Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Arkadan Vurulmak [ Analiz ]

Arkadan Vurulmak [ Analiz ]

08 Ağustos 2010 Pazar 15:26
[ Celal AYGEN ] "TOPLUM-Der Camiası olarak kendimizi arkadan vurulmuş gibi hissediyoruz"
Arkadan Vurulmak / Av. Celal AYGEN*

Evet, TOPLUM-Der Camiası olarak kendimizi arkadan vurulmuş gibi hissediyoruz.

30 yılını şiddetle ve kanla geçiren bir coğrafyada, 2003'te yasal ve sivil çalışmaya inanarak başlayan ve bu yasal ve sivil çalışma yolunu adeta başlı başına alternatif bir yol haline getiren TOPLUM-DER oldu. Kürt Coğrafyasında TOPLUM-DER'in başlattığı bu yola daha sonra birçok çevre katılarak bu süreç daha da gelişti ve serpildi. Kürt coğrafyasında meydana gelen bu değişim 2005 yılında NOKTA Dergisi'nde “Kürt İslam'ında Yer Altı Dönemi Bitti” başlığıyla kapak konusu oldu.

Peki, bu yasal ve sivil çalışmaya inandık da ne oldu? 2010'un bu Mayıs'ında TOPLUM-DER Camiasına yönelik (-son yılların en büyük provokasyonu olarak gördüğümüz-) kalleşçe operasyonlar yapıldı.

Bu provokasyon amaçlı sözde operasyonlardan elbette ki hiçbir şey elde edilemedi. Ama yine de Muhammed Hocamız “Sırf arkadaşlarını telefonda çay içmeye çağırdığı için” apar topar tutuklanıp cezaevine konuldu.

2002'den beri yasal ve sivil çalışmayı bizlere tavsiye eden ve Kürt coğrafyasında bunun baş mimarlığını yapan Muhammed Hocamız halen de cezaevinde. Bilmeyenlere duyuralım. Hocamızın tutukluluğu 4. ayına giriyor.

İnsan hayatı ile oynamak bu kadar kolay mı?

Peki, şimdi sizler hangi yüzle PKK'ye “Silahı bırakın!” diyorsunuz? PKK'liler silahı bırakıp gelsinler öyle mi? Ya sonra? Sonra hepsine bir kulp bulup ardından toplayıp cezaevlerine koymak için mi? Peki şimdi siz hangi yüzle Kemal Burkay'a  “Ülkeye dön, siyasetini yap” diyorsunuz? Onu ülkeye getirip tutuklamak için mi böyle diyorsunuz? Unutulmasın ki TOPLUM-DER'e yönelik yapılan bu operasyonlar, bu coğrafyada bir dönüm noktasını oluşturdu.

Evet, TOPLUM-DER arkadan ve tam bir kontra tarzı kalleşçe vuruldu. Bütün Kürtlerin TOPLUM-DER'e yönelik yapılan bu kontra tarzı operasyonları çokça konuşmaları ve yaşadıkları coğrafyanın gerçekliğine uygun doğru dersler çıkarmaları gerekiyor.

Dikkat ettiniz mi, bu operasyonları TV'lerde aydın diye geçinenlerden ve yine bölgede barışı istediğini belirtenlerden pek kimse söz etmedi.

Bölge aydınlarından Müfit YÜKSEL'den başka hiç kimse kalkıp da “Neden TOPLUM-DER'e ve MIZGÎN'e bu operasyonlar yapıldı?” demedi.

Elbette ki aydın adıyla devşirilmiş ve ajanlaştırılmış soytarı kişilerden hiç bir şey beklemiyoruz. Sözümüz beş para etmez bu şahsiyetsizlere değil.

Bölgede gerçekten barışı isteyenlerden ve Kürt Sorununda çözümü yürekten isteyen onurlu ve samimi aydınlardan bu operasyonlara yönelik seslerini özellikle de TV'lerde yükseltmeleri gerektiğini inanıyoruz.

Bildiğimiz şey şudur: Bu gün TOPLUM-DER'e yönelik yapılan bu operasyonların özünde çok kanlı bir süreci ortaya çıkarmaya yönelik olduğu ve bunu hedeflediğidir.

Tehlike tam da buradadır. Bu gerçeğin gözden kaçırılmaması gerekir. Yarın çok geç olmadan.  

Bütün onurlu aydınları ve siyasetçileri bu operasyonlara karşı daha çok duyarlı olmaya davet ediyoruz. Bu gün Muhammed Hocaya sahip çıkmak bu yasal ve sivil çalışmaya sahip çıkmaktır ve bu kanlı provokasyonlara dur demektir.

Bu önümüzdeki eylül ayının başında –inşallah bir aksilik olmazsa- Diyarbakır'da; “Mehmet PEKTAŞ Bir An Önce Serbest Bırakılsın.” mitingini şimdiden duyuruyor ve tüm halkımızı bu mitinge davet ediyoruz.

*TOPLUM-DER Genel Başkanı

Diğer Haberler