Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Demirtaş: Haklı Talepler Gözardı Edilemez

Demirtaş: Haklı Talepler Gözardı Edilemez

23 Mart 2012 Cuma 17:27
Demirtaş: Dünyanın neresinde olsa milyonlarca insanın haklı talepleri göz ardı edilmez.

DTK Eş Başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Gültan Kışanak, 2012 Newroz kutlamaları ve kutlamalara yönelik müdahalede oluşan süreci değerlendirmek için DTK binasında basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya DTK ve BDP Eş başkanları dışında DTK Koordinasyon Kurulu üyeleri Özdal Üçer ile Ayla Akat Ata, BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ile BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, Belediye Başkanları ve delegeler de katıldı.

“SOKAĞA ÇIKAN HERKESE ACIMASIZCA SALDIRI YÖNELTİLDİ”

Toplantıda konuşan BDP Eş Başkanı Gültan Kışanak; “Tarihi yazacaklar otoriteler değil halklardır” dedi ve devamında ise; ”Burada da halkımız bu gerçeği bir kez daha tüm kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. Kürt halkının, Türkiye'nin, Kürdistan'ın geleceği halka rağmen belirlenemez. Bu saldırılarla, güvenlik güçlerini halka zulmetmek üzere kurgulayan yönetim anlayışıyla uzlaşamayız. Sokağa çıkan herkese acımasızca saldırı yöneltildi. Bu saldırı karşısında halkımız onurlu ve direngen bir tutum göstermiş, asla geri adım atmamış, hiçbir etkinlik bu saldırılar nedeniyle iptal edilmemiştir” şeklinde konuştu.

“AHMET TÜRK’E SALDIRI PERVASIZCADIR”

“BDP muhatap alınacak manasına gelen senaryoları ileri sürenler, milletvekillerinin tamamını darp eden tutum sergilediler” diyen Kışanak; Ahmet Türk’e yapılan saldırı ile ilgili ise; ” Türk'e yönelik saldırı bu işin ne kadar pervasız noktaya vardığının son göstergesidir. Halkın sloganları, beklentileri, duruşu Sayın Öcalan'ın dahil edilmediği bir süreçten Kürt sorununa çözüm çıkmayacağını göstermiştir. Milyonlarca insan Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü istemiş, Kürt Halk Önderi tanımlamasını güçlü şekilde ortaya koymuştur” dedi.

“NEWROZ’UN MESAJLARI ÇARPITILMAYA ÇALIŞILIYOR”

“Halkımız kendi özgür geleceğini kurmak iradesini ortaya koymuştur” diyen DTK Eş Başkanı Ahmet Türk;  “Yıllardan beri iktidarların Kürt halkının taleplerini görmezlikten gelerek, sorunu farklı mecralara taşımaya yönelik politikalar ürettiğini biliyoruz. Newroz'un mesajları çarpıtılmaya çalışılıyor. Oysa halkın mesajları açıktır. Kürt halkı muhataplarını belirlemiştir ve bu muhataplarla çözmek konusunda açık mesaj vermiştir. Farklı projeleri basına sunarak, bu sorunu ertelemeye ve çözümsüzlüğe götürmek isteyen bir süreçle karşı karşıyayız” dedi.

ZİHNİYETTEN ŞİKÂYETÇİ OLACAĞIM

Bir basın mensubunun, “şikâyetçi olacak mısınız?” sorusuna ise Ahmet Türk; “Benim derdim o polis değil, o polisi bana, bize karşı yöneltendedir. Bu yüzden o yöneticilerden şikayetçi olacağım, zihniyetten şikâyetçi olacağım.” şeklinde yanıt verdi.

“YA İRADEMİZ TANINACAKSINIZ YA DA SİZİN İRADENİZİ TANIMAYACAĞIZ”

'Evet birlikte yaşamak istiyorum ama sen beni tutuklarsan sen beni öldürürken, en haklı ve meşru taleplerime gayrimeşrulaştırıcı yaklaşım gösterirsen, ben böyle birlikteliği, kardeşliği de istemiyorum' demiştir. Ayrıca 'beni kabul edeceksen değerlerimle ve irademle kabul et demiştir” diyen DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk; devamında ise; “Kürt halkı bugün alanlarda kendi çocuklarına sahip çıktı, kimliksiz ve statüsüz yaşamak istemediğini, özgürlükte ısrar ettiğini bizlere göstermiştir.”

BURADA KARAR VERMESİ GEREKEN İKTİDARDIR

 Newroz ile birlikte ara çözümler veya ara formüller bitmiştir. Halkın direnişi bizlere çözümü dayatıyor. Ya anlamlı bir müzakere süreci başlatılarak eşitlik ve özgürlük temelinde çözümlenecektir  ya da şiddet zemininde tutularak daha da derinleşerek aynı zihniyetle devam edecektir. Burada karar vermesi gereken iktidarın kendisidir. Biz bu konuda gereken özveriyi, çabayı gösterdik. Bundan sonra tüm sorumluluk AKP iktidarına aittir. Muhataplar bellidir.” şeklinde konuştu.

“BİZİM TERİPLEDİĞİMİZ 127, AMA GERÇEKLEŞEN 139”

“Bizim tertiplediğimiz Newroz etkinlikleri sayısı 127 idi halk, hesaplamalara göre 139 yerde Newroz’u kutladı” diyen BDP EŞ Genel Başkanı Selahattin Demirtaş; tutuklamalara da değinerek şunları söyledi: “Hükümetin Newroz yasağına karşına direnen halkımızı kutluyoruz. Ancak bayramını kutlamak isteyen kitleye müdahalede yaklaşık 700 kişi gözaltına alındı ve bazıları da tutuklandı. Tabii 500’e yakın vatandaşımız da polisin müdahalesi sonucu yaralandı.”

DÜNYANIN NERESİNDE OLSA; MİLYONLARCA İNSAN AYAKLANSA HÜKÜMET KULAK ARDI ETMEZ

“Yaptığımız hesaplamalara göre iki milyondan fazla insan Newroz kutlamalarına katıldı. Bu rakam dünyanın neresinde olsa; o ülkenin hükümeti, başbakanı bunları kulak ardı etmezdi. Ama Türkiye’de durum böyle gerçekleşiyorsa; bu yasakçı zihniyetin, aldırmazlığın ne kadar yerleştiğini bizlere gösteriyor” diyen Demirtaş devamında ise şunları kaydetti: “ canlı yayınlanan bir grup toplantısında bakın şimdi Cudi’de çatışma var diyen zihniyet diyen zihniyet bize şunu da söylüyor; bakın insan öldürüyoruz ve daha da öldüreceğiz demektir”

AKP’Yİ TEMSİLEN GELEN BİR BAKANLA GÖRÜŞTÜK

Basın mensuplarının, “sizin Newroz’dan önce AKP’li bir bakan ile görüştüğünüze dair bilgiler sızdı basına bununla ilgili ne söylüyorsunuz?”  sorusuna ise: “ Evet. İsmini alenen ifade etmeye gerek yok ama bizler, BDP olarak ben ve Eş Başkanımız Sayın Gültan Kışanak; AKP’yi temsilen gelen bir bakan ile konuştuk, müzakere yaptık. Ama Newroz’dan önce yapılan ve amacı sağduyuyu oluşturmak olan bu görüşmeden pek umut alamadığımızı söylememize gerek yok sanırım. Çünkü hükümetin polisinin uyguladığı despotluk; ‘biz Kürt sorununu çözdük’ demelerinden ötürü gelen bir durumdur.” şeklinde yanıt verdi.  

BASIN MENSUPLARINA DOKUNULMASIN

Bir basın mensubunun gösterilerde ve eylemlerde; “bizler polislerin ve göstericilerin arasında kalıyoruz” şeklindeki haklı isyanına cevap veren Selahattin Demirtaş; “Evet, polisin biber gazına hiçbir basın mensubu arkadaşımızın maruz kalmasını istemediğimiz şekilde, halkımızın da sadece işini yapan emekçi basın mensuplarına karşı iyi davranmasını gerektiğini düşünüyorum” şeklinde yanıt verdi.

Lezgin Gözen / HABER DİYARBAKIR

Diğer Haberler