Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Diğer ülkelerde ”hata” yapan bedel ödüyor

Diğer ülkelerde "hata" yapan bedel ödüyor

23 Mayıs 2012 Çarşamba 09:29
Demokratik bir ülkede, yürütmenin başı 34 can alan bir katliamdan sonra bu soruları cevapsız bırakamaz.

- ERDOĞAN, Uludere operasyonundan önceden haberi olmadığını açıkladı. Peki, haberi olan kimdi? Emri kim verdi?

- “HATAMIZ oldu” diyen Erdoğan, beş aydır bu hatanın sorumlularına karşı ne yaptı? Hataya yol açan sistemde ne değiştirdi?

- 34 ölümü “Yüksekten görmek imkânsız. TSK, Ahmet mi Mehmet mi bilemez ki” diye açıklamak, hatayı haklı göstermek değil midir?

- “ÖZRÜ, tazminatı açıkladık” diyen Erdoğan’ın vicdanı hiç mi sızlamadı? “Tazminat değil, açıklama isteriz” diyen Uludereli analardan ne zaman özür diledi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin soruları üzerine 34 kişinin yaşamını yitirdiği Uludere katliamı ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Tuzağa düşüldüğü yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Bizim silahlı kuvvetlerimiz bu görevi samimi bir şekilde yapmıştır. Hata da olabilir. Hatayı da açıkladık, özrü de açıkladık. Tazminatı da açıkladılar. Ama birileri istismar ediyor. Bir hatanın olduğunu, hatamızın olduğunu söyledik. Allah aşkına tazminatsa tazminat. Bizim resmî tazminatımız ötesinde yaptık. İlla terör örgütünün istediğini mi söyleyeceğiz. Kusura bakmasınlar.”

“Görüntüleri bizzat izledim”

Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz yetkiyi vermişiz TSK bunu kullanmış. Biz TSK’mıza, polisimize güvenmiyorsak terörle mücadeleyi kiminle yapacağız? Hantepe, Gediktepe olayında Doçkalar katırlar sırtında taşınırken medyamız niye onlar vurulmadı, uçaklarımız, helikopterlerimiz neredeydi niye sordu. Orada katırı da vardı, yürüyen insanlar da vardı.

Ben izlediğim CD’de bir hareket gördüm. Bizzat izledim. Bir konvoy gidiyor. 30-40 kişi var. O yüksekten görebilmek mümkün değil. Gözcülerimizin, (Heronlar) vermiş olduğu CD. Silahlı Kuvvetlerimiz de gerekli adımı atmıştır. Bu bölge terör bölgesidir. Halkın, sivilin oturduğu bir bölge değildir. Böyle bir bölgede Silahlı Kuvvetler bu Ahmet mi Mehmet mi bilemez ki?”

Erdoğan, “Size operasyondan önce mi haber verildi?” sorusuna, “Operasyonun hemen ardından haberimiz oldu. Öncesinden olmadı” diye yanıt verdi.

BDP ile arada iplik var

Başbakan Erdoğan, Kürt meselesiyle ilgili olarak da, “Biz siyasi müzakereleri yine yaparız. Muhatap BDP’dir. Şartlar ne getirir bilinmez. Kesip atmamak lazım. Arada bir iplik şöyle duruyor. Biz muhatabız diye açıklama yaptılar” diye konuştu. Erdoğan, “Oslo türü görüşme olur mu?” sorusu üzerine de şunları söyledi: “Oslo ile alakalı olarak, İmralı da umudunu kesmiş vaziyette. Onlara ‘siz hiçbir işe yaramazsınız’ diyor. ‘Hiçbir şey yapamazsınız’ diyor. Bizim de davranışlarımızın farklı bir kulvarda gideceği beklentisini ortaya koyuyor. Bütün gayretimiz, arzumuz şudur, bu problemi nasıl çözeriz. Terör örgütü silah bırakmadıkça, müzakere olmaz. Teröristlerin Türkiye’den ayrılması, dağdan indirilmesi, başka ülkeye gönderilmesi vs...”

ABD ve Fransa diktatörlük mü

Yerel seçimlerin erkene alınmayacağını belirterek, “CHP’den, MHP’den bir teklif gelirse bakarız. Gelmezse, bizim bir teklifimiz olmaz” diyen Erdoğan, AKP’nin tüzüğünün de değişmeyeceğini, üç dönemin geçerli olacağını belirtti. Erdoğan, başkanlık sistemi için de, “Başkanlık da olabilir, yarı başkanlık da... Biz tıpatıp Amerikalıların sistemini ya da Fransızların sistemini alalım demiyoruz. Amerika diktaya mı gitti, Fransa diktaya mı gitti?” diye konuştu.

Başka ülkelerde olunca sorumlular istifa ediyor

Başbakan Erdoğan, “Bir konvoy gidiyor. 30-40 kişi var. O yüksekten görebilmek mümkün değil. Böyle bir bölgede Silahlı Kuvvetler bu Ahmet mi Mehmet mi bilemez ki?” diyerek 34 kişinin öldüğü katliamın vehametini basitleştiriyor ancak başka ülkelerde benzer durumlarla karşılaşıldığında sorumlular istifa ediyor veya görevden alınıyor. İşte birkaç örnek:

- Afganistan’da 4 Eylül 2009’daki NATO hava operasyonunda 142 kişi öldü. Ölenlerin Taliban tankerlerinden mazot alıp karaborsada satan köylüler olduğu ortaya çıktı. İki ay sonra Almanya Genelkurmay Başkanı Wolfgang Schneiderhahn, olaya ilişkin bazı bilgileri Savunma Bakanı Franz Josef Jung’a aktarmadığının ortaya çıkması üzerine istifa etti. Bir gün sonra da Savunma Bakanı görevini bıraktı.

- Kolombiya Genelkurmay Başkanı Mario Montoya, Bogota’da 11 sivilin ölümü üzerine 4 Kasım 2008’de istifa etti. Kolombiya ordusunun, direnişçiler karşısındaki başarılarını şişirmek için masum sivilleri “çatışmada ölü ele geçirilen gerillalar” olarak açıkladığının ortaya çıkması üzerine Devlet Başkanı Alvaro Uribe 20 üst düzey komutanı görevden aldı.

- 2011’de, Kıbrıs’ın güneyinde bir askeri üssün mühimmat deposunda meydana gelen patlamada, 12 kişi öldü. Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı istifa etti.

- 2011’de Azerbaycan’da bir askerin cinnet geçirerek birliğindeki yedi askeri öldürmesi üzerine Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, sorumlu Bölge Komutanı General Cingiz Şefiyev’i görevden alıp, rütbesini de düşürdü.

- 2013’te Hırvatistan’da Devlet Başkanı İvo Yosipoviç, Genelkurmay Başkanı Yosip Luciç’i, 2010’da yapılan bir tatbikatta iki askerî uçağın düşme nedenini açıklığa kavuşturamaması üzerine görevden aldı.

- 2008’de Fransa’da bir tatbikat sırasında kazara gerçek kurşun kullanılması sonucu 17 asker yaralandı. Fransa Genelkurmay Başkanı Bruno Cuche suçu üstüne alarak görevinden istifa etti.

Taraf

Diğer Haberler