitlerini oluşturdular. Çoğunluğun gücünü keşfedip ilerledikçe, devlete yerleştikçe statükoyu dağıtmadılar ama statükonun yeni efendileri oldular. Eski devletin deşifre olmuş derin aktörleriyle milleti oyalayıp, yeni devletin derin aktörleri için alan açtılar. Şimdi de çoğunluk ve iktidar olmanın gücüne dayanarak 'taraf olmayanı bertaraf etmekten, yüzde 65'ine sahip oldukları Meclis'te başkalarına bir gıdım su içirmemekten' bahseder oldular.

Demek neymiş; alternatif kurmak, özgürlüklerle yaşamak, çoğulculukla barışmak pek o kadar kolay değilmiş. Buradan bir de ne sonuç çıkıyor; kişiler kendi iktidarını değil ama, iktidar kendi kişiliklerini her zaman yaratma gücüne sahiptir.

Yüksel Genç /Günlük Gazetesi


Diğer Haberler