Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Dicle Üniversitesi’nde ”Arap Baharı” Tartışıldı

Dicle Üniversitesi'nde "Arap Baharı" Tartışıldı

29 Mart 2012 Perşembe 21:03
Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler ve Siyaset Topluluğu Kulübü'nün düzenlediği "Arap Baharı, Devrim, İsyan ve İç Karışıklık" konulu panel, yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler ve Siyaset Topluluğu Kulübü "Arap Baharı, Devrim, İsyan ve İç Karışıklık" konulu panel düzenledi. Dicle Üniversitesi kongre merkezinde gerçekleştirilen panele, Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç'ın yanı sıra Vali Vekili Cemal Hüsnü Kansız, rektör yardımcıları Prof. Dr. Aslan Bilici, Prof. Dr. Mustafa Arıca, Genel Sekreter Prof. Dr. Sabri Eyigün, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

Moderatörlüğünü İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof Dr İbrahim Yıldırım'ın üstlendiği panelde, Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış İlişkiler Araştırmacısı Prof Dr Muhittin Ataman "Arap Baharı, Yeni Ortadoğu Sistemi ve Türkiye", Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Orsam Danışma'dan Doç Dr Veysel Ayhan "Suriye'de Arap Baharı: İsyan, Dış Müdahale ve Esad Rejiminin Tepkisi",Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'nden Yrd Doç Dr Bayram Sınkaya da "Arap Baharı: İran'ın Ulusal ve Bölgesel Politikasına Etkisi" konularında söz aldılar.

Suriye'de Homojen Bir Yapı Yok
Konuyu uluslararası ilişkilerde farklı bir bakış açısıyla değerlendiren Prof Dr Muhittin Ataman, Suriye'nin ulusal aktörler itibariyle siyasal, sosyal, ekonomik tahlilini yaptı. Kendi araştırmaları çerçevesinde Suriye'nin heterojen bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Ataman, burada 58-60 civarında suni Arabın bulunduğunu bunların da kendi içerisinde farklılıklar gösterdiğini, homojen bir yapı arz etmediğini belirtti. Kabile bağlarının yüksek olduğuna ve ideolojik farklılıkların derin olduğuna dikkat çeken Ataman, Suni olmayan Arapların %12,13 civarında olduğunu, 25 milyonluk bir ülkede iki buçuk milyon civarındaki suni olmayan Arapların, yönetimi elinde tuttuğunun altını çizdi.

Dürzilerin, Hıristiyanların, Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin birlikte yaşadığı ülkenin şu anda karmaşık bir yapı içerisine girdiğini ama bu yapının aynı zamanda yasal otoriteyi de etkilediğini söyleyen Ataman, "Bu toplumlar, her birisi uzun yıllar orada çok önemli roller üstlenmişler ve her birisi kendisini bir Suriyeli olarak tanımlıyor. Mücadele, artık yerel değil, Şam merkezli bir mücadeleye dönüştü. Türkiye açısından olayları değerlendirmek gerekirse, Türkiye artık Hafız Esad ile birlikte bir dış politika yürütmek istemiyor." dedi.

Suriye konusuna değinirken, Suriye'nin toplumsal ve siyasal yapısı, siyasal ve tarihsel gelişimi ve bugünkü isyan hareketinin geldiği evrelere değineceğini belirten Doç. Dr. Veysel Ayhan, bir ülkeyi çalışmaya başlarken, ilk etapta o ülkenin toplumsal yapısı üzerinden başlamanın, içsel dinamikler, ulusal aktörler üzerinden hareket etmenin, o ülkeyi anlamada birinci derecede öneme sahip olduğunu belirtti.

Suriye'yi incelerken, Suriye'nin toplumsal yapısını değerlendirmede yarar olduğunu kaydeden Ayhan, tarih boyunca farklı medeniyetlerin burada bir imparatorluk, bir medeniyet veya bir yönetim kurmasının, bugünkü Suriye toplumunun oluşmasında birincil derecede rol oynadığını anlattı. Suriye'deki her toplumsal yapının tarihsel bir kökeni olduğunu vurgulayan Ayhan, "Bugünkü Suriye'de nüfusun %58 ve 60'ını Sünni Araplar oluşturur. Ama bunlar kendi içerisinde farklılık arz eder. İdeolojik olarak da Sünni Araplar arasında bir bölüşme, ayrışma vardır." dedi.

Konuşmaların ardından, öğrencilerin de sorularıyla renklendirdiği panel sonunda, Rektör Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, katılımcılara katılımlarından dolayı teşekkür ederek, hediye takdiminde bulundu. (Osman İçli - İLKHA)

Diğer Haberler