Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Berkan: Hepimiz kendimizi Kürtlerden daha üstün görüyoruz

Berkan: Hepimiz kendimizi Kürtlerden daha üstün görüyoruz

17 Haziran 2012 Pazar 23:34
TRT 1'de yayınlanan Enine Boyuna programında siyasi gündem yorumlandı.

TRT 1'de yayınlanan Enine Boyuna programında siyasi gündem yorumlandı. Programda ana dilde eğitim, Kürdçe'nin seçmeli ders olarak okutulması ve “Kürt meselesinde yeni bir dönem mi? gibi i konular konuşuldu. İşte gazeteci (ler) Mustafa Karaalioğlu, Hatem Ete ve İsmet Berkan´ın görüşleri:

Mustafa Karaalioğlu: "Kürt meselesinde bu tez doğrudur; Zamanında uygulanmayan doz, sonradan işe yaramaz hale geliyor durumdayız. Bir şey gelişmeye başladı; Devlet redci ve inkarcı politikaları terk edip Kürtleri tanımaya ve onlarla ilişki kurmaya başladıkça yani Kürtçe'nin önündeki engeller kaldırıldıkça Kürt kimliğinin ifadesi mümkün kılınabilir hale geldikçe yani Kürt kimliği ile Türk kimliği arasındaki eşitsizlik hızla kapanmaya yüz tuttukça bu kez Kürt siyasal elitlerinde bir red ve inkar tavrı başladı. Yani atılan bütün adımları küçümseme, yok sayma, değersizleştirme... Bu kez böyle bir tavır geliştirdiler ve ben şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zamanında atılmayan adımların yarattığı problem kadar analiz edecek durumdayız. Ben de sizler de sayısız Kürt toplantısına katılmış gazetecileriz. Kürt çalıştayları yaptık, toplantılar yaptık ve orada listeler yapıldı. 10 maddelik bu listelerin 8'ini Türkiye bugün gerçekleştirmiş durumda. Yani o zaman şöyle diyorduk: Şu 10 madde olsun Kürt sorunu hallolur. Sadece zamanı geçtiği için değil devlet bu politikayı yaparak bir başka gerçeği ortaya çıkardı. Kendi politikasının hatasını kabul etmekle birlikte bu kez karşı tarafın da oyununu bozdu. Yani bizim Kürt Siyasal grupları dediğimiz şey aslında aynı zamanda sadece Kürtlerin hakları için değil kendi iktidarları için de mücadele veren ve bu konuda da çok acımasız olabilen siyasal akımı temsil ettiklerini de ortaya çıkardı bu politika değişikliği. Yani öyle acımasız olabiliyorlar ki işler kötü gittiğinde silah tehdidini masanın altında silah göstermeyi dağdaki silahı işaret etmeyi bazı günler oldu ki sıradan polemiklerde bile BDP sözcüleri 'görürsünüz siz bizim silahımız var' anlamına gelen cümleler sarf etmekten, şiddeti kışkırtmaktan çekinmediler bu derece politik bir şiddete savrulma hali yaşandı. Şimdi bu noktaya gelmemiz de çözümün başka türlü olduğunu, çözümün masada mümkün kılınabildiğini gösteriyor bizlere. Yani Kürt kimliği için atılan adımlar büyük ölçüde tamamlandığına göre, sorunun tamamı orada bitmiyor. Hükümet bu adımları atmaya devam etmeli.

Hatem Ete: Resmi ideolojiyle yapacağınız bir hesaplaşma doğrudan iki meseleyle yüzleşmek zorunda

Devlet ve devletin kurumlarının vatandaşla ilişkisinin değiştiğini düşünüyor musunuz? sorusuna Hatem Ete şöyle yanıt verdi: Benim kanaatim şu; Türkiye resmi ideolojiyle otoriter-siyasal rejim arasındaki ilişkiyi yeni yeni bu kadar açık ve net şekilde görüyor. Şu ana kadar sürekli demokrasi mücadelesinin söylemi hep bir otoriter bürokrasi, bir asker, bir siyaset üzerine kurulan atanmışların baskısı üzerinden ilerledi. Ve bunun aslında ideolojik arka planı olduğu ve bu ideoloji olmasa zaten bunun mümkün olmayacağına dair şeyler yeni yeni gelişiyor. Biz tersten sürdürdük bu mücadeleyi. Şimdi askeri vesayetin aktörleriyle sürdürülen mücadelenin doğrudan ve zorunlu olarak, bu istek olsa da olmasa da resmi ideolojiyle hesaplaşmaya dönmesi lazım. Resmi ideolojiyle yapacağınız bir hesaplaşma doğrudan iki meseleyle yüzleşmek zorunda; Kürt meselesiyle ve laiklik meselesiyle...

İsmet Berkan: Meselenin özünü konuşmaktan uzak duruyoruz

Kürt meselesinde yeni bir dönem mi? sorusunu yorumlayan İsmet Berkan şöyle konuştu:"Kürt meselesi bağlamındaki bütün sorunlar çok zor. Her etkinin bir tepkisi geliyor. Şimdi ben siyasi maliyetleri açısından seçmeli dersi topluma kabul ettirmekle iki-üç dersin Kürtçe de kabul ettirmenin bir maliyet farkı yaratacağını düşünmeyenlerdenim. Yani ilkini de kabul ettirmek zor ikincisini de kabul ettirmek zor. ve bu hep de zor kalacak çünkü ideolojik endoktrinasyondan ötürü hepimiz kendimizi Kürtlerden daha üstün görüyoruz. Onları daha alt bir millet olarak görüyoruz. Kültür kültürdür. Birbirleriyle ilişki kuramazsınız. Kürt meselesinde de bizim çok ciddi bir birikimimiz var. Bu birikime rağmen 30 yılı çatışmalı geçmiş bir şeyden söz ediyoruz. Bu birikime rağmen meselenin özünü konuşmaktan uzak duruyoruz."

Zilan Dersim-Rizgarî Online

Diğer Haberler