Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
AKP ve MHP’nin savaşçı, fetihçi politikaları devam ediyor

AKP ve MHP’nin savaşçı, fetihçi politikaları devam ediyor

05 Ekim 2012 Cuma 23:55
AKP ve MHP ’nin savaş tezkeresine halktan tepki

AKP'nin savaş politikalarına karşı Halkevleri, Parti, dernek ve Sivil Toplum Kuruluşların da aralarında bulunduğu binlerce vatandaşın katıldığı eylemde Taksim'de bir araya gelen savaş karşıtları, alana sığmadı.

Katil ABD işbirlikçi AKP

Eylemde "Emperyalizmin askeri olmayacağız. AKP'nin savaş politikalarını durduracağız" yazılı pankart ile "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Katil ABD Ortadoğu'dan defol", "Çatışma değil müzakare, savaş değil çözüm", "Savaş zamlarına hayır" yazılı dövizler taşındı.

Ellerinde farklı pankart ve dövizler bulunan eylemciler, "Susma haykır savaşa hayır", "Faşizme karşı omuz omuza", "Bu halk sana boyun eğmeyecek", "Emperyalizmin askeri olmayacağız", "Madem çıktı tezkere, meclis gitsin askere", "Hükümet istifa", “Katil ABD işbirlikçi AKP” sloganları atarak zaman zaman cadde üzerinde oturma eylemi yaptı.

Suriye ile savaşa izin vermeyeceğiz

Eylemciler adına basın açıklamasını, Özge Ozan okudu. Açıklamada, “AKP iktidarının Ortadoğu'da lider ülke masallarıyla, emperyalizme taşeronluk adına ülkemizi komşu halklara savaşa sürüklemesini izin vermeyeceğiz. Suriye ile savaşa izin vermeyeceğiz. Emperyalizmin taşeronu, savaşın, ölümün, faşizmin iktidarı AKP'yi Türkiye halkları durduracak” denildi.

Özge Ozan, Akçakale'de 5 kişinin yaşamını yitirmesinden AKP iktidarını sorumlu tuttu. Ozan, AKP'nin aylardır savaş kışkırtıcılığı yapmasının yanı sıra, bugün de Suriye'yi vurarak ülkenin bütününü savaşa sokmaya dönük bir adım attığını söyledi. 

Suriye'de savaşanların barındığı kamplar derhal kapatılmalıdır

Ozan, şöyle konuştu: "AKP derhal içerde ve dışarda savaş politikalarına son vermelidir. Bu ülke topraklarını Suriye'de iç savaşı kışkırtan bir operasyon üssü haline getiren uygulamalar, askeri eğitim verilen, Suriye'de savaşanların barındığı kamplar derhal kapatılmalıdır. Milis ve çetelerin Türkiye'ye giriş çıkışları derhal engellenmelidir. Savaş Bakanı Davutoğlu derhal istifa etmelidir. Kürt sorununda demokratik çözüm ve onurlu bir barış için gereken adımlar atılmalıdır." dedi.

Türkiye’deki baskıcı sistemin etkisiyle var olan fikir savrulmasından dolayı Türk medyasında düşüncelerini özgürce dile getiremeyen Türkiye’deki aydınlar, AKP’nin çıkarmış olduğu savaş tezkeresine karşı tepkilerini Fars Haber Ajans’da dile getirdiler.

Kenan Çamurcu ( Yazar):

Türkiye bu tezkere ile tehlikenin eşiğine gelmiştir

Bugün TBMM hükümete kapsamı çok geniş bir yetki verdi. 1 Mart 2003 Irak'ta çıkardığı bir tezkerenin bir benzeri bu. Ama o zaman Irak ile çok sınırlı bir tezkereydi. Şimdi ise çok daha geniş kapsamlı bir tezkere çıkardılar.  Türkiye bu tezkere yüzünden belki son yirmi yıldır belki ilk defa tehlikenin eşiğine gelmiş durumda. O nedenle bu tür itirazların çok yerinde olduğunu düşünüyorum. Umarız TBMM bu itirazlara kulak verir ve herhangi bir adım atmadan sükünetle Türkiye limana vardırır hükümet. Çok tehlikeli bir tezkeredir bu.

Muhammet Saatçıoğlu ( Yazar):

Suriye ve Türkiye’deki ölümlerin sebebi AKP hükümetidir

 AKP hükümetinin bir an önce Suriye'den elini çekmesi gerekir. AKP hükümeti Suriye'deki ölümlerin olduğu gibi Akçakale ve Antep'teki ölümlerin de sorumlusudur.

AKP'nin bu büyük yanlıştan, savaş politikasından bir an önce, çok daha geç olmadan vazgeçmek yerine daha da ileri giderek Suriye'yi bombalamaya başlamasını şiddetle kınıyoruz. Türkiye halkları AKP ve küresel sömürgeci güçler tarafından bugüne kadar görülmemiş bir yoğun savaş dezenfarmasyonuna maruz bırakılmakta ve savaşa ikna edilmeye çalışılmaktadır. Ancak tüm bu çabalara rağmen halklar savaşa ikna edilemedi. AKP öncülüğündeki Suriye'yi talan operasyonu başarısızlıklar üzerine başarısızlıklar aldı.

İbrahim Sediyani (Gazeteci-Yazar):
Erdoğan gittikçe Enver Paşa’nın çizgisine kayıyor

ABD ve Batılı güçlerin kışkırtmasıyla, Suud ve Katar gibi karanlık rejimlerle el ele vererek iki yıl boyunca yürüttüğü düşmanca siyaset, sonunda Türkiye ile Suriye’yi savaşın eşiğine getirdi. Mezhepçi ve Osmanlı geleneğinden gelen hegamonyacı politikasında ülkemiz halklarından destek alamayan Hükûmet’in bu savaş çılgınlığına karşı şimdi Türkiye halkları seslerini daha gür bir şekilde yükseltiyorlar. Dün akşam Taksim Meydanı’nda yapılan “Savaşa Hayır” mitingi, bu açıdan çok anlamlıdır ve tarihe önemli bir kayıt düşüyor. 
AK Parti Hükûmeti’nin “Suriye politikası”, sadece Türkiye ve Suriye’yi değil, tüm Ortadoğu’yu büyük bir felâkete sürükleyecek gibi. Birilerinin Ankara’yı gördüğü “Osmanlı rüyâsı”ndan uyandırması lazım. Geçmişte Enver Paşa’nın bu tür maceralarından halkımızın neler çektiğini iyi okumamış, gerekli dersleri almamışız demek ki. Erdoğan gittikçe Enver Paşa’nın çizgisine kayıyor. Bizde “Ayağını yorganına göre uzat” diye bir atasözü vardır. Türkiye’deki muhafazâkâr Hükûmet ve ona kuyruk olmuş Türk İslamcılar, hem ayaklarını yorganına göre uzatmayı bilmiyorlar, hem de kendi yatakları pislik içindeyken başkalarının yatağında yorgan kavgası yapıyorlar.

Aydın Altay ( gazeteci yazar)

Ak parti bir savaş hükümetidir ve savaş kararı alıyor.

Öncelikle ak partinin ve Başbakan Erdoğan’ın  düşen top mermisinden hemen sonra savaş kararını almasını şiddetle kınıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakan halkına danışmadan, meclise danışmadan savaş kararı almaz. Maalesef hükümet bu karaı almıştır ve bu türkiye halkı adına utanç duyulacak bir konudur. Başbakan Erdoğan esadı sürekli Şimon Perez’e, Ehod Barak’a benzetiyor. Sebebide bir savaş kabinesinin olmasıdır. Ancak bugün görüyoruz ki Erdoğan ak parti’yi bir savaş kabinesi haline getirmiştir. Bugün ak parti bir savaş hükümetidir ve savaş kararı alıyor.

Asla ve asla emperyalizmin, Siyonizm’in ve giderek bunların maşası haline gelen ak partinin siyasi menfaatlerine dur demek için bugün burada toplanmışız. Ben Türkiye topraklarına atılan top mermisinin Türkiye’yi Suriye’ye sokma çabası içerisinde olduklarını düşünüyorum. Ve muhalif grupların atıldığını düşünüyorum. Eğer Suriye ordusu tarafında atıldıysa Türkiye topraklarında bulunan terörist gruplarının şebekelerin olduğunu düşünüyorum. Yani örgütlerin üssü haline getirilen Hatay, Bilecik, Gaziantep, Kilis gibi yerlerin Suriye’de çatışan terörist gruplarının üssü olarak kullanıldığını ve burada Suriye açık bir uyarıda bulunmuştur: teröristleri besleme gibi bir düşünceyle yapmış olabileceğini düşünüyorum.

Gülseren Onanç(CHP Genel Başkan yardımcısı)

AKP hükümeti ABD’nin ileri karakoludur

Bu tezkere hükümetin savaşa adım atması için çıkarmış olduğu bir tezkere olduğunu düşünüyoruz. O yüzden çok keyfi buluyorum bu tezkereyi. AKP emperyalistlerin her istediğini yaparak Suriye’nin iç işlerine karışmasını doğru bulmuyoruz. AKP hükümeti ABD’nin ileri karakoludur. Onun adına savaşmaktadır. Hükümet kendi hesaplarını bölge halklarını yok edebilecek bir savaşa sürüklenerek gerçekleştirmek istemektedir. Türkiye Küçük Amerika gibi davranmaktadır.

Alper taş( ÖDP genel başkanı)

AKP ve MHP’nin savaşçı, fetihçi politikalarına izin veremeyeceğiz

Bu bir savaş tezkeresidir. Yani ülkenin topraklarını korumaya yönelik bir tezkere değildir. Tezkere zamanı değil barış zamandır. AKP hükümeti halkımıza bedel ödetmek istiyor. Suriye’nin rejimini istiklalsızlaşmak bizim işimiz değil.  Müslüman kardeşlerin suriyede iktidar olması için bizim bedel ödememiz gerekmiyor. Suriye halkının iradesi esastır onlar nasıl bir suriyede yaşamak isityorlarsa o suriyeyi kendileri kuracaklardır. O yüzden bütün emperyalist güçlerin ellerini çekmesi lazım. Suriye halkınız iradesine saygı duyulması lazım. Hele hele AKP hükümeti Suriye’deki iç savaşı derinleştirmekten vazgeçmeli. Çünkü bu savaş bizi de yakacak bir savaştır.  Bu açıdan düşen bombaların sorumlusu da AKP olduğunu düşünüyoruz. Biz AKP ve MHP’nin savaşçı, fetihçi anlayışına izin veremeyiz.

Cesim İlhan/FHA 


 

Diğer Haberler