Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Büyük Trajedi: ”PKK’nın Çocuk Savaşçıları”

Büyük Trajedi: "PKK'nın Çocuk Savaşçıları"

28 Mayıs 2012 Pazartesi 11:24
Günümüzde de çocukların dağa çıkarılması için aynı metotlar kullanılmaktadır.

Bir milletin, bütün haklarının gasp edilmesi, ülkesinin işgal altına alınması ve sömürgeleştirilmesinden daha büyük bir trajedi olamaz.

Kürdler parçalanmış bir millet ve Kürdistan'da 4 parçaya bölünmüş bir ülke olarak, 100 yıldır bu büyük trajediyi yaşıyorlar.

Kürdler bu büyük trajediyi yaşarken, hiçbir zaman, Ortadoğu'da ortadan kalkmış birçok millet gibi de susmadılar ve sömürgeci egemen sistemler tarafından çizilmiş olan kaderlerine de teslim olmadılar. Kürdler, millet olarak özgürleşmek, ülkelerini bağımsızlığa kavuşturmak için büyük riskleri göze alarak mücadeleye atılmışlardır.

Ne yazık ki, bu mücadeleler de sonuçta onlara yeni trajediler yaşatmış. Katliamına yol açmış. İnsanlık dışı yaşam biçimine mahkum olmalarını sağlamıştır.

Kürdlerin özgürlük ve bağımsızlık mücadeleleri, Osmanlı İmparatorluğu dönemini de içine alan bir 200 yıllık bir uzun zamandır devam ediyor.

Bu uzun mücadele döneminde sömürgeci devletlerin, Kürdlerin bu mücadelesine karşı tehlikeli stratejiler geliştirmemeleri de düşünülemez. Sosyal ve siyasal pratik analiz edildiği zaman, sömürgeci devletlerin birçok tehlikeli stratejisiyle karşılaşmak kaçınılmaz olur.

Kuzey Kürdistan'ın mücadele pratiği ele alındığı zaman, sömürgeci devletin 1974 yılından sonra, Kürd milletinin mücadele hayatının 2. Bahar Döneminde geliştirdiği strateji, en tehlikeli ve en büyük stratejidir. Sömürgeci devletinin bu stratejisi, Kürd ulusal hareketini içerden kuşatmak ve teslim almak, Kürd ulusal hareketini hedefinden saptırmak, kendisi için örgüt yaratmak, Kürdistan'daki toplumsal, kültürel, sınıfsal, tarihsel iç dinamiklere dayalı gelişen Kürd örgütlerini tasfiye etmek, Kürd toplumunun iç dinamiklerini parçalamayı, Kürdistan'ı insansızlaştırmayı, iç düşmanlığı artırmayı kapsıyordu.

Bu strateji sonucu, PKK yapılandırıldı. Devletin, son 35 yılda kendine özgü paramiliter örgütleriyle, PPK ve Hizbullah eliyle Kürdlere yaşattığı acılar, koca katliam ortada. Özellikle de PKK eliyle yaşattığı acılar, sorunlar, çözümsüzlüklerin çeşitliliği tartışılmazdır.

Bu yaşanan acıların çeşitliliği içinde, belirli acılar üzerinde durulmuştur. Ama ne yazık ki, yaşanan acıların çoğu üzerinde durulmuş değildir. O acılar hâlâ analiz bile edilmiş değildir. PKK'nın yaşattığı ve on binlerle ifade edilen trajik iç ve dış infazlar yanında; infazları da kapsayan "PKK'nın Çocuk Savaşçıları" sorunu büyük bir trajedi olarak önümüzde durmaktadır.

Son günlerde bu sorun daha acıtıcı bir hal almaya başlamış durumda. En yakınlarımızda olan ailelerin ve arkadaşlarımızın 12, 13, 15 yaşlarındaki çocuklar dağa çıkarılmaktadır.

PKK'nın bu uygulamalarının hızla tartışılması, bu konuda bir kamuoyunun oluşturulması gerekir. Çünkü on yıllardır genel anlamda demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, özel olarak 20 Kasım 1989 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından benimsenen, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren, Türkiye de dahil olmak üzere 142 devletin imzaladığı "Çocuk Hakları Sözleşmesine" aykırı bir durum var.

"Çocuk" dediğimiz zaman da, Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. maddesinde kabul edilen ölçüyü ve tanımı benimsemeliyiz. Sözleşme, 18 yaşından küçük olan kişiyi çocuk kabul etmektedir.

"Çocuk Savaşçılar" sorunu, sadece PKK ile ilintili olan bir sorun değildir. Latin Amerika, Afrika ve dünyanın diğer alanlarında da PKK benzeri örgütlerin sorunu durumundadır. Bu nedenle de uluslar arası plânda üzerinde durulan bir sorun. Ne yazık ki, "PKK'nın Çocuk Savaşçıları" sorunu dünyanın gözlerinden uzak, denetim ve inceleme altına alınmamış bir konumdadır.

"PKK Çocuk Savaşçılarının" uluslararası denetim ve incelemeden uzak bir konumda olmaları, PKK dışındaki Kürd muhalefetin değerlerinin ve karakterinin PKK'dan farklılaşmaması. Soğuk savaş değerlerinin Kürd muhalefetine egemen bir yapıda olması. BU nedenle bu konuyu gündeme getirmemesiyle ilintlididr.

Zaten "Çocuk Savaşçılar" sorununu da, soğuk savaş koşullarında iki sistemim karşılıklı toptan/total savaş stratejisinin gereği olarak pervasız bir şekilde, ölçü tanımadan, çocuklar ve kadınlar da dahil herkesi cepheye sürme stratejisidir.

PKK açısından, sadece "Çocuk Savaşçılar" sorunu ile karşı-karşıya değiliz. Aynı zaman, PKK'nın Kadın Savaşçıları" diye bir sorunu da var. Önümüzdeki günlerde de bu sorun üzerinde duracağım.

PKK TARAFINDAN ÇOCUKLARIN DAĞA ÇIKARILMASI, "PKK İÇİN YENİ İNSAN TİPİ", BİAT EDECEK, SORU SORMAYACAK, YANLIŞLARA İTİRAZ ETMEYECEK, ARAÇSALLAŞTIRILMIŞ İNSAN VE SAVAŞÇI YARATMA TEMEL YAKLAŞIMIN BİR ÜRÜNÜDÜR...

PKK'nın 18 yaşından küçük çocukları dağa çıkarması yeni bir sorun değil, PKK'nın temel ideolojik, kültürel, toplumsal yaklaşımlarından biridir.

Bu çocukların dağa çıkarılması: Çocukların belli vaatlerle aldatılmaları, Kürdistan'ın özgürlüğü ve bağımsızlığı konusunda beyin yıkaması, zor ve kaçırma metoduyla gerçekleşmektedir.

Günümüzde de çocukların dağa çıkarılması için aynı metotlar kullanılmaktadır.

Geçmişte PKK tarafından 18 yaşından küçük çocuklar daha fazla dağa çıkarılıyordu. Çünkü PKK geçmiş dönemde daha fazla savaşçıya ihtiyaç duyuyordu.

Son 10-12 yıllık dönemde PKK'nın dağa çıkardıkları çocukların sayısında bir eksilme oldu.

Eksilmenin nedeni:

1- PKK'nın, Öcalan'ın yakalamasından sonra derin devlet güçleriyle birlikte geliştirdikleri savaşı sınırlandırma stratejisi,

2- Toplumda, ailelerde gelişen bilinç; PKK'nın siyasetinin yanlışlığının anlaşılmasıydı.

Toplumun ve ailelerin bilinçlenmesinde, 1990'lardan sonra 18 yaşından küçük çocukların dağa çıkarılması ve okulların boykot edilmesine, çocukların eğitimden uzaklaştırılmasına, öğretmenlerin öldürülmesine ilişkin geliştirdiğimiz düşünce ve eylem kampanyasının rolü büyük oldu.

Bu nedenle, "PKK'nın Çocuk Savaşçıları" sorunu, uzun yıllardır gündemimizde olan hayati bir konuydu.

Ne yazık ki, Türkiye genel kamuoyu, siyaset sınıfı ve aydınları bu konuda duyarsız ve sağır konumdaydılar.

Son günlerde, bu konuyla ilgili cılız da olsa genel bir tepki ve duyarlılığın oluşması bir olumluluktur.

Ama ne yazık ki, PKK'nın son dönemlerde, bölge devletlerinin ve özellikle de Suriye Devleti'nin vesayeti altına YENİDEN VE AÇIKÇA girmesinden sonra, savaş stratejisini geliştirmeye, çatışmaları derinleştirmeye ihtiyacı var.

Ayrıca, yapısal nedenleri ve kuruluş felsefesi gereği PKK savaşmadan var olamaz. Savaş ve çatışmanın son bulması PKK'nın hayatının son bulması ve sönmesi demektir.

Bunun yanında PKK varlığını ispat etmek için, PKK ile "Kürd Sorununun" ayrı olmadığını, Hükümetin güvenlik stratejisinin sadece PKK'yı değil tüm Kürdleri karşı aldığını ispat etmek için: Hükümetin Uludere Roboskê Köyündeki sorumsuzluğunu, hukuk dışılığını da arkasına alarak rövanş almak için, savaşacak insanlara ihtiyaç duyuyor.

Bulunduğumuz aşamada, PKK ile ilgili gerçeklerin deşifre olmaya başlaması, silahlı mücadeleye inancın azalması, demokratik ve sivil yoldan sorunların çözümlenmesinin egemen düşünce olmaya başlaması nedeniyle PKK'nın toplumsal ve siyasal olarak zorlandığından, PKK yeniden savaşçılılarını 18 yaşındaki çocuklardan seçmektedir.

Benim tespit ve gözlemlerime göre, PKK'nın son günlerde de 18 yaşından küçük çocukları, belirttiğim eski metod ve yaklaşımıyla yeniden dağa çıkarılmalarda bir artış olduğu görülmektedir.

Neden Çocuklar?

PKK'nın 18 yaşındaki çocukları dağa çıkarması, savaşçı yapması, elitin ve liderin kölesi yapması: PKK'nın, kuruluş felsefesinin, tahayyül ettiği otoriter ve faşizan toplum projesinin; tek ideoloji, tek lider, tek lider sisteminin yapılandırılmasının; toplumsal değerlerden uzak, biat eden, baş eğen, itiraz etmeyen insan tipi oluşturması paradigmasının bir sonucudur.

Öcalan'ın parti yöneticilerine gönderdiği bir talimatında dile getirdiği görüşler, çocuk savaşçıların konumlarına daha bir açıklama getiriyor.

Öcalan, eğitim düzeyleri, yaşları itibarıyla PKK'ya uygun insanlarla ilgili diyor ki: Üniversite öğrencileri, eğitimli oldukları için, soru soran ve kendi akılarına uygun olmayanlara itiraz eden insanlardır.

Bunları şekillendirmek ve PKK'ya uygun militan, savaşçı haline getirmek olanaklı değil.

Öcalan, liseli gençlerle ilgili de aynı sakıncalı ve tehlikeli durumdan bahsediyor.

PKK'ya en uygun insanların, eğitimsiz olan her yaş grubundaki insanlar, eğitimliler arasında da ilk öğretimin ilk beş yada 8 yılını bitirenler.

Bu nedenle de, iç infazlara kurban olanlar, kitlesel olarak üniversiteli gençler ve eğitimli diğer yaş grubundaki kesimler olmuştur.

Sivil toplum örgütleri, Kürd muhalefeti ve aydınları neden tepki göstermiyor?

Sivil toplum örgütleri, gerçek anlamda sivil örgüt olmadıkları, militer zihniyete sahip oldukları; belirli güç odaklarına bağlı oldukları, ayrıca taşıdıkları korkular ve sorunlara ideolojik ve fanatik taraftar yaklaşımı içinde olmalarından dolayı 18 yaşındaki çocukların dağa çıkarılmalarına karşı duyarsız ve tepkisiz davranıyorlar.

Aslında sivil toplum örgütü olarak tanımlanan örgütler, diğer temel konularda da aynı olumsuz yaklaşıma sahipler

PKK dışındaki Kürd muhalefetin ve aydınlarının değerlerinin ve karakterinin PKK'dan farklılaşmaması. Soğuk savaş değerlerinin Kürd muhalefetine egemen bir yapıda olmamasından dolayı bu konuyu gündeme getirmiyorlar.

*****

18 yaşından küçük çocukların dağa çıkarılması, uluslararası hukuka ve sözleşmelere, insani ve ahlakî değerlere, çocuk hakları sözleşmesine ve çocukların menfaatlerine de aykırıdır.

Bu bir insanlık suçudur. Uluslararası hukuk, devletler açısından askere alınacak gençlerle ilgili kriterler belirlemiştir. En önemlisi de eğitim yapan gençlerin askere alınmasının olanaksızlığıdır.

Ama ne yazık ki, PKK, 12, 13 ve hatta daha küçük yaştaki çocukları dağa çıkarmakla kalmıyor; kendi siyasal ve elitik emelleri için de değişik alanlarda araçsallaştırarak kullanıyor.

İbrahim GÜÇLÜ

Diğer Haberler