Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Demirtaş: Tüm komisyon çalışmalarımızı askıya aldık

Demirtaş: Tüm komisyon çalışmalarımızı askıya aldık

10 Kasım 2012 Cumartesi 14:01
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 2. Genel Kurulu’nda konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, açlık grevlerinde kritik sürecin geçildiğini ve ölümlerin eşiğine gelindiğini belirtti.

Bugünden itibaren anayasa uzlaşma komisyonu dahil olmak üzere tüm çalışmalarını askıya aldıklarını duyuran Demirtaş, ”Açlık grevi bitene kadar tüm çalışmalarımızı askıya alıyoruz. Genel kurulda arkadaşlarımız böyle tavır alacak. Onun dışında tavrımız bu. Kritik aşamaya geldiğimiz süreçte siyasi görüşmelerimizi, mitinglerimizi, cezaevlerine yürüyüşlerimiz olacak. Unutulmasın ki bu açlık grevini başlatan AKP’nin tavrıdır. Bitirecek olan halkın sahiplenmesi ve direnişi olacak” dedi.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, HDK 2. Genel Kurulu’nda “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganlarıyla kürsüye çıktı. Bu kongreyle çok kritik eşiğin aşılmış olduğunu belirten Demirtaş, “HDK’nin ilk günlerinde geçmiş deneyimlerin olumsuz izleriyle umutsuzluk olsada emek ve çabayla potansiyeli örgüte dönüştürmeyi başardı arkadaşlarımız. Çünkü artık Türkiye’de HDK’li olmak diye bir kimlik var. Direnerek ezilenlerin sesi olduğunu ispatlayarak, kendi öz gücüyle kendini var etmiş demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir aktörü olarak artık HDK var olmuştur. Bu mücadelede bedel ödeyen, uzun yıllardır böylesi bir platformu var etmeye çalışan her yoldaşımıza minnet ve saygılarımı belirtmek istiyorum. İyi ki Türkiye halklarının umudunu yarattınız” dedi.

“Biz buradayken içeride arkadaşlarımızın yaşamını yitirme trajedisiyle karşı karşıyayız. O nedenle açlık grevin gündemleştirmemiz anlamlı ve sonuç alıcıdır” diyen Demirtaş şunları belirtti: “Direnişçi arkadaşlarımızın tavrı talepleri ilk defa veya bu eylem biçimiyle ilk defa dile getirilmiyor. Kürtler ve dostları bu meşru talepleri yıllardır dile getiriyor ve mücadele yürütüyor. Siyasi soykırım operasyonlarına rağmen içeride teslim olmayacaklarını, bırakın siyaset dışı kalmayı, nasıl müdahale edeceklerini, nasıl siyasetçi ve devrimci olacaklarını, Ortadoğu’daki bu duruma müdahale etmede önemli bir tutum olmuştur. Talepleri bir yana devrimcilerin, kendi öz gücüne dayananların, teslim olunmayacağını ispatlayan, KCK operasyonlarının doğru olduğunu dile getiren stratejistlere atılan tokattır. Sizin bu faşizan zihniyetinizi direnenler teslim almıştır. Bu nedenle arkadaşlarımızın siyaset dışı bırakılması, içeride sorgusuz sualsiz tutsanız da kendimiz için değil yatak yorgan görüş hakkı için değil. Halklarımız için ölüme yatacağız tavrıdır bu. Hükümetin içine sindiremediği mesaj budur aslında. Bu direnişle şu açığa çıkmıştır. İlk operasyon tarihinden bu yana geniş kapsamlı bir konseptle sonuç alınmaya çalışılıyor. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, fezlekeler, sokakta işkenceler, en sıradan yürüyüşlere saldırmalar, sokakları işkencehaneye çevirmek, uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin Suriye’yle savaşmak için istihbarat kırıntısı için yalvarmalar, heron için Amerika’da yalvarmalar, Roboski’ye rağmen sessiz kalınmak, emekçilerin haklarını peşkeş çekmek konseptin parçasıydı. İçeride ve dışarıda yürütülen mücadeleyle bu konsept çürütülmüş ve işlemez hale getirilmiştir.”

AKP’yi çılgına çevirenin de bu olduğuna dikkat çeken Demirtaş, “Güvendikleri konsepti, bütün bu zulme karşı boyun eğmeyen gücün tasfiyesinin kesin olduğunu ilan etmek üzereyken, aradan geçen üç yıla rağmen her sahada kendi gösteriyor olması, Newrozlarda, 1 Mayıslarda mitinglerde yaşamın tüm alanında güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor olmasıdır. Cezaevi direnişine böyle yaklaşıyorlar. Cezaevleri müdahale etti. Uzayamaz dedi. Tecridin başladığı tarihten bu yana bin 30 insan hayatını kaybetti. Direnişçi arkadaşımız binden fazla insan öldü dedi. Biz bu savaşı durduracağız. Ölümleri durduracağız. Birkaç yüz kişi ölebiliriz içeride. Dışarıda binler öleceğine son ölen insanlar biz olacağız diyor. Müzekare başlamadan tecrit bitmeden Kürtlerin ana sütü gibi helal anadili hakkı alınmadan geri durmayacağız” diye konuştu.

KRİTİK SÜREÇ AŞILDI ÖLÜMLERİN EŞİĞİNDEYİZ

Erdoğan’ın “kebap şov” ciddiyetsizliğine dikkat çeken Demirtaş, “İnsanlar ciddi bir direniş sergiliyor. Ama hükümet itibarsızlaştırma, psikolojik savaş yürüterek, bu meseleye yaklaştığı için 60. güne geldik. Halen somut gelişme olmamışsa bu ciddiyetsizliği ortaya koyarak, itibarsızlaştırıp gözden düşürmeye çalışarak açlık grevini bitireceğini sanan hükümet yündendir. Kritik süreç aşıldı. Artık binlerce grevci yaşamını yitirmeyle karşı karşıya. Biz cezaevinden tabut çıkmasına izin vermeyeceğiz dedik. Onlar ne kadar kararlıysa biz de ölümler olmaması için kararlıyız. Somut taleplerin pratiğe geçmesini istiyoruz. Var olan kanun uygulansın diye bilerce insan ölüme yatıyor. Kabul etmeyeceğimiz gerici yasalar nedeniyle binlerce insan hükümet mesaj vermek için bedeninin ölüme yatırıyor” dedi.

Savcı ve hakimlerin tecritle ilgili suçun işlenmesine izin verdiğini vurgulayan Demirtaş, “Bunun nasıl büyük felaketlere yol açtığı için içerdeki insanlar bunu yapıyor. Buna müdahale ediyor. Yaptığımız budur. Bunu anlamak zor olmasa gerek. Çocukların attığı slogana ceza isteyen savcılara şunu soruyorum. Başbakan avukat görüşü şöyle dursun diyene ses çıkarmıyorsun. Kahraman savcılar gıkınız çıkmadı. Bu kadarsınız işte. Sadece vekillerle ilgili 750 fezleke hazırladınız üşenmeden. Bu kahraman savcılara soruyorum. Tek bir kelime anadille savunma yapmak için yapmadıkları kalmadı. Siz sessiz kalacaksınız diye biz de mi susalım. Haklar var. Yasa var. Lozan ile belirlenen haklar var uygulanmıyor. Mahkeme sizi tanımıyor. Gerekeni yapıyor. Üç grup bu hukuksuzluklara göz yumuyor. Ne yapılacak? Halkların istinasız kabul edilmeme durumu olmayan direnme hakkı var. Karşınızda zulüm var, kanuni haklarınız çiğneniyor, devlet ve yargı göz yumuyorsa her türlü imkanla direnme hakkınız var. İşte halklarımız bu direnme hakkını kullanıyor” diye belirtti.

SAVCI, HAKİM, DEVLET HALKIN DEĞİL

Savcıların Roboski katliamına sessiz kaldığını ifade eden Demirtaş, “Hükümeti geçtim. Onlar faildir. Sen ki bir pankart açtı diye yaka paça döverek, kameralar önünde işkence yapılan öğrenciler için kahraman kedisin. Neden Roboski’de süt dökmüş kedisin. Savcı halkın savcısı değil, hakim halkın hakimi değil, mahkeme halkın mahkemesi değil devlet halkın devleti hükümet halkın hükümeti değil. 60 gündür anlatmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarımızın talepleri bizim taleplerimizdir. Gerçekleşecek ölüm ağır olacak. Onu önlemeye çalışıyoruz. Taleplerin meşruiyetini ve haklılığını göz ardı etmeyerek önlemeye çalışıyoruz. Görüşme yapmadığımız olmadı. Ondan fazla görüşmede çözüm aradık. Miting yaptık, mecliste konuştuk, televizyonlara çıktık, imza topladık, her yerde haykırdık. İmkanlarımızı sonuna kadar kullandık. Öyle bir noktadayız ki arkadaşlarımızın hayatı başbakanın programına bağlı. AKP böyle bakıyor. Efendim falan imza bekliyormuş. İmza bekler de canlar bekler mi? Nasıl bu kadar lakayıt davranılıyor. BDP’nin, bloğun tavrı iyi anlaşılmalı. Grubumuzun tavrı iyi anlaşılmalı. Sürece müdahaledir. Arkadaşlarımız için, ölümleri durdurmak için çalışıyoruz. Biri ölecekse biz öleceğiz. Bize verdiğiniz oylarla bizim için direnin dediniz. O halde siz ölümüne direniyorsanız biz de ölümüne direneceğiz. Bu yetkinin asıl sahipleri böyle direniyorsa vekil olanlar daha fazla direnmeli. Devraldığımız vekaletin gereği bu. 60. güne giren arkadaşlarımız tekrar gözden geçirsinler. Ölünecekse biz öleceğiz. Sizin kadar ısrarlı ve kararlıyız. Bizim için pasif direniş değil, aynı zamanda siyasi faaliyetlerimizi de sürdüreceğiz. Dilimiz döndüğünce ve nefesimiz yettiğince. Sonuç almazsak çok insan ölecek. Hükümet ölümler için kararlı. Artık yeter demezsek, her tavrımızda göremezlerse ölümleri durduramayız diye kaygılıyız” dedi.

TÜM KOMİSYONLARDAKİ ÇALIŞMALARIMIZI ASKIYA ALDIK

“Bugünden itibaren anayasa uzlaşma komisyonu dahil olmak üzere tüm çalışmalarımızı durduruyoruz. Açlık grevi bitene kadar tüm çalışmalarımızı askıya alıyoruz” diyen Demirtaş, şunları söyledi: “Genel kurulda arkadaşlarımız böyle tavır alacak. Onun dışında tavrımız bu. Kritik aşamaya geldiğimiz süreçte siyasi görüşmelerimizi, mitinglerimizi, cezaevlerine yürüyüşlerimiz olacak. Akşama kadar oturma eylemi olacak. Oradaki arkadaşlarımıza yanınızdayız diyeceğiz. Hafta boyunca eylemlerimiz sürecek. Unutulmasın ki bu açlık grevini başlatan AKP’nin tavrıdır. Bitirecek olan halkın sahiplenmesi ve direnişi olacak. Yarın ev ve işyerlerimizin ışığını hayatlar kararmasın diye karartacağız. Bir mum yakıp balkonumuza ve penceremize bırakacağız. Daha büyük serhildana imza atarsak başarırız. Hükümete değil halka ve emekçilere güveniyoruz. Bu kararlılıkla güçlü bir sonuç alacağımızı düşünüyoruz.”

Diğer Haberler