Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Demirbaş’a destek ziyareti

Demirbaş’a destek ziyareti

06 Temmuz 2012 Cuma 15:10
Çok dilli “Hoş geldiniz tabelası” nedeniyle hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma açılan Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’a bir grup STK, parti ve dernek temsilcisi destek ziyaretinde bulundu.

Diyarbakır Sur ilçe Belediyesi tarafından kent girişlerine asılan çok dilli “Hoş geldiniz tabelası” nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından açılan soruşturma konusunda bir grup STK, parti ve dernek temsilcisi Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’a destek ziyaretinde bulundu.

Sur Belediyesi tarafından 1,5 yıl önce kent girişlerine asılan Türkçe, Kürtçe, Süryanice, Ermenice ve İbranice dillerindeki “Hoş geldiniz tabelası” nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından açılan soruşturma nedeniyle BDP, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri, Demokder, Hakpar, İnsiyatifa Azadi, Kadep, ÖSP, Diyarbakır Çıra ve Dicle Fırat Diyalog Grubu’ndan Abdullah Demirbaş’a destek ziyareti yapıldı.

Ziyaret nedeniyle kısa bir açıklama yapan Dicle Fırat Diyalog Grubu Başkanı Muhittin Batmanlı, “İbranice ve Soranice kitaplar indirilmiştir, biz savcılarımıza ve hakimlerimize diyoruz ki Abdullah Demirbaş hakkında dava açacağınıza Allah’u Teala hakkında dava açın, bu onun ayetidir” dedi.

Hakkında soruşturma açılan Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ise, “Yüce Allah’ın verdiği bir hak kimseye lutfedilemez, lutfedecek tek kişi Allah'tır. Biz hükümete şunu söylüyoruz; siz kendi dilinize baskı yapılmasını istiyorsanız bize de yapın, siz kendi dilinizde eğitim görmek istemiyorsanız bizim eğitim hakkımızı da engelleyin, siz kendi dilinizin kamusal alanda kullanılmasını istemiyorsanız bunu bize de yasaklayın yoksa bunun adı çifte standart olur, yoksa bu kendine serbest halka yasak anlamına gelir” diye konuştu.

“HER TÜRLÜ BEDELİ GÖZE ALIYORUZ, YETER Kİ EVLATLARIMIZ DAĞDA ÖLMESİN”

Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ayrıca son dönemlerde artan çatışmalara da dikkat çekerek, “Hala evlatlarımız ölüyor, biz yöneticiler ve bu halkın seçilmişleri olarak her türlü bedeli göze alıyoruz, yeter ki evlatlarımız dağda ölmesin. İktidarlarımızı ve koltuklarımızı kaybedelim ama evlatlarımızı kaybetmeyelim. Bu evlatlarımız özgürlüğümüz için orada dilimiz için orada. Bir halkın dili onun onurudur, kimse onurumuzu bizden alamaz. Biz barışı ve kardeşliği iktidarlara bırakmayacak kadar anlamlı ve değerli görüyoruz. Halklar kardeştirler. Bizim hiç bir halka düşmanlığımız yoktur. Yarın İsrail’de, Lübnan’da, Irak’ta, İran’da, Suriye’de belediyelerle kardeş olacağız çünkü bizim ne Yahudi halkıyla, ne Filistin halkıyla, ne Suriye halkıyla, ne İran halkıyla veya başka bir ülkedeki halkla bizim sorunumuz yoktur. İnançlarla da sorunumuz yoktur. Ama bizim bizleri çatıştıran ve bizleri birbirimize düşüren halklarımızı yok sayanlar ile sorunumuz var. Bu yüzden biz de demokratik yol ve yöntemler ile haklarımızı arayacağız. Bu koltukları bizden alabilirler, bizi bir kere görevden aldılar, bir daha ala bilirler, belki bizi yoksullukla da terbiye edebilirler bizi cezaevine de atıyorlar belki öldürebilirler de ama yüreğimizdeki kardeşlik ve özgürlük inancını kimse bizden alamaz. Biz hükümetin bir an önce düzenlemelerini yapıp toplumu rahatlatmasını istiyoruz. Bu olayın Kürtçe seçmeli ders tartışması olduğu sırada yapılması düşündürücüdür. Bir Bakanlık Kürtçe seçmeli ders verecek ötekide dava açacak. Bu nedenle hükümet oy kaybetme kaygısını bir yana bıraksın ve gelsin bütün toplumla barışacak Kürt sorununu ve inanç sorununu çözecek adımlarda bulunsun. Bugün insanlar inançları nedeniyle de sorun yaşıyor. Hala insanlarımız başörtüsü taktığı için okullara giremiyor, kamusal alana giremiyor, bu bizim ayıbımızdır. Halen dillerimizi konuşup eğitimin alamıyoruz” şeklinde konuştu.

Demirbaş bin yıl cezaevinde kalsa dahi onurundan taviz vermeyeceğini belirterek, “Ben şuna inanıyorum beni bin yıl da hapiste yatırsalar bizi görevden de alsalar biz dilimizden de onurumuzdan da taviz vermeyeceğiz. Bir eleman işe alırken, Kürtçe, Ermenice, Süryanice dillerinden birini bileni tercih sebebi yapıyoruz ve ona fazla veriyoruz. Beni ayrımcılıkla suçladılar, işe almada haksızlık yaptığımı söylediler. Ben de dedim ki İngilizce ve Almanca için niye eşitsizlik olmuyor da Kürtçe için Süryanice için oluyor. Ben de dedim ki anayasanız eşitsizdir ben de anayasayı eşitlemiş oldum” dedi.

Diğer Haberler