Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Demirtaş: Barış, vicdan ve ahlak işidir

Demirtaş: Barış, vicdan ve ahlak işidir

01 Eylül 2012 Cumartesi 19:25
1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginde konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, barışın vicdan ve ahlak işi olduğunu belirtti.

Kadıköy Meydanı'nda yapılan ve onbinlerce kişinin katıldığı 1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginde BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş konuşma yaptı.

Kitleyi Kürtçe ve Türkçe selamlayan Demirtaş, Türkiye'de halkların en acil ihtiyacının barış olduğunu belirterek, "Herkes, her toplum, her halk neye en acil ihtiyaç duyuyorsa onu en fazla ister. Bugün dünyada 1 Eylül'ü unutan, savaşı unutan, savaşın acılarını görmeyenler var. Ama Ortadoğu halkları yüzyıllardır, savaşın, ölümün acısıyla, her gün iç içe yaşadığı için ekmekten, sudan daha acil ihtiyacı olan barış için alana çıkıyor. İnsanların barış, özgürlük, çözüm taleplerin doğru anlaşılmalıdır" dedi.

'Barış, vicdan ve ahlak işi'

Her gün yüzlerce insanın yaşamını yitirdiğini ifade eden Demirtaş, barışın anayasa, kanun, tüzük değil, yürek, vicdan, ahlak işi olduğunu dile getirdi. "Anayasayı, kanunu elinde bulunduranlar barıştan anlamazlar. Yüreği vicdanı olanlar anlar" değerlendirmesini yapan Demirtaş, savaşın, katliamların, sömürü ve zulmün sürdürülmesi amacıyla yapıldığını dile getirdi. Demirtaş, "Bir insan kendi toprağında, diliyle, kültürüyle yaşamak istiyorsa bunun önündeki her zihniyet savaş yanlısıdır. Barışa giden yol çözümden geçer. Bir halk, toplum, devlet barış, huzur istiyorsa herkes özgür, adil ve eşit şekilde yaşamalıdır. Bal demekle ağız tatlanmadığı gibi barış demekle de olmaz. Bugün Dünya Barış Günü ama hala yasta olan, cenazesi yerde olan insanlar varken, barışı büyük bir heyecanla karşılayamayız. Barış için mücadele etmek, çözüm için elinden gelen tüm gayreti göstermek barış istemektir. Ülkenin bir parçasında savaş yürüyor. Hükümet duyulmasın istiyor. Oradaki savaşı Edirne'deki, Kadıköy'deki duymayınca Şemdinli'de savaş yokmuş gibi geliyor. Biz 'savaş var' deyince kıyameti koparıyorlar. Bana yalancı diyene sesleniyorum. İnşallah sen haklısındır, savaş bu kadar derinleşmemiştir. Ama savaş bu kadar derinleşmiş ve sen halkından saklıyorsan tüm ölümlerin vebali Recep Tayyip Erdoğan'ın omuzlarındadır" diye konuştu.

'Savaşı halkından ne kadar saklayabilirsin?'

Savaşı bitirmenin tek yolunun adil, eşitlikçi, özgürlükçü bir yaşam olduğunu vurgulayan Demirtaş, şunları ifade etti: "Erdoğan savaş görülmesin, karşı çıkılmasın ki savaşı sürdürsün istiyor. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Dünyanın neresinde ne oluyorsa her şeyden haberdarız. Kendi ülkende bu kadar derinleştirdiğin savaşı kendi halkından ne kadar saklayabilirsin? 'Savaş yok' diyerek ölümleri durdurabilir misin? Başbakan da, padişah, kral olsan da vicdansızsan barışı getiremezsin." Suriye'deki savaşa dikkat çeken Demirtaş, Hatay'daki kamplarda silahlandırılmış, cebine para doldurulmuş kişilerin eğitim yapmak üzere Türkiye'ye gönderildiğini belirterek, Anayasa'nın ihlal edildiğini söyledi. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun tek başına karar verip, Suriye ile savaşta olduğunu dile getiren Demirtaş, "Antep'teki katliamda da Halep'teki katliamda da bu görülüyor. Tek başına savaş kararı veriyor. Oy isterken 'kanı durduracağım' demedin mi? 'Siz bana oy verin ben Roboski'de 34 çocuğu parçalayıp üstünü örteceğim' mi dedin. Sana bu yetkiyi kim verdi? AKP'ye oy verenler verdiği oyun hesabını sormalıdır. Sen git Kürtleri katlet, Suriye'yle savaş diye mi oy verdim diye sormalı" diye belirtti.

'Senden bu zulmün hesabı sorulacak'

Demirtaş'ın konuşması sırasında Erdoğan'ın Esad ve Suriye'ye ilişkin daha önce yaptığı ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a "Kardeşim" diyerek övdüğü konuşmalar banttan verildi. Erdoğan'ın konuşmasının ardından Demirtaş, "Bu Başbakan, bu konuşmayı yapan adam bana 'yalancı' diyor. Bu konuşmayı yapan adam BDP'liye 'samimi, dürüst, siyasetçi değil' diyor. Bu konuşmayı yapan adam Suriye'ye karşı tüm devletlerden önce savaşa koştu. Toplum artık hafızalı olmalıdır. Aynı Başbakan 'Kürt sorunu benim için bitmiştir' diyen Başbakan'dır. Her ölümden sonra, 'bu savaş bitsin, anaların gözyaşı arasında fark yoktur' dedik. Kim ölümlerden besleniyor, yukarıda Allah, aşağıda halk şahittir. Senden bu zulmün hesabı sorulacak" diye konuştu.

'Bizim dokunulmazlığımızı halk sağlıyor'

"Biz bu halkın temiz oylarıyla seçilip Meclis'e gideceğiz, beyefendi bizi KPSS ile girmişiz gibi 'atarım tutarım' diye tehdit ediyor" diyerek Erdoğan'ın kendilerine yönelik açıklamalarını hatırlatan Demirtaş, "Sen kimsin ya. Birileri seni kandırmış, sana fazla gaz vermişler. Meclis senin şirketin değil. Sen kimi nereden atıyorsun. Sen kendini ne sanıyorsun. Bir titre kendine gel bakalım. Sabah öğlen akşam yemeklerden sonra 'dokunulmazlıklarınızı kaldırırız' diyorlar. Kaldırmayan namerttir. Yiyorsa hodri meydan, 550 milletvekilinin hepsinin dokunulmazlığı kalksın. Bize dokunulmadığı nerede görülmüş. Hiçbir vekilimizin etrafında 50-60- koruma yok. Bizim dokunulmazlığımızı halk sağlıyor" dedi.

'AKP bu sorunu çözmeyecek'

AKP'nin çok ortaklı şirket olarak iflasın eşiğine geldiğini, mal paylaşım savaşının başladığını ifade eden Demirtaş, "Bakın kavga başladı. Bunları birleştiren bir ideoloji, hedef yok. Paranın, pulun etrafından buluşanlar buraya kadar gelebildi. Şu saatten sonra bu ülkede özgürlük, demokrasi adına en küçük gelişme olacaksa onu yine siz yapacaksınız. Erdoğan en yakınındaki arkadaşına dahi vefa göstermemiştir. Özgürlük isteyen halklara karşı asla saygısı, sevgisi yoktur. AKP bu sorunu çözmeyecek. Bu sizin elinizdedir. Edirne'den Hakkari'ye kadar direniş hattını kurun, o gün bu ülkeye barış da özgürlük de gelecek" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Suriye'deki Kürtleri selamlayan Demirtaş, "Suriye Kürdistanı'nda gerçek bir halk yönetimi oluşuyor. Orası Türk halkına dost bir yönetimdir. Oradaki devrimi selamlamak, kazanımı sahiplenmek hepimizin görevi olmalıdır" çağrısında bulundu.

Demirtaş, Kürtçe ve Türkçe kitleyi selamlayarak, konuşmasını bitirdi.

Miting Emeğe Ezgi, Bandista ve Agirê Jiyan müzik gruplarının verdiği dinletiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu. (DİHA)

Diğer Haberler