Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Azadi İnisiyatifi: ”Kılık Kıyafet Yönetmeliği” Kaldırılsın

Azadi İnisiyatifi: "Kılık Kıyafet Yönetmeliği" Kaldırılsın

12 Aralık 2012 Çarşamba 08:40
Hak Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami İnisiyatifi, giyim kuşama dair sınırlamaların kaldırılmasını ve başörtüsüne her alanda serbestlik tanınmasını istedi.

Hak, Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami İnisiyatifi üyesi bayanlar, yaptıkları basın açıklamasıyla; Türkiye ve Kuzey Kürdistan'daki "kılık kiyafet" düzenlemelerine ve başörtüsünün yasaklanamsına dair açıklama yaptı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

"1970’li yıllardan itibaren başlayan baş örtüsünü yasaklama girişimleri, 1980 ihtilalinden sonra, önce imam hatip liselerinde ve sonra üniversitelerde başörtüsünün yasaklanması gerektiği yolunda tartışmalarla sürmüş ve bazı eğitim kurumlarında fiilen yasaklamalar yaşanmıştır.

 Bu tartışmaları sona erdirmek üzere 2547 sayılı YÖK Kanununa 1989 yılında yapılan ilave ile açıkça, “dini sebeple” “başı ve boynu örtmeyi” serbest bırakan düzenlemeye gidilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi 1989’da bu hükmü laiklik ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir. Bunun üzerine 1990’da YÖK Kanununun ek 17. maddesi ile yeniden bir serbestlik düzenlemesi yapılmıştır.. Bu hüküm aleyhine de Anayasa mahkemesine iptal davası açılmış, ancak talep reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi 1991 tarihli kararında iptal talebini ret ettikten sonra yaptığı “Yükseköğretim Kurumlarında, çağdaş kıyafet ve görünüme ters düşen dinsel nitelikli kılık ve kıyafetin serbest bırakılmasını öngörmeyen, ancak yürürlükteki yasalara aykırı olmamak kaydıyla kılık ve kıyafette serbestlik tanıyan ‘Ek Madde 17’nin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin reddine yorumu, bir yandan başörtüsüne serbestiyet tanırken bir yandan” 28 Şubat 1997 müdahalesi sonrasında yeni YÖK başkanı ve üyeleri ve yeni rektörler ve dekanların bir kısmının başörtüsünü yasaklama gerekçesine dönüşmüştür. 

Şubat 2008’e gelindiğinde Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca ve tartışmalı biçimde uygulanmakta olan başörtüsü yasağının tümüyle ve kesin biçimde kaldırılması gerektiği düşüncesiyle, TBMM tarafından, bu kez vasıflı çoğunluk iradesi ortaya konulmuş ve Anayasa değişikliğine gidilmiştir. Ancak bu düzenleme de anayasa mahkemesince İptal edilmiştir.

AK Partinin Türkiyeli dindar seçmeni özellikle 28 Şubat sonrasında yaşadığı mağduriyetin giderilmesini isterken Kürdistanlı dindar seçmeni de özellikle fıtri ve tabii haklarının verilmesi konusunda bir beklenti içinde olmuştur. Ancak gelinen noktada AKP, Kemalist devletle özdeşleşerek bütün halkların beklentilerini de boşa çıkarmıştır.

İktidarının büyük bölümünde tam muktedir olmadığı ve vesayet rejimiyle mücadele ettiği bahanesine dayanan AKP iktidarı, ordudan yargıya tüm kurumlarda tam muktedir olduğu bir anda Kürdistan halkının en temel hakları konusunda direnç içerisine girip otoriter bir yönetim anlayışını benimsemiş, bir yandan da Türkiye ve Kürdistan Müslümanlarının en büyük beklentilerinden biri olan başörtüsü konusunda Cumhuriyet tarihindeki ilk yasağına imza atmıştır.

Nitekim bu güne değin fiilen ve zoraki yorumlara dayalı yasaklama girişimi, Bakanlar Kurulunca çıkarılan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öğrencilerinin kılık ve kıyafet yönetmeliği ile bir taraftan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde kılık ve kıyafet serbestisi düzenlenirken diğer taraftan “Öğrenciler okul içinde  başı açık olarak bulunmalıdır.” hükmünü içermektedir. Kız öğrencilerin sadece, İmam-hatip ortaokul ve liseleri ile çok programlı liselerin imam-hatip programlarında tüm derslerde, ortaokul ve liselerde ise seçmeli Kur'an-ı Kerim derslerinde başlarını örtebileceği hükmünü içeren yönetmelik Anayasa ve yasalara aykırı bir durumu yasal hale getirmiş, en önemlisi belirtilen öğrenciler dışındaki kız öğrenciler için yasağı yasal zemine kavuşturmuş imam hatip okullarını da adeta rahibe okullarına çevirmiştir.

AKP iktidarı bu düzenleme ile ve son dönemlerindeki tahammülsüz, otoriter ve baskıcı tutumu ile Türkiye ve Kürdistan halkını bir kez daha hayal kırklığına uğratmıştır.

Hak Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami İnisiyatifi olarak, Ak-Parti İktidarının Kürdistan ve Türkiye halklarına karşı takındığı ve din sömürüsüne dayanan bu aldatıcı tutumunu terk etmesini; Müslüman halklarımızın tüm İslami taleplerinin biran önce yerine getirilmesini sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılmasını ve bir utanç belgesi olan Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafet Yönetmeliği’nin derhal yürürlükten kaldırılması gerektiğine inanıyoruz."

Diğer Haberler