Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Alaattin Parlak: 5 Soru ile Eğitim Modeli

Alaattin Parlak: 5 Soru ile Eğitim Modeli

14 Mart 2012 Çarşamba 19:35
HAS Parti Diyarbakır İl Başkanı Alaattin Parlak yeni eğitim sistemi ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı.

HAS Parti Diyarbakır İl Başkanı Alaattin Parlak yeni eğitim sistemi ile ilgili değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı. Alaattin Parlak'ın değerlendirmeleri şöyle;

“Eğitim modelimiz ne olsun” merkezli tartışmalar sürüyor. Hükümetin, kademeli ve kesintili eğitim amacıyla ortaya koyduğu 4+4+4 modeli üzerinden, aslında taraflar, siyasi kampları gereği sözlerini söylüyorlar. Çatışmacı siyasetin dozunu bu konuda da azaltabilmiş değiliz.

Eğitim sistemine ilişkin arayışlar kamplaşmanın kurbanı olmamalıdır. Konu sürekli “kamplaşma” üzerinden konuşulunca önemli detaylar gündeme getirilemiyor. Hâlbuki sık sık eğitim sistemi değiştiren ülkemiz için konunun detayları önem arz etmektedir.

Sözgelimi; kademelendirmenin ilk basamağı ne olacak? Zorunlu eğitim süresi kaç yıl olmalıdır? Zorunlu eğitimin ne kadar yaygın - ne kadar örgün hatta ne kadar bu ikisinin de dışında olmalıdır? Ana sınıfı – okulu zorunlu kapsamında olmalı mıdır? Hangi okul türleri “örgün” hangileri “yaygın” kabul edilecek? “Mesleki eğitim” ile “çıraklık” birebir aynı şey midir? Din eğitimini “meslek” eğitimi olarak mı kabul edeceğiz? Din görevlisi eğitimi ile din eğitimi ve dini eğitimi ayırt etme imkânı nedir? Ana dilde eğitim ne olacak?

“Yeni eğitim sistemimiz ne olmalıdır” meselesini; eğitim, sosyoloji, din ve benzeri disiplinler ve talepler açısından tam tartışmadan süreci tamamlar ve konuyu mevzuat açısından bir sonuca bağlarsak, yıllar sonra suçlu aramak zorunda kalabiliriz.

Madem “reform” dedik, sistem arayışımızı enine boyuna konuşalım. Hükümet, bu tartışma ortamını sağlamak zorundadır. CHP, MHP, BDP de Meclis partileri olarak tartışmaya makul katkılarını sunmalıdır. Üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve aileler tartışmanın tarafı olarak sürece katılmalıdırlar.

Eğitim sistemlerinin sağlamasını yapabiliriz!

Evet yapabiliriz.  Önerdiğimiz eğitim sistemini bu sağlama soruları ile gözden geçirebiliriz.

1-    Önerdiğiniz eğitim sistemi; eğitim maliyetlerini arttırıyorsa sisteminizde ciddi sorun var demektir. Çünkü eğitim, insanların tümünün ihtiyacı ve talebidir. Doğan her bireyin ihtiyacı olan bir şey, kesinlikle düşük maliyetli olmalıdır.  Bu bahsin güncel sorularından birisi şudur: Sizin eğitim modeliniz uygulanırsa, dershane ihtiyacı artacak mı, azalacak mı? Eğitim maliyetlerinin artıp artmadığını sadece dershane kalemi üzerinden değil başka maliyet kalemleri üzerinden de araştırmalıyız.

2-    Önerdiğiniz eğitim sistemi; çocuğun – bireyin yeteneklerini geliştirmiyorsa sisteminizde ciddi sorun var demektir. Fıtrat üzerine doğmak hepimizin yetenek, beceri, kabiliyet noktasında rengârenk (çeşit) doğduğu anlamına gelir. Her birimiz onlarca yetenekle doğarız; belki müzisyen, belki ressam, belki şairizdir. Kimi çocuk, iyi bir hattat olabilecek veya çok satan romanlar kaleme alabilecek yazarlık yeteneğine sahip olarak dünyaya gelir. Herkes böyledir; herkes çok renkli, çok yetenekli doğar. Doğuştan sahip olunan yeteneklerin az bir kısmı zamanla gelişecek ortam yakalar ve kendini gösterir. Yeteneklerin çoğu ise kendini gösteremeden körelir. Eğitim sistemi, bu yeteneklerin ölmesini, körelmesini engelleyici olmalı; onları geliştirmelidir.

3-    Önerdiğiniz eğitim sistemi; eğitime muhatap olan bireydeki farklılıkları dikkate almıyor ve farklılıklara cevap verecek esnekliğe sahip değilse sisteminizde ciddi sorun var demektir. İnsanlar; algı, merak, yetenek, zekâ noktalarında farklı oldukları gibi inanış, kimlik, cinsiyet açısından da farklıdırlar. Eğitim sistemi, bu farklılıkların tamamını doğal kabul etmeli ve farklılıklara maksimum imkân sağlamalıdır.  Sizin eğitim modeliniz uygulanırsa bu farklılıkları dikkate alıp esnek çözümler mi geliştirecek yoksa bireyleri bir ordu mensubu gibi görerek bir hizaya mı sokacak? Sözgelimi; mevcut sistem, zeki çocukları geriye çekerek modern bir hurafe olarak “Standard”ı kurtarıyor.

4-    Önerdiğiniz eğitim sistemi; bireyi eğitmiyor sadece bilgi aktarıyorsa sisteminizde ciddi sorun var demektir.  Çünkü eğitim, bireyde “değişim” sağlamalıdır. Bunun için eğitim modelinin sadece bilgi aktarmayı hedeflememiş olması gerekir. Mevcut sistem “eğitim sistemi” değil, bilakis “öğretim sistemi” veya “bilgi aktarım sistemi”dir.  Değişim sağlamayan sürece “eğitim” diyemeyiz. Değişimin sağlanması için de bireyin özgürlüğünün korunması hatta geliştirilmesi gerekir. Özgür birey ancak değişebilir. Özgür olmayan birey ise eğitilerek hizaya sokulur / standarda getirilir.

5-    Önerdiğiniz sistem; eğitimi çocuk, aile, okul ve toplum dörtlüsüne paylaştırmıyorsa sisteminizde ciddi sorun var demektir. Çünkü insan; bireydir, bir ailenin üyesidir ve toplum ile sosyal alanda var olur. Eğitim sistemi, çocuğu aile ve toplumdan koparırcasına onu eğitmeye çalışıyorsa ona zindan hazırlıyor demektir. Bu ise aile ve toplumla doğru ilişki kuramayan bireyler oluşturmak anlamına gelir. Aile ve toplumun her şartta uyumlu bireyi olmak ne kadar yanlış ise bunlarla anlamlı frekans bulamamak da başka bir sorundur. Sistem; eğitimi aile ve toplum ile paylaşarak yürütmelidir.

Bu beş soru ile mevcut eğitim sisteminin niteliğini ortaya koyabileceğimiz gibi önerilen yeni modellerin de sağlamasını yapabiliriz.

Diğer Haberler