Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Cemaat Fişlemesi

Cemaat Fişlemesi

01 Eylül 2010 Çarşamba 10:04
“Benim kaldıgım dönemde 2, 3, 4, 6, 7 denilen kodlar vardı. 7’yi Alevi ve Caferi öğrenciler için kullanırdık. 2’yi tanımadığımız ya da Sünni olup da cemaatini bilmediklerimiz için.


'12 yaşında Alevi bir öğrencinizi fişlemek ne demek bilir misiniz?'

Cemaatin okullarında yetişen herkesin ona sıkı sıkıya bağlı olduğu asla söylenemez. Örneğin kitabıyla cemaati epey sarsan Hanefi Avcı'nın iki çocuğu da Samanyolu Koleji mezunu! Fakat ilginçtir, değişik dönemlerde, kısa ya da uzun süre cemaatin okullarında okumuş, evlerinde kalmış ama sonra kopmuş kişilerin, bir-iki istisna dışında yaşadıklarını anlatmamaları hayli dikkat çekici. Ancak Avcı'nın kitabından sonra bu geleneğin kırılabileceğinin işaretlerini görüyoruz. Onun açtığı yoldan cemaat tabusu da büyük ölçüde kırılacağa benziyor.

Örneğin NTV'de Avcı ile yaptığımız Yazı İşleri özel programı ve Vatan'da kitapla ilgili yazdığım yazılardan sonra birçok kişi bana cemaatle ilgili anı ve gözlemlerini aktardı. Bu yazının başlığı da böyle bir tanıklıktan geliyor. Kendisinin Gülen cemaati içinde yetiştiğini, bir süre de cemaatin bir eğitim kurumunda görev aldığını söyleyen bu okurum içini şöyle döküyor: “Cemaate sorar mısınız, 12 yaşında çocukları, annelerini ve babalarını fişlemek ne demektir? Bakın 12 yaşında Alevi bir öğrencinizi fişlemek ne demek, bilir misiniz? Bu duygu nasıl ağır bir iğrençliktir, bilir misiniz? Ben bunu yaptım, yaptırıldım. Neden derseniz, Hanefi Bey'in dediği 'Simon olma' durumu.”

Her inanca bir numara

Söz konusu okurum, o eğitim kurumuna devam eden öğrencilerin annelerinin başının açık mı kapalı olduğununun, anne ve babalarının oruç tutup tutmadıklarının, namaz kılıp kılmadıklarının tek tek fişlemendiğini ileri sürüyor. Ve devam ediyor: “Benim kaldıgım dönemde 2, 3, 4, 6, 7 denilen kodlar vardı. 7'yi Alevi ve Caferi öğrenciler için kullanırdık. 2'yi tanımadığımız ya da Sünni olup da cemaatini bilmediklerimiz için. 4 şakirtler, 6 ise gayri müslimler içindi.”
“Bir gün Caferi bir öğrencimi fişledim. Iğdır Tuzlucalı bir çocuktu. O çocuğa telefon edip özür bile dileyemedim. Dileyemem de! Düşünüyorum da ben de dersane öğrencisiyken cemaat beni de fişlemiş demek ki!”

Fethullah Gülen, cemaatin önde gelenleri, cemaatin kendi halindeki bağlıları, bu cemaate gönül ve destek verenler, eğer bu kişinin anlattıklarından rahatsız oluyorlarsa yapacakları tek şey cemaatin kapılarını açmak ve şeffaflığı ilke olarak benimsemek olmalıdır. Günümüzde bir toplumda, hele demokrasi iyi kötü varsa, tabular uzun ömürlü olamıyor. İşte düne kadar dokunulmaz bilinen TSK'nın geldiği nokta ortada. Gülen cemaati de şeffaflaşmak yerine, yarattığı dokunulmazlık zırhına güvenirse çok yanlış yapar. Çok geömez TSK'nın bugün düştüğü duruma düşer.

Ruşen Çakır /Vatan Gazetesi

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları