Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Atilla Kıyat: Faili Meçhuller Devlet Politikası

Atilla Kıyat: Faili Meçhuller Devlet Politikası

04 Ağustos 2010 Çarşamba 14:30
Emekli Koramiral Atilla Kıyat'ın 1993 ile 1997 yılları arasındaki faili meçhullerin bir devlet politikası olduğu, bu cinayetleri işleyen askerlerin emirleri uyguladığı açıklamasının yankıları sürüyor.
Emekli Koramiral Atilla Kıyat'ın 1993 ile 1997 yılları arasındaki faili meçhullerin bir devlet politikası olduğu, bu cinayetleri işleyen askerlerin emirleri uyguladığı açıklamasının yankıları sürüyor. Dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen, Kıyat'ın açıklamasını “bir gerçeğin yıllar sonra gelen itirafı” sözleriyle değerlendirdi.


İtiraf sevindirici


Dönemin koalisyon hükümetinde Bakanlık yapan Adnan Ekmen Taraf'a yaptığı açıklamada, Kıyat'ın sözlerine destek verdi. “O dönem on yedi binden fazla faili meçhul cinayet işlendi. Köyler boşaltıldı ve insanlar sürgüne gönderildi. Tüm bunlar resmî bir devlet politikasıydı. Bir emekli paşanın bu gerçekleri yıllar sonra da olsa itiraf etmesi sevindiricidir” diyen Ekmen, Kıyat'ı açıklamasından dolayı tebrik ettiğini söyledi. O dönemde sorumluluğu olan herkesin kanun önünde hesap vermesi gerektiğini ifade eden eski bakan Ekmen, “Kimsenin özrüne gerek yok. Gerçekler kabul edilsin yeter” şeklinde konuştu.


Ortadan kayboluyordu


90'lı yılların başında bölgede sokak ortasında herkesin gözü önünde “kontrgerillanın yüzlerce insanı öldürdüğünü” anlatan Adnan Ekmen o günleri şu sözlerle anlattı: “Her gün yaşanan bu cinayetler adeta sıradan hale gelmişti. Halk, güvenlik güçlerinden bir şey beklemediği için kendisini korumaya çalışıyordu.

Batman'da da bu cinayetler yoğun olarak yaşanıyordu. Güpegündüz cinayet işleyen katilleri çoğu zaman halk kendisi yakalamaya çalışıyor.

Katiller karakollara sığınıyor ve ortadan yok oluyorlardı.”


Yaşananları Baykal'a da anlattım


Dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Bakanı Ekmen, Jitem tarafından gerçekleştirildiğine emin olduğunu belirttiği Güçlükonak Katliamı hakkındaki bilgilerini Deniz Baykal'la da paylaştığını fakat bir sonuç alamadığını söyledi. Baykal'ın 'söylediklerinin doğru olduğuna inanıyorum Ama Başbakan'ın seni dinleyeceğini sanmıyorum' dediğini aktaran Ekmen, “Daha sonra olay hakkında İçişleri Bakanlığı'na ve Milli Savunma Bakanlığı'na raporlar yazdım. Devlet Bakanı sıfatımla bilgi istedim. 15 gün içerisinde yanıt vermeleri yasal zorunlulukken, dikkate bile almadılar. Mahkeme hâlâ sürüyor” diye konuştu.


Askere talimat vermiş


Ekmen kendisiyle telefonda konuştuğumuz sırada yanında bulunan Ahmet Türk'ün uyarısıyla hatırladığı bir örneği de paylaştı: “O dönemde Mardin'de bir mitingde konuşuyordum. Yanımda Ahmet Türk de vardı. Konuşmamda 'Kürtlere, Bulgaristan Türkleri için istediğiniz özgürlüklerin onda birini verseniz bu sorun biter' dedim. Mardin Alay Komutanı bu sözlerim üzerine kürsüye yürümeye kalkmış. Askerlere de hazırlık yapmaları talimatını vermiş. Sonradan çok kan dökülür uyarısı yapılmış kendisine. Bugün benim o yıllarda verdiğim Bulgaristan örneğini bir emekli paşa söylüyor. Sevindirici bir gelişme.”


Cinayet emirlerini devlet verdi


Emekli Koramiral Atilla Kıyat, katıldığı bir televizyon programında 1990'lı yıllarda yaşanan kontrgerilla faaliyetlerinin bir devlet politikası olduğunu söylemişti. Bu durumun bölgede, ülkesine karşı kin kusan bir neslin yetişmesine sebep olduğunu söyleyen Kıyat çarpıcı açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Hukuk dışı uygulamalar olmuştur. Bugün Ergenekon'da faili meçhul cinayetlerden dolayı suçlanan ve içeride olan kimseler vardır. Ama ben devamlı söylüyorum. Bu arkadaşlar o zaman (şimdi albay bunlar) üsteğmendi, yüzbaşıydı. Şimdi diyorlar ki 'Sen Cizre'deyken muhtarı öldürdün' ya da Muhtarla beraber oldun filancayı öldürdün.' Sene kaç? 1994, 1995... Şimdi ben de diyorum ki, lütfen 93'ün, 95'in, 96'nın, başbakanları, cumhurbaşkanları, genelkurmay başkanları, OHAL valileri... Yatağınızda nasıl rahat uyursunuz! Lütfen çıkıp açıklayın, bu yıllarda işlenen faili meçhuller terörle mücadele için devlet politikası mıydı ve bu çocuklar devlet politikası mı uyguladılar? 'Hayır böyle bir devlet politikası yok' diyorsanız, söyleyin. Söylemiyorlar. Çünkü bir üsteğmen, 'Ben Hasan'la Mehmet'i bir halledeyim de bu terörizmi bitireyim' diyemez. Birileri emir verdi.

www.taraf.com.tr

Diğer Haberler