Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
”Devletin, vatandaşların mensubiyetlerini kendine göre tanımlama hakkı yoktur”

"Devletin, vatandaşların mensubiyetlerini kendine göre tanımlama hakkı yoktur"

12 Temmuz 2012 Perşembe 17:12
Mazlumder Genel Merkezi, devlet yetkililerinin Alevilik ile ilgili yaptığı açıklamalara tepkisini dile getirdi.

AKP Hükümeti’nin, halkı inançları ve kültürleri bağlamında tanımlamayarak onları inançlarını, kültürlerini nerede ve nasıl ifade edecekleri noktasında zorlamaya hakkının olmadığını vurgulayan Mazlumder, bunun açık bir insan hakkı ihlali olduğunun altını çizdi.

Mazlumder Genel Merkezi yaptığı yazılı açıklama ile devlet yetkililerinin Alevilik ile ilgili yaptığı açıklamalara tepkisini dile getirdi.

Mazlumder, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in, Meclis içinde bir Cemevi açılması talebini Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Alevilik İslam içinde bir oluşumdur, ayrı bir din değildir” bağlamındaki görüşünü referans göstererek reddetmesi üzerine başlayan tartışmalara ilişkin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın, Aleviliğin ayrı bir din olmadığı, İslam’ın bir mezhebi olduğu, ibadet yerinin de cami olduğu şeklinde yaptığı açıklamaları eleştirdi.

Mazlumder, “Aleviliğin ayrı bir din, mezhep, kültür olup olmadığı, konunun ilgilileri tarafından çeşitli ve lehçeleri ile tartışılabilecek teolojik/sosyolojik bir tartışma konusu iken, vatandaşlarına aralarında ayrım gözetmeksizin düşünce, ifade, örgütlenme, eğitim, inanç ve ibadet gibi temel insan haklarının gerektirdiği koşulları sağlamakla mükellef olan devletin, vatandaşların dini, kültürel, sosyolojik mensubiyetlerini kendine göre tanımlama, sınıflandırma, gereklerini tayin ve takdir etme hakkı yoktur” ifadesini kullandı.

Mazlumder açıklamasında, “Devlet, DİB ve MEB vasıtaları ile her türlü dini faaliyeti tekeline ve kontrolüne alarak ülkenin kahir ekseriyetine kendi münasip gördüğü dini yaşayışı dayatırken, kendilerini DİB’in üzerine bina edildiği İslam’ın Sünni yorumu dışında tanımlayan kesimleri de kendi stratejik vizyonu ve çerçevesinde şekillendirmeye çalışmaktadır” dedi.

AKP Hükümeti’nin, vatandaşları inançları ve kültürleri bağlamında tanımlamayarak onları inançlarını, kültürlerini nerede ve nasıl ifade edecekleri noktasında zorlamaya hakkının olmadığını vurgulayan Mazlumder, bunun açık bir insan hakkı ihlali olduğunun altını çizdi.

Mazlumder, “On yılı aşkın bir süredir özelde Alevi sorunları genelde ise din ve vicdan hürriyetleri bağlamında, haklara göre devleti yeniden yapılandırmak yerine devlete göre hak taleplerini şekillendirmeye çalışan politikalarının toplumsal talepleri karşılamaktan ve hakkaniyetten çok uzak olduğunu hatırlatırız” dedi.

Mazlumder, çeşitli platformlarda din ve vicdan hürriyetleri bağlamında dile getirdiği tespit ve önerilerden Alevilik ile ilgili olan hususları hükümete ve yeni anayasa çalışmalarına ışık tutması bakımından şöyle belirtti:

-Alevilerin talepleri, evrensel hukuk, insan hakları ve din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alan belge ve sözleşmelerde yer alan ilkeler çerçevesinde ele alınmalıdır.

-Diyanet İşleri Başkanlığı bu yapısı ile işlevini sürdürecekse lağvedilmelidir/kapatılmalıdır. Dini hizmetlerin koordinasyonu devletten bağımsız ve adil temsil ilkeleri ile oluşturulmuş özerk kurumlarca yapılabilir.

-Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlıklarla Birtakım Unvanların Men Ve İlgasına Dair Kanun kaldırılarak Cem evlerine yasal statü sağlanmalıdır.

-Çeşitli kanunlarda geçen cami ve kilise gibi tanımlamalar yerine “ibadethaneler” kavramı getirilerek Cemevleri önündeki haksız engeller kaldırılmalıdır.

-Zorunlu din derslerinde Alevilik lehine yapılan değişiklikler bu dersten kaynaklanan insan hakları ihlallerini ortadan kaldırmamaktadır. Seçmeli hale getirilen Din Kültürü derslerinin Alevilik ve aleviler içinde herhangi bir ayrımcılığa neden olmasına fırsat vermeden uygulanabileceği şartlar tesis edilmelidir.

Diğer Haberler