Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Baydemir: Suriye işgali bir cinnet olur

Baydemir: Suriye işgali bir cinnet olur

28 Temmuz 2012 Cumartesi 12:38
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Suriye’nin, Suriye Kürdistanı’nın işgali bir cinnet olacaktır. Ve Ortadoğu’ya barışı olabildiğince uzaklaştıracaktır” dedi....

Baydemir, kentte görev yapan yazılı, görsel, işitsel ve elektronik medya mensuplarına Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde bir iftar yemeği verdi. Yemeğe Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysi İpek, yönetim kurulu üyeleri, Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hüseyin Kaçar, ajans, gazete, televizyon, radyo, internet sitesi sahip ve yöneticileri, yazarlar ve 150 kadar gazeteci katıldı. Yemeğe BDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt ile ilçe başkanları da katıldı.

Medya mensuplarına katılımları için teşekkür eden Baydemir, Diyarbakır ve bölgenin basın mensupları için zor ve zahmetli bir coğrafya olduğunu bildirdi. “Bu coğrafyada gazeteci olmak siyasetçiler gibi ateşten gömlek giymek gibidir. Rabbim hepinizi ateşten korusun” diyen Baydemir yemek sırasında gelen havai fişek sesleri ile hareketlenen gazetecilere “İnşallah biraz önce patlayanlar Ramazan’ı kutlamak için atılan havai fişeklerdir” dedi. Yerel televizyonlar ve yerel gazetecilere de seslenen Baydemir, “Sizler bu kentin vicdanısızın. Siz bu kentte olmazsanız siz yayın yapmazsanız, siz bizleri eleştirmezseniz o zaman demokrasi bu kentte gelişmez” dedi. Yerel medyanın varlığını çok önemsediğini belirten Baydemir, “Basını hür olmayan bir kent, basını hür olmayan bir bölge ve basını hür olmayan bir ülkenin hür iradesi olamaz. Hür iradesi olmayan bir ülkenin, bir toplumun hür vicdanından bahsetme imkanına sahip değiliz. Eğer bir toplumda vicdan yoksa ben o toplumun –Rabbim beni bağışla- imanından da şüphe ederim. Çünkü vicdan imanın altyapısıdır, imanın başlangıç noktasıdır” diye konuştu.

Barış için yeterince çaba göstermemek sorumluluktur

Evladını yitirmiş bir annenin iftar sofrasına misafir olduğunu anlatan Baydemir, “O anne bir ay önce evladını yitirmiş o kadar büyük acıya rağmen bu kadar asalet nasıl olabilir diye Rabbime şükürler ettim” dedi. Büyük yürek acısına rağmen annenin “Ben evladımı yitirdim onurlu bir barış ve halkım için özgürlük istiyorum. Ama başka evlatlar yitirilmesin” dediğini aktaran Baydemir, “İşte böyle bir annenin eli öpülür, ben de onun ellerini öpüyorum. Ve kendisine toplum olarak borçlu olduğumuza inanıyorum” dedi. Her bir insanın kendi eylem ve sözlerinden sorumlu oldukları gibi aynı zamanda yapmadıklarından da sorumlu olduğunu hatırlatan Baydemir, “Barış, özgürlük ve adalet için yeteri miktarda çaba sarfetmemek de bir sorumluluktur” diye konuştu.

20 milyon Kürdü yok sayarak dış ve iç siyaset yapma

“Nasıl olur da komşu ülkelerimizde sıfır problem noktasından bugün Suriye Kürdistanı’nın topraklarını bir nevi tampon bölge adı altında işgal politikasına gelmiş bulunuyoruz. Bu nasıl bir cinnet halidir?” diye hükümetin Suriye politikasını eleştiren Baydemir, “Eğer ki komşularımızın Kürtler olmasından hazzetmiyorsak, Kürtler komşularımız olduğunda yaşam bize çekilmez hale geliyorsa peki bu ülkede yaşayan 20 milyon Kürt ile nasıl bir arada yaşayacaksınız” diye sordu. Baydemir, “Çok açık ve net söylüyorum bu ülkeyi yönetenler 20 milyon Kürdü yok sayarak artık dış ve iç siyaset yapmaktan vazgeçmelidir” diye konuştu. Kürdün sevinci, heyecanının devletin üzüntüsü ve kaygısı olmaması gerektiğini bildiren Baydemir, eğer böyle olmaya devam ederse bugünleri aramaktan kaygı ve endişe duyduğunu söyledi.

Suriye Kürdistanı’nın işgali cinnet olur

Konuşmasını ahlaki ve vicdani sorumluluğunun gereği olduğunu ifade eden Baydemir, “Suriye’nin, Suriye Kürdistanı’nın işgali bir cinnet olacaktır. Ve Ortadoğu’ya barışı olabildiğince uzaklaştıracaktır” dedi. Baydemir konuşmasına şöyle devam etti:

“Yegane yol Irak’ta olduğu gibi, ya da benzeri… İran’da da özerk Kürdistan olacaktır. Türkiye’de de özerk Kürdistan olacaktır. Suriye de özerk Kürdistan olacaktır. Bunun başka bir yolu yoktur diye düşünüyorum. 20 milyon Kürt, artık kendi varlığını reddeden bir halkın varlığına armağan etmeyecektir. Bunu bütün dünya böyle bilsin. Halen kardeşliğine inandığımız Türk halkı da böyle bilsin. Varlığımızı tanımayan hiçbir halka varlığımızı armağan etmeyeceğiz. Ama barış, dostluk elimizi, birlikte yaşam isteğimizi her zaman ifade ettik. Bundan sonra beklentimiz Türk halkı gerçekten biz Kürt halkı ile Kürdistanlılarla birlikte yaşamak istiyorlar mı? Ey Türk halkı biz Kürdistanlılarla birlikte yaşamak istiyorsa o halde söz sırası sizindir. Sizin, hükümetin ve-veya devletin politikasına karşı çıkmanız gerekiyor.”

İşgale evvallah demeyeceğiz

“Hiçbir Kürt, hükümetin Qamışlo’nun, Afrin’in işgaline asla ve asla rıza göstermeyecektir” diyen Baydemir, “Kendi namı hesabıma, siyasi sorumluktan bağımsız olarak söylüyorum. Kürt halkının bir evladı olarak böyle bir şeye biz de evvallah demeyeceğiz. Şüphesiz ki benim bir silahım yok. Ama çıplak bir elimiz var. Ve bir yüreğimiz var. Yüreğimizle ve dilimizle bu politikaya karşı çıkacağız” diye konuştu.

Baydemir, Lice’de iki askerin yaşamını yitirmesi ile ilgili olarak da, “Dün Diyarbakır sıkıntılı bir gün yaşadı. Bugün yine sıkıntılı bir gün yaşadı. İki insanın cenazesi bu kentten Türkiye’nin batı yakasına gitti, gidiyor. Bütün bunların sona ermesi gerekiyor” diyerek şöyle devam etti:

“Artık hiçbir sorunumuzu F 16’ların yağdırdığı bombalarla, tankların, topların atmış olduğu bombalarla veya kurşunlarla çözme şansımız yoktur diye düşünüyorum. Tek yol, yek yol müzakeredir, müzakerenin kurulacağı zemin de Kürt halkının haklı talebi olan idari ve siyasi statüdür. Kürt halkına ve Kürdistan coğrafyasına idari ve siyasi statü verilmediği müddetçe adalet tesis edilemeyecektir. Teminnim Türk halkının hükümetin şu anda yürütmüş olduğu politikaya biz Kürtlerden daha fazla dur demesidir.”

İdari ve siyasi ortaklığa geçilmelidir

Bundan sonra aşırı merkeziyetçi bir yapı ile Ortadoğu’yu yönetme imkanının ortadan kalktığını vurgulayan Baydemir “Benim yüreğimden geçen özerk Kürdistan’ın başşehri Qamişlo’dur. Özerk Kürdistan’ın başşehri Diyarbakır’dır. Özerk Kürdistan’ın başşehri Hewler’dir. Özerk Kürdistan’ın başşehri Mahabad’tır ya da onlar karar verecektir. Ama Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan, Ürdün… sınırlar ortadan kalkmalıdır, Gümrük Birliği’ne geçmelidir. İdari ve siyasi bir ortaklığa geçilmelidir. Ortak para birimine geçilmelidir. Tıpkı Avrupa Birliği’nde olduğu gibi. Kurtuluş bu yoldadır diye düşünüyorum. Kurtuluş kavgada değil, kurtuluş red ve inkarda değil” şeklinde konuştu.

 

Diğer Haberler