Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Bozlak: Parası olan mı anadilde savunma yapacak?

Bozlak: Parası olan mı anadilde savunma yapacak?

15 Kasım 2012 Perşembe 12:58
BDP Adana Milletvekili Muraz Bozlak, anadilde savunma hakkının, parası olanın yararlanabileceği şeklinde düzenlenmesinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’yla çeliştiğini vurguladı.

BDP Adana Milletvekili Muraz Bozlak, anadilde savunma hakkının cezaevlerinde açlık grevindeki tutsakların taleplerinden biri olduğunu ancak bunun da parası olanın yararlanabileceği şeklinde düzenlenmesinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’yla çeliştiğini vurgulayarak, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın da açlık grevlerindeki tutsakların meşru ve demokratik taleplerine yönelik sorumluluğunu yerine getirmesini istedi.

BDP Adana Milletvekili Murat Bozlak, 65. gününe giren cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin TBMM’de basın toplantısı gerçekleştirdi. Açlık grevlerinin temel amacının şiddetten uzak, demokratik bir zeminde Kürt sorununun tartışılmasını, demokratik barışçıl bir çözüm ile sonuçlandırılmasını sağlamak olduğunu kaydeden Bozlak, bu amaca yönelik olarak ortaya konulan üç temel talebin olduğunu söyledi.

“Bu üç talep son derece demokratik, meşru ve haklı taleplerdir. Bu talepler özü itibariyle Kürt halkının da talepleridir” diyen Bozlak, “Bugüne kadar hükümet adına yapılan açıklamalarda da taleplerin meşru olmadığı, haksız olduğu söylenmemiştir. Tam tersi, taleplerin meşru ve haklılığı hükümet tarafından da bir biçimiyle kabul edilmektedir. Buna rağmen, taleplerin karşılanması noktasında hükümet ertelemeci davrandıkça, özellikle de kullanılan siyaset dilinin tahrikkar ve hakaret edici düzeyi, açlık grevlerini durdurma yerine giderek yaygınlaşmasına yol açmış ve bugün on binlerin katıldığı ciddi bir boyuta ulaşmıştır” dedi.

BDP Eş genel başkanlarının ve milletvekili arkadaşlarının hükümet nezdinde bugüne değin yürüttükleri görüşmelerden de olumlu bir sonucun alınamadığını dile getiren Bozlak, “Özellikle sayın başbakanın alaycı, işin ciddiyetini idrak etmekten uzak tutumu karşısında,beşi Diyarbakır cezaevinde olan 12 milletvekili arkadaşımız açlık grevine başlamıştır. Diyarbakır bağımsız milletvekili Sayın Leyla Zana da dün itibariyle parlamentodaki çalışma ofisinde açlık grevine girmiş bulunmaktadır. Bu arada da, sayın eş genel başkanımızın daha önce kamuoyuna açıkladığı gibi, Barış ve Demokrasi Partisi parlamentodaki komisyon çalışmalarından da açlık grevleri süresi içerisinde çekilmiştir” diye konuştu.

'KOMİSYON ÇALIŞMASINA KATILACAĞIM'

Anadilde savunma hakkına ilişkin olarak hükümet tarafından hazırlanıp TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun tasarısının, Adalet Komisyonu’na iletildiğini ifade eden Bozlak, komisyon başkanlığınca da üyelere tasarı metninin dün itibariyle iletildiğini belirtti. Tasarı metninin açlık grevindekilerin taleplerinden biri olan anadilde savunma hakkını içerdiği için, direk açlık grevi ile ilgili olması nedeniyle Adalet Komisyonu’nun bu konuda yapacağı çalışmalara BDP’nin Adalet Komisyonu’ndaki üyesi olarak katılacağını açıklayan Bozlak, tüm yetersizliklerine rağmen, hükümetin bu tasarıyla attığı adımı olumlu bulduklarını kaydetti.

Diğer taleplerin de bir an önce karşılanarak açlık grevlerinin herhangi bir can kaybı yaşanmadan, bir an önce bitirilmesinin temel dilekleri olduğunu söyleyen Bozlak, “Tasarıda öngörülen biçimiyle her ne kadar anadilde savunma hakkının yolu açılmış ise de Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’yla çelişir durumdadır. Bilindiği gibi Ceza Muhakemesinde soruşturma ve kovuşturma evreleri vardır. Soruşturma, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından yürütülür. Bu safhada tasarı anadilde savunma hakkını tanımamaktadır. İddianame ile dava açıldıktan sonra kovuşturma safhasında istediği dilde, yani dilerse tercümanını hazır bulundurmak ve ücretini de kendisi karşılamak kaydıyla, anadilinde savunmasını yapabilecektir. Tasarı ile soruşturma safhasına anadilde savunma hakkının tanınmaması, ciddi bir eksikliktir. Ayrıca mevcut usul hükümlerinden ayrılma söz konusudur. Mevcut usül yasasına göre, dinlenen tanık, bilirkişi ve tercüman ücretleri mahkeme tarafından karşılanır. Burada ise tercümanın ücretine devlet karışmıyor. Sanığın kendisi tarafından ödenmesi gerekecektir veya sanık parasız tercümanlık yapacak birisini bulacaktır” dedi.

PARASI OLANIN KANUNU

Tasarının bu şekliyle yasalaşması halinde parası olan sanıkların ancak anadilde savunma yapma hakkına sahip olacaklarını ifade eden Bozlak, “Parası olmayanlar bu hakkı kullanmaktan mahrum kalacaklardır. Bir diğer eksiklik de, cezaevinde tutuklu bulunan sanığın dışarıdan bir tercümanı nasıl bulacağı meselesidir. Dışarıdan kendisine yardımcı olacak bir yakını olmayan sanık duruşma gününde tercümanı nasıl mahkemeye getirecektir. Bu da ciddi bir problem teşkil etmektedir. Bu eksiklerin komisyonda ve genel kurulda yapılacak görüşmeler sırasında giderilmesi için çalışma yürüteceğiz” diye belirtti.

BAŞBAKAN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRSİN

“Siyasetçinin, milletvekilinin görevi açlık grevine girmek değildir, siyaset üretmektir” sözlerine de yanıt veren Bozlak, şunları söyledi: “Dünyanın en iyi siyasetçisi olan, siyaset de üreten, halkını da özgürleştiren Gandhi’nin de geçmiş tarihte, idealleri için açlık grevine girdiğini hatırlatmak isterim. Sayın Başbakanı da, Sayın Cumhurbaşkanıyla, Sayın bakanlarıyla çelişen,tahrik edici,alaycı üslubundan vazgeçmeye, elindeki idam ipini de bir kenara bırakıp Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanı olarak, açlık grevlerinde giren yurttaşlarına karşı olan sorumluluğunun gereklerini yerine getirmeye davet ediyorum.”  ANF

Diğer Haberler