Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Diyarbakır’da Sosyal patlama yaşanabilir!

Diyarbakır'da Sosyal patlama yaşanabilir!

01 Aralık 2012 Cumartesi 15:01
Diyarbakır Emlak Komisyoncuları ve Müşavirleri Derneği Başkanı Mustafa Koç, kira bedellerinin yüksek olmasının sosyal patlamaya yol açabileceğini söyledi.

Diyarbakır Emlak Komisyoncuları ve Müşavirleri Derneği Başkanı Mustafa Koç, kira bedellerinin yüksek olmasının, müteahhitlerin zenginlere yönelik lüks binalar yapmasından kaynaklandığını belirterek, kira bedellerinin yüksek olmasının sosyal patlamaya yol açabileceğini söyledi.

Diyarbakır Emlak Komisyoncuları ve Müşavirleri Derneği Başkanı Mustafa Koç, Diyarbakır’da son dönemlerde artış gösteren kira bedellerini ve inşaat sektörünü Özgür Haber Gazetesi’ne değerlendirdi.

Müteahhitler, zenginlere ev yapıyor

Diyarbakır’daki yüksek kira bedellerinin sıkıntı olduğunu ifade eden Koç, “Diyarbakır’da müteahhitlerin yaptığı lüks binalar, zenginlere yöneliktir. Dolayısıyla bunların kiraları da ister istemez yüksek oluyor. Diyarbakır nüfusunun büyük çoğunluğu dar gelirli insanlardan oluşuyor. Bunları orantıladığımızda, zengin kesim yüzde 5 ve 6’larda kalıyor ki bu yapılarda onlara yöneliktir. Geri kalan yüzde 80 ve 90’ı orta ve alt gelirli vatandaşlardır. Bunlar asgari ücret, tek maaş ile çalışan memurlardır. Bir memurun maaşı bellidir. Kayapınar’ın Dicle kent semtinde kiralar 700-800’den başlayıp, bin ve bin 200 liraya kadar çıkıyor. Asgari ücretle çalışan bir işçinin aldığı maaş bu kirayı karşılamıyor” diye konuştu.

Sosyal patlama meydana gelebilir

Koç, böyle olunca da yerleşim anlamında sıkışmalar yaşandığına işaret ederek, “Vatandaşlar bu kez Bağlar ilçesinin Kaynar tepe ve Muradiye mahallelerine yöneliyorlar, orada da bir sıkışma olunca, kiralarda yükselmeye başlıyor. Normalde Bağlar veya Sur İçi’ndeki kiraların ortalama 250 ile 300 lira arasında olması gerekirken, sobalı evler 400-450 liraya çıkıyor. Evin küçük veya büyük olması kira yüksekliğini etkilemiyor. İnsanlar diyor ki ‘başımı koyacak bir yer olsun!’ Böyle olunca da ister istemez orada bir sıkışma meydana geliyor. Hatta ileride bu nedenle sosyal patlama da meydana gelebilir” dedi.

Dar gelirli vatandaşlara da konut yapılmalı

Müteahhitlere tavsiyelerde bulunan Koç, şöyle dedi:

“Bundan sonra yapacakları konutlar 1+1, 2+1, 120 metrekarelik binalar yapılırsa, herkes alabilir. Müşteri kitlesi daha fazla olur. Yüksek kira bedelleri ancak bu şekilde ortadan kaldırılabilir. Yoksa bunun dışında, ne kentsel dönüşümle, ne TOKİ’nin konutlarıyla, ne de müteahhitlerimizin zenginlere yönelik yaptığı binalarla yüksek kira sorunu giderilebilir. Bunların tek çaresi, orta ve dar gelirli ailelere yönelik yeni bir yerleşim alanı, yeni bir yapı sistemi geliştirilmesidir. Yoksa bunun başka bir alternatifi yoktur”

Diyarbakır’ın fabrikaları, inşaattır

DİEMDER Başkanı Koç, Konut sektöründe artışın ancak, satışlarında durgunluğun olduğunu vurgulayarak, “Dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik yapılar yok. Böyle bir projede yok. Derneğimizin girişimleri sonucu bazı yerlerde projeler hazırlandı. Ama uygulamada henüz bir şey yok. Diyarbakır’da yapılan inşaatlar belki de Türkiye’nin hiçbir yerinde yapılmıyor. Diyarbakır’ın fabrikaları, inşaattır. Diyarbakır’da üretime yönelik az sayıda fabrika var. Mevcut fabrikalar da işsizliği bitiremez. Başka da bir ticari alanımız yok. İstihdam alanımız yok. Diyarbakır’da fabrikalarımız, inşaat sektörüdür. Birçok müteahhidimiz de isteyerek, bu inşaatları yapmıyor. Çünkü önünde bir riskin olduğunu biliyor. Hemen yanı başımızda savaşlar var. Ekonomik kriz var” dedi.

Sıcak para arsalara gömüldü

Geçen yıl yaşanan arazi spekülasyonu ile belli oranda kriz yaşandığına da değinen Koç, şunları söyledi:

“Bölgedeki sıcak para şuan o arazilerde gömülüdür. Piyasada hareketlilik yok. Müteahhitlerin yaptıkları yapıları ihtiyaç sahipleri aldılar, geri kalanlar halen duruyor. Müteahhitlerimiz kan ağlıyor. İnşaat, Diyarbakır’ın ekonomisinin can damarıdır. Geçen gün, kentsel dönüşüm ile ilgili bir toplantıya katıldım. Bu sıkıntıları orada da dile getirdim. Bana göre, TOKİ bir göz boyamadır. Kesinlikli ihtiyaç giderici bir kurum değildir. TOKİ’nin yoksul ve dar gelirli insanları düşünmesi lazım. Devletimiz bu hazine arazilerini değerlendirerek, dar gelirli insanlarımıza konut satsın. Yoksul insanlara konut yaptıklarını ileri süren TOKİ’nin özel bir yap-sat firmasından bir farkı yoktur. Ömür boyu bu insanlar kendi evinde kiracı kalıyor. İhtiyaç giderici bir sistem değildir”

Hazine arazileri değerlendirilmeli

DİEMDER Başkanı Mustafa Koç, dernek olarak önerilerini sıralarken ise “Bizim önerimiz; Hazine arazilerimiz çoktur. Devlet bunu dar gelirli insanlara konut yapacak. Sabit fiyat ile konutları satacaklar. Bunu uygulamaları lazım. Dar gelirlilerin yanı sıra memurlara da böyle bir uygulama yapılabilir. Şuanda 140-120 metrekarelik kontular 60 ile 80 bin lira olarak verilirse, herkes ödeyebilir. Kredi kullanabilir. Devlete de borçlanmaz. Devlet konutlarda öyle bir sistem getirmiş ki hepsini bir kerede ödeseniz bile, bu kabul edilmiyor. Ömür boyu kendilerine borçlandırıyorlar” diye konuştu.(ozgurhabergazetesi.com)

Diğer Haberler