Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
DİKASUM’un “Çocuk Gelinler” Raporu

DİKASUM’un “Çocuk Gelinler” Raporu

03 Aralık 2012 Pazartesi 09:33
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi (DİKASUM) çocuk yaşta gelin olan 300 kadınla yüz yüze yaptığı görüşmeyi raporlaştırdı.

En önemli kadın sorunlarından biri olan “Çocuk Gelinler” konusu DİKASUM tarafından araştırılarak raporlaştırıldı. Dicle Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Oto’nun danışmanlığında, Mayıs 2012’de başlatılan araştırmayı; Psikolog Serap Çapraz, Sosyal Hizmet Uzmanı Halime Sarı Sabuncu, Sosyolog Pervin Yetiz yaptı.

Rapor DİKASUM tarafından Sümerpark 1 No’lu Toplantı Salonu’nda basınla paylaşıldı. Psikolog Serap Çapraz, çalışmanın ana grubunu alt sosyoekonomik yapıya sahip ailelerin yaşadığı Hasırlı, Aziziye, Ben u Sen, Yeniköy semtlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet verdiği çamaşır evlerinden yararlanan, erken yaşta evlendirilen kadınların oluşturduğunu söyledi. 300 kadınla bire bir ve grup halinde görüşülerek, araştırmanın “betimleyici” bir çalışma olarak planlandığını belirten Çapraz, “Bu süreci yaşamış ve önemli bölümü, gençlik dönemini geride bırakmış bu kadınların; evlilik kararının alınmasından, evliliğin sürmesine, çocuk sahibi olunmasından, kararların nasıl ve kimin tarafından alındığına, aile içi şiddetten sağlık sorunlarına kadar tüm yönleri ile ele alınmaya çalışıldı” dedi.

Saha araştırması olarak tasarlanan çalışmanın teknik araçlarını bir anket formu, psikiyatrik belirtileri tarayan psikolojik ölçeğin oluşturduğunu söyleyen Çapraz, “Anket formunda kadınların demografik bilgileri, evlilik kararı, evliliğin gerçekleşmesi, çocuklar, yaşanan sorunlar ve sorunlarla başa çıkma stratejileri, aile içi ve kadına yönelik şiddet, gelecek beklenti ve kaygıları, ‘Çocuk Gelin’e ilişkin düşünceleri, tutumları ve önerilerinin sorgulandığı sorular yer aldı” dedi. Her kadınla tek tek evlerinde görüşülen araştırmada her görüşmenin ortalama 45 dakika sürdüğünü anlatan Çapraz kadınlara psikiyatrik belirti tarama ölçeği uygulandığını ifade etti.

Yüzde 73’ü okur-yazar değil

18-65 yaş grubu arasında yapılan araştırmada; yaş ortalaması 37,7 olan çocuk gelinlerin eğitim durumu da içler acısı.  Bu kadınların yalnızca yüzde 12’sinin okur-yazar olduğu, yüzde 73,3’ünün okur -yazar olmadığı saptandı. Türkiye’de 2008 TÜİK verilerine göre; 6 yaş ve üstünde okumaz yazmazlık oranı kadınlarda yüzde 12,3 erkeklerde ise yüzde 3,1’dir. Bu farklılık ‘Çocuk Gelin’ olgusunun bu kişilerde yarattığı eğitim faciasının önemli bir göstergesi. Araştırmaya katılan kadınların medeni durumlarına bakıldığında resmi nikahla evli olanların oranın beklenenin üzerinde yüzde 86,3 olduğu ancak hala imam nikahıyla evliliğini sürdürenlerin oranının yüzde 12,3 olduğu görülüyor. Kadınların yüzde 35.7’si evlendikten 3 yıl sonra resmi nikah kıydırabilmiş, diğerleri daha sonra bu işlemi yaptırabilmiş. Bütün bu nedenlere karşın hala kadınların yüzde 12.3’ü imam nikahı ile evliliğini sürdürüyor.

Mobilyacı dediler seyyar satıcı çıktı

Araştırmaya katılan kadınların eşlerinin çalışma durumuna bakıldığında, genel olarak vasıfsız iş ve alanlarda çalıştıkları saptandı. ‘Çocuk Gelinler’ evlendirildiklerinde eşlerinin iş durumlarına ilişkin olarak da aldatıldıklarını ifade ediyorlar. “Dayım beni zorla kendi komşusuna verdi”, “Mobilyacı dediler, seyyar satıcı çıktı”. Bir başka kadın, “Eşim her gün hasta olduğunu söyleyerek çalışmıyor. Köye gidiyor. İki üç ay kaldıktan sonra dönüyor, tekrar gidiyor”, “Evlendikten hemen sonra mevsimlik işçi olarak götürüldüm” gibi ifadelerle bu durumu özetliyor.

Araştırmaya katılan kadınların sosyal güvence durumlarına bakıldığında Yeşil Kartlı olanların oranlarının yüzde 68, SSK’lı olanların oranının yüzde 24 olduğu görülüyor. SARMAŞIK Derneği tarafından Diyarbakır’da yapılan bir çalışmada, Yeşil Kartlı olanların oranı yüzde 54.3 iken, bu araştırmada bu oranın yüksek olması çocuk gelinlerin ailelerinin daha yoksul olduğunun göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Evden bir boğaz daha eksilir

Çocuk gelinlerin yüzde 91’inin kardeş sayısının 9 ve üstü olması çocuk gelin olgusuna kalabalık ailelerde, yoksul ailelerde ve eğitim düzeyi düşük ailelerde daha yüksek oranda karşılaşıldığını destekliyor. Görüşmelerde kadınlar evlendirilme sebeplerini “Evden bir boğaz daha eksilir’’cümleleriyle ifade ediyor. Çocuk gelin olgusunun altında yatan temel nedenlerden birinin ekonomik neden olduğu kabul ediliyor. Aileler çevrelerinde toplumsal tepki de olmadığından kız çocuklarını belirli bir başlık karşılığında erken yaşlarda evlendirme yolunu seçiyor. Çocuk gelinlerin yüzde 45.7’si başlık parası karşılığı evlendirildiklerini ifade ediyor.

Ben Bûka Baranê’ydim

Araştırmaya katılan kadınların yarısından fazlası 15 yaşını tamamlamadan evlendirilmiş. Odak grup görüşmeleri ve derinlemesine bireysel görüşmelerde kadınlar; “12 yaşındaydım 13’e giriyordum. Ben Bûka Baranê (Yağmur gelini) idim.”, “İlk gece hastanelik oldum.  O, 70 yaşındaydı ben 13 yaşındaydım. Ona çocuklarıyla birlikte ben de baba diyordum daha sonra kumam beni uyararak, ismiyle hitap etmemi istedi fakat bunu yapamayınca ‘şşşııtt  hoo’ diye seslenmek zorunda kaldım.”, “12 yaşındaydım 13 yaşına yeni basacaktım. Daha göğüslerim bile çıkmamıştı.”, “Yukarıda Allah var, beni gelin ettikleri zaman, ben dışarıda oyun oynuyordum” ifadelerini kullanmışlar.

Çocuk gelinlerin evlenme şekillerine bakıldığında yüzde 72’sinin rızası olmadan evlendirildiği, yüze 30’undan fazlası ise eşini daha önce hiç görmeden gelin olmuş.

Yüzde 75’i, evde alınan kararlarda söz haklarının olmadığını belirten kadınların yüzde 50’sinden fazlası karşılaştıkları problemlerin çözümüne ilişkin herhangi bir yere başvurmadıklarını belirtiyor.

Çocuk gelinlerin yüzde 20’ye yakını henüz adet görmeden evlendirildiklerini ifade ederken araştırmaya katılan 300 kadından 234’ünün hiçbir cinsel bilgisi olmaksızın evlendirildiği saptanmış. Çocuk gelinlerin yüzde 62’si ilk gece sorun yaşadıklarını belirtirken, yüzde 64’ünün ilk doğumu hastane yerine evde yaptığı belirtiliyor.

Evlenmeden önce şiddet mağduru olduğunu ifade eden çocuk gelinlerin oranı yüzde 25 iken evlendikten sonra bu oranın yaklaşık iki katına çıktığı görülmüş.

Araştırmada çocuk gelinlerin yarısına yakınının süreğen hastalıkları olduğu ifade edilirken, yaklaşık her üç kadından birinin intiharı düşündüğünü ya da gerçekleştirmek için girişimde bulunduğu belirtiliyor.

Diğer Haberler