Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Dertlere deva Medresetü’z-Zehra’dır

Dertlere deva Medresetü'z-Zehra'dır

14 Ekim 2012 Pazar 07:28
Van’da düzenlenen Said Nursi Felsefesi, Medresetüzzehra Sempozyumu devam ediyor.

Cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı Medresetü'z-Zehra

Said Nursi Felsefesi, Medresetüzzehra Sempozyumu'nda konuşan Mela Feyzi Güzelsoy, Üstad'ın Medresetüzzehra'yı kurmak istemedeki amacının 3 hastalık olan; cehalet, zaruret ve ihtilafın ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.

Mele Feyzi Güzelsoy, Medresetüzzehra’nın bölge ile ne kadar alakalı olduğuna ve Üstad’ın medreseyi niçin tesis etmek istediğine değinerek Saidi Kurdî’nin bu memleketin evladı olduğunu ve bu yüzden memleketin içindeki hastalıkları çok iyi bildiğini belirtti.

Cehalete Karşı İlimle Savaşılır

Üstad'ın 3 mühim meseleyi ortaya koyduğunu söyleyen Güzelsoy; "Bunlar; cehalet, zaruret ve ihtilaftır. Üstad bu 3 hastalığa derman aramıştır. İşte bu dermanları cemeden Medresetüzzehra’yı uygun görmüştür. Onun için yarım asır boyunca çabalamıştır. Fakat ilahi kader maddi Medresetüzzehra yerine manevi Medresetüzzehra`yı O’na nasip etmiştir. Kürre-i arz O'nun için Medresetüzzehra haline gelmiş. 3 hastalığı tespit ettikten sonra medresenin tesisine çalışmıştır. Elbette cehalete karşı ilimle savaşılır. Eski asırda savaş maddi kılıçlaydı. Şimdi teknoloji konuşuyor. Üstad 100 sene evvel bu medreselerde bu dehayı nasıl keşfetmiştir. İşte vicdanın ziyası ulûm-u diniyedir. Aklın nuru fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder. Onun için Medresetüzzehra’da hem ulum-u diniye hem de fünun-u medeniyeyi mezcederek inşa etmek istemiştir. Ayrıca ihtilaf da var. İhtilaf cehalettendir. Onun için ilim erbabı, muhabbet erbabı, sanat erbabı olan bir milletin içerisinde ittihat, birlik ve beraberlik de sağlanır. Demek Medresetüzzehra bir nimettir."

Arapça, Kürtçe, Türkçe

 Üstad’ın hayalini kurduğu medresenin içeriğinde Arapça, Kürtçe ve Türkçe dillerinin olduğunu söyleyen Güzelsoy anadilde eğitimin önemine değinerek, "Üstad 3 dil önermiştir. Arapça, Kürtçe ve Türkçe. Yani hem mekan itibariyle hem din itibariyle bu bölge ile ciddi alakadar olan bir hadise görülüyor. Üstad niçin bu memlekete bu hizmeti yapmak istemiştir? ‘Önce yakın akrabalarını uyar’ ayetiyle hareket etmiştir. Elbette Üstad’ın milletinin Üstad’ın üzerine hakları düşer. Sıla-i rahmi bina etmiştir. Bu yüzden hizmet etmek istemiştir. Kürt olsun Türk olsun, Arap olsun, Çerkez olsun herkes kendi anadiliyle eğitim görecek ilkokulunda. Kur’an bunu kati bir surette söylüyor. Allah bütün peygamberleri, gönderdiği toplumun diliyle göndermiştir. Bunlar Allah’ın hukukudur" dedi.

Bir Çocuğa Başka Bir Dil Öğretilirse Zihni Çatallaşır

Güzelsoy, "Eğer bir çocuğa başka bir dili, küçük iken ona öğretmeye çalışırsan onun zihni çatallaşır. Bir taraftan manalarla uğraşır, bir tarafta kelimeleri bulmaya çalışır. Annenin dili tabii olduğundan elfaz, davet etmeksizin o çocuğun zihnine geliyor. Alışveriş yalnız manayla kaldığında zihin çatallaşmaz. Fakat annesinin dili ile değil başka bir dil ile olduğu zaman; aynı bir profesör gibi bir taraftan manayı düşünecek, diğer taraftan elfazları bulmaya çalışacak. Annesinin dilini terk ettikten sonra diğerini de öğrenemiyor." şeklinde konuştu.

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları