Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Dicle Üniversitesi’de Cemaat Kadrolaşması

Dicle Üniversitesi'de Cemaat Kadrolaşması

16 Mayıs 2012 Çarşamba 09:31
Dicle Üniversitesi'nde yaşanan cemaat kadrolaşması sonucu uzaklaştırılan öğretim üyeleri yaptıkları ortak basın açıklamasında uygulamayı protesto ettiler.

Dicle Üniversitesi'nde yaşanan cemaat kadrolaşması sonucu uzaklaştırılan öğretim üyeleri yaptıkları ortak basın açıklamasında uygulamayı protesto ettiler. Açıklamada, Cemaat dışında hiç kimsenin Dicle Üniversitesi'ne öğretim üyesi olarak girebilmesine Rektör Ayşe Jale Saraç tarafından izin verilmediği belirtildi.

Dicle Üniversitesi'ndeki kadrolaşma sonucu uzaklatırılan öğretim üyeleri adına açıklama yapan Doç. Dr. Ferruh Akay, Diyarbakır Tıp Fakültesi'nin Türkiye'nin ülkemizin sayılı köklü fakültelerinden biri olmasına rağmen 2008-2012 yılları arasında oldukça sıkıntılı bir dönem geçirdiğini söyledi.

Ayşegül Jale Saraç'ın, rektörlük seçimleri öncesi demokratik söylem ve vaatlere karşılık üniversitede bir pervasızlık dönemine tanık olduklarını belirten Akay, yeni öğretim üyesi alımları bilimsel liyakat ve objektif kriterler baz alınarak değil, tamamen ideolojik ölçütlere göre belirlendiğini savundu.

"Sayın Prof. Dr. Ayşe Jale Saraç rektörlük döneminin başından itibaren birkaç cemaat dışında hiç kimsenin Dicle Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak girebilmesine izin vermedi. Dahası mevcut kadrolarda bulunan ve yeni yönetimle farklı fikirlere sahip öğretim üyeleri yapılan çeşitli baskılarla üniversiteden uzaklaştırılmaya çalışıldı'' diyen Akay, rektörlük sürecinde çoğunluğu bölgeden olmak üzere çok sayıda öğretim üyesinin yapılan baskılara dayanamayarak ya istifa ettiğini ya da başka üniversitelere gitmek zorunda bırakıldığını söyledi.

Tıp fakültesinde öğretim üyesi olup sağlık bakanlığı mevzuatı gereği var olan mecburi hizmet yükümlülüklerini yerine getirmek üzere geçici olarak üniversiteden ayrılan öğretim üyelerinin geri dönüşlerinin bile engellendiğini, dahası bu öğretim üyelerinin bir kısmının yurt dışı görevlendirmeleri nedeniyle kendi üniversitelerinde mecburi hizmet yükümlülüklerinin de olduğunu kaydeden Akay, birçok kez Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleriyle birlikte bu konunun basın açıklamalarıyla halka, politikacılara ve basın mensuplarına anlatılmaya çalışıldığını ifade etti.

'Dicle Üniversitesindeki mevcut yönetimin bir cemaatler koalisyonu haline geldiğini belirten Akay şunları söyledi: "Sayın Rektör, üniversitemiz Tıp Fakültesinden bilim insanlarının ayrılmasında Diyarbakır’ da terör ortamının sorumlu olduğunu belirtmiştir. Halbuki Diyarbakır 90'lı yıllarda faili meçhul cinayetler ve ağır bir terör ortamına tanık olmuş, ancak hiçbir öğretim üyesi bu nedenle görevinden istifa etmemiştir. Rektör hanımın bahsettiği terör olsa olsa kendi yönetiminin üniversitede yarattığı terördür. Aynı açıklamada terör yüzünden kimsenin gelmek istemediği dediği üniversitenin öğretim elemanı sayısını son 4 yılda 500 civarında artırdıklarını beyan etmiştir. Ne yazıktır ki bu öğretim üyelerinin nerdeyse tümünü belli cemaatteki kişiler oluşturmuştur. Bu kadrolaşmanın en yoğun yaşandığı fakülte de Tıp Fakültesi olmuştur.''

Akay, geçen hafta Dicle üniversitesiyle Prof. Dr. Saraç'ın açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, şöyle dedi: ''Tamamen hayal mahsulü olarak yaşananları Diyarbakır’da terör olaylarına bağlaması düştüğü acizliği yansıtmaktadır. Bu değerlendirme Dicle üniversitesini tercih edecek öğrenci ve ailelerin karar verme süreçlerini olumsuz yönde etkileyecektir. Üniversitenin tepe yöneticisinin bu kadar olumsuz bir şekilde değerlendirme yapması ciddi bir talihsizlik olmuştur, bizleri ve tüm Diyarbakır’lıları derinden üzmüştür. Bunu kamuoyuna siz basın mensupları aracılığıyla paylaşmayı önemli bir görev olarak kabul ettik. Üniversitenin şehirle bütünleşmiş, bilim üreterek insanlara katkı sağlayan, insanların gönül rahatlığıyla başvurdukları ve siyasetin uzağında bir konuma gelmesini ümit ediyoruz, Şu anda olduğu gibi yönetilmesi, hak etmediği olumsuz haberlerle gündeme gelmesi bizleri çok üzmektedir. Bu nedenle Üniversiteden ayrılmış olan Tıp Fakültesi eski öğretim üyeleri olarak üniversiteye yeniden dönünceye kadar Diyarbakır’daki Özel ve devlet hastanelerinde halkımıza hizmet etmeye devam edeceğimizi belirtiriz.''

ANF

Diğer Haberler