Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
DTK Çatışmasızlığı Tartışıyor

DTK Çatışmasızlığı Tartışıyor

07 Ağustos 2010 Cumartesi 18:19
Diyarbakır'da bugün başlayan DTK 4. Olağan Kongresi'nde, 'Çatışmasızlık' çağrısı tartışmaya açıldı.
Diyarbakır'da başlayan DTK 4. Olağan Kongresi'nde, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne bir şans daha tanımak için 'Çatışmasızlık' çağrısı tartışmaya açıldı. DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç, çözüm için karşılıklı çatışmasızlık sürecini bir an önce başlatabilecek bir dizi önerinin ve çağrının tartışılmasını önerdi. Özerklik tartışmalarına da değinen Genç, özerklik modelinin 90 yıl önce Mustafa Kemal tarafından önerildiğini hatırlatarak, özerkliğin kongrenin temel tartışma gündemlerinden biri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin siyasi, ekonomik, dini ve kültürel gibi önemli sorunlarıyla ilgili çalıştaylar düzenleyerek çözüm perspektifleri sunan Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) 4. Olağan Kongresi BDP Diyarbakır İl binası Vedat Aydın Konferans Salonu'nda başladı. 2 gün sürecek olan kongreye katılanların yüzde 60'ı halk, yüzde 40'ı da kurum temsilcilerinden oluşuyor. Katılan 800 delege arasında siyasi parti liderleri, kanaat önderleri, din çevreleri, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcileri, meslek odaları, aydın, yazar ve gazeteciler var.

Kongreye ayrıca DTP'nin siyasi yasaklı Eşbaşkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Eşbaşkanları Gülten Kışanak ile Selahattin Demirtaş, BDP'li milletvekilleri, belediye başkanları, Türkiye Barış Meclisi temsilcileri,  Abdullah Öcalan'ın avukatları da katıldı.

Kongreye birçok delege yöresel kıyafetleriyle katılırken, kongre salonuna Kürtçe, Türkçe ve Ermenice 'Ziman beden e coğrafya beden e, çand beden e, em xwedî li bedena xwe derkevin', 'Kadının komünal ruhuyla özgürlükçü demokratik ulusal birliği hep beraber örelim', 'Yekîtiya gelan cudahiya baweriyan zengîniya Mezopotamyayê ye' pankartları asıldı. Divan seçiminin ardından kongre, 'demokrasi şehitleri' anısına yapılan saygı duruşunun ardından başladı.

Ardından kongrenin gündem maddelerini okuyan DTK Sözcüsü Cemal Coşkun, 2 günlük kongrede, 'Belgelerin okunması', 'Siyasal süreç değerlendirmesi', 'Demokratik Özerklik gündemi', 'Tasarıların onaylanması', 'Eşbaşkan ve daimi meclis seçimi', 'Sonuç bildirgesinin onaylanması' ve 'Kapanış konuşması' gündemlerin yer aldığını belirtti. Basının yoğun ilgi gösterdiği kongrenin açılış konuşmasını DTK Eşbaşkanı yüksel Genç yaptı.

BARIŞ KORKULARI İLE YÜZLEŞECEKLER

DTK'nın başta Kürt sorunu olmak üzere birçok demokrasi sorununa yönelik tartışmalar yürüttüğünü belirten Genç, DTK'nın 'Ekonomi', 'İnanç', 'Anayasa', 'Anadil', 'Kürt Sorununda Çözüm' ve 'Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri' gibi konularda gerçekleştirdiği çalıştay ve konferanslarla demokratikleşmeyi sağlayacak politikalar üretmeye çabaladığını vurguladı. Genç, DTK'nın Türkiye'nin en önemli demokrasi gücü haline geldiğini söyledi. Demokrasi, çözüm ve barış taraftarlarının elini güçlendiren çalışmalarına ve çabalarına rağmen DTK'nin pek çok üyesinin tutuklandığını hatırlatan Genç, 'Kuşkusuz bu tutuklamalar ve DTK gibi bir demokrasi hareketini kriminalize etme çabaları çözümsüzlük ve savaş taraftarlarının, derin güçlerin, demokrasi ve barış korkusundan başka bir şey değildir. Ancak her korku nasıl yüzleşilmeden aşılamıyorsa, bu güçler de er veya geç demokrasi ve barış korkuları ile yüzleşeceklerdir. Bu konudaki mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekten hiçbir gücün bizi alıkoyamayacağını huzurunuzda paylaşır, bu vesile ile şu anda tutuklu bulunan Eş başkanımız Hatip Dicle ve pek çok meclis üyemize selamlarımı sunmayı bir borç bilirim' dedi.

SAVAŞIN SONUÇLARINI ARTIK TOPLUM TAŞIYAMIYOR

'Türkiye'de Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklı olarak tırmanan ve hepimizde ciddi kaygılar yaratan çatışmalı sürecin, son 10 yılın en yoğun halini yaşadığı, kışkırtılan toplumun bir iç çatışmanın eşiğine getirilmek istendiği oldukça kritik bir zamanda genel kurulumuzu yaptığımızı hatırlatmak isterim' diyen Genç şöyle devam etti: 'Kanımca Genel Kurulumuz asıl önemini de, bu kritik sürece karşı takınacağı sorumlu ve tarihi yaklaşımlarla ortaya çıkaracaktır. Zira ülkemizde çatışmalar her geçen gün derinleşiyor ve her gün gençlerin ölüm haberleri alınıyor. Hükümet Kürt sorununda şiddet ve güvenlik konseptine teslimiyet yaşarken, toplum milliyetçiliğin ve militarizmin değirmenine yönlendiriliyor. Bir tür iç savaşın eşiğine getirilmek istenen Türkiye'de, Kürtlere karşı linçler tertip ediliyor, toplum adeta bölünmeye zorlanıyor. Kanımca son olarak İnegöl ve Dörtyol'da yaşanan olaylar herkesi vicdani, ahlaki, siyasi olarak da ciddiyete ve düşünmeye davet eden olaylar dizisi olarak duruyor. 30 yıldır kesintisiz süren savaşın sonuçlarını artık toplum taşıyamıyor.'

Genç, 'Ne var ki devlet ve hükümet nezdinde ne savaşı bitirecek basiret ne de çözümü geliştirecek cesaret gösterilemiyor' diyerek 'Demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülebilecek konumda olan Kürt sorununda, gösterilmemiş cesaretler ve kaybedilmiş fırsatlar yüzünden artan çatışmalı ve acılı süreç daha büyük felaketlere yol açmadan, ortaya çıkan tıkanma tüm Türkiye'yi boğmadan aklıselim politikaların bir an önce açığa çıkarılması gerekiyor' şeklinde sözlerini sürdürdü.

ÇATIŞMASIZLIK ÖNERİSİ

Genç, şöyle dedi: 'Devlet ve hükümet yetkililerinin çözüm ve barış politikası geliştirmekten uzak tutumuna, toplumu felaketin eşiğine getiren çözümsüzlük ve çatışma politikalarına karşı buradan sorumlu bir ses çıkarma ihtiyacı olduğu kanısındayım.'

Genel Kurulun demokratik çözüm ve barışa kapı aralayacak cesur tartışmaları yürütebilecek nitelikte olduğunu söyleyen Genç, DTK'nın da içinde yer aldığı 649 STK'nin yapmış olduğu 'TSK Operasyonlarını, PKK'de eylemlerini durdursun' çağrısını hatırlattı ve Genel Kurulda çözüm için karşılıklı çatışmasızlık sürecini bir an önce başlatabilecek bir dizi önerinin ve çağrının tartışılmasını önerdi.

Genç şöyle konuştu: 'Şimdiye kadar PKK 17 defa ateşkes ve eylemsizlik kararı aldı. Her seferinde bu kararlar karşılık bulmadı, Devlet ve hükümetler bu fırsatları ne yazık ki kullanamadı. Askeri operasyonlar durdurulmadı, ateşkes süreçleri adil çözüm için akli selim çabaların ve projelerin zemini olarak kullanılmadı.'

BU TEHLİKELİ EŞİĞİN AŞILMASI İÇİN BİR ŞANSA DAHA İHTİYAÇ VAR

Kürt sorununun çözümü ve barış için müzakereler geliştirilemediğini kaydeden Genç, 'Kürt sorununun çözümü ve barış için müzakereler geliştirilemedi. Aksine gençlerimiz yaşamını yitirmeye, Kürt sorununda çözümsüzlük derinleşmeye devam etti. Referanduma hazırlanan Türkiye'de bu tehlikeli eşiğin aşılması için, demokratik çözüm ve barışa kapı aralamak için, artık silah yerine diyalog ve müzakere ile çözümün önünü açmak için son bir şansa hepimizin ihtiyacı bulunmaktadır. Ellerin tetiklerden çekildiği bir ateşkes ortamında devletin; ciddi, anlamlı bir demokratik çözüm ve barış projesi geliştirmesinin, acılara yol açan süreci durdurmasının, inisiyatif alarak kendini yeniden yapılandırmasının önünde hiçbir engel kalmayacaktır' diye ifade etti.

SİLAHLARIN SUSMASI TEK BAŞINA ÇÖZÜM OLMAZ

Kürt sorununda silahların susması başlı başına çözüm olmayacağını belirten Genç, 'Bu süreçler, muhataplarla bir tür çözüm müzakeresine evrildiğinde, çözüm projeleri önyargısız bir biçimde tartışılabildiğinde ve hatta çözümü getirdiğinde anlamlı olacaktır. Şimdiye kadar yapılan en ciddi hata da çözüm odaklı reel projelerin ortaya çıkarılamamış olmasıdır.

Tam da bu nokta da Türkiye gündeminde son dönemlerde oldukça yanlış tartışılan konulardan birine, Kürtlerin Demokratik Özerklik talebine değinmek isterim. Nitekim eldeki tek somut çözüm önerisi olarak duran ve Türkiye'yi birleştirme ve demokratikleştirme projesi olarak tartışmaya açılan 'Demokratik Özerklik' talebi, adeta bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olanlarca, bölme projesi olarak sunulmakta, üniter yapıyı bozacağı iddia edilmekte, özerkliği savunanlar ihanet suçlaması ile karşı karşıya kalmaktadır' şeklinde konuştu.

ÖZERKLİK 90 YIL ÖNCE DE ÖNERİLDİ

Demokratik Özerklik tartışmalarına da değinen Genç, Demokratik Özerklik önerisinin 90 yıllık bir tarihi olduğunu, Arapça karşılığı muhtariyet olan Özerkliği Kürt sorununda bir çözüm formülü olarak ortaya atan ve böyle uygulayacaklarını ilk söyleyen kişinin de Mustafa Kemal Atatürk olduğunu hatırlattı. 'Bugün Kürtlerin dillendirdiği bu çözüm önerisini Atatürk'ün kurduğu ülkeyi korumak adına hareket edenlerin suç sözcüğü haline getirmesi Türkiye'nin kurucu tarihine ve liderine ne denli yabancılaştığının da bir göstergesidir' diyen Genç, 'Bu nedenle Kürtlerin tartışmaya açtığı öneriyi 'tehdit' olarak değerlendirenlerin, Mustafa Kemal'in Kürtlere özerklik verilmesine yönelik yaptığı açıklamalara bakmalarını öneriyorum. 'Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal' imzalı ve El-Cezire Komutanı Tuğgeneral Nihat Paşa'ya gönderilen mesaja, Amasya Protokollerine, İzmit konuşmalarına bakmalarını öneriyorum' dedi. Mustafa Kemal'in 1921 Anayasasının yerel yönetim alanındaki temel ilkesinin de Özerklik olduğunu hatırlatan Genç, 'Ancak Cumhuriyetin ilanından sonra yürürlüğe giren 1924 Anayasası bu demokratik özü terk ederek, tamamen katı merkeziyetçi bir idare anlayışını benimsemiştir ki, ondan sonra çıkan Kürt isyanları dahil tüm siyasi sorunların da kaynağını teşkil etmiştir' dedi. Büyük Millet Meclisinin Kürtlere Özerkliği resmen verdiğini belirten Genç, 1922 tarihli gizli oturumunda, 'Kürdistan'ın Özerkliği Yasası'nı 64'e karşı 373 oyla kabul edildiğini ve İngiliz Yüksek Komiseri Horace Rumbold, Dışişleri Bakanı Lord Curzon'a yazdığı yazıda, Meclisçe onaylanan bu 18 maddelik yasanın raporlaştırıldığını hatırlatarak, yasa maddelerinden dikkat çekici olan 1, 3, 4, 6, 9, 10, 12, 15. maddeleri okudu.

KONGRE ÖZERKLİĞİ DE TARTIŞACAK

Türkiye'nin çekincelerle de olsa 1988'de altına imza attığı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının da benzer içeriklere sahip olduğu belirten Genç, 'AB'ye üye olma konusunda samimi bir Türkiye'nin er-geç bu şartın gereklerini zaten yerine getirmek durumunda olduğu bilinmektedir. Bu durumda dünya deneyimleri ve tarihi referansları ortada iken Özerklik konusunda son zamanlarda kopartılan kıyamet kanımca bir kötü niyet nişanesi olarak durmaktadır. Genel Kurulumuzun bu bağlamda demokratik Özerklik tartışmalarına dönük yanlış ve niyetli yaklaşımlara da yanıt verecek ölçekte bir tartışma yürüteceğine olan inancımı belirtmek isterim' ifadelerini kullandı.

YENİ ANAYASA

Yeni bir Anayasa referandumuna da dikkat çeken Genç, Kürtlerin aldığı boykot kararının nedenlerine ve yeni bir Anayasa'nın gerekliliklerine dikkat çekti. Genç son olarak, 'Gerçekleştirdiğimiz bu genel kurulun değerli katkılarınızla Kürt sorununda barışçıl ve demokratik çözümün önünü açacak tarihi sonuçlarla tamamlanacağına olan inancımı yeniden paylaşır, tarihin hepimize politik olmak dışında vicdani ve ahlaki sorumluluklar yüklediğini hatırlatırım' dedi.

DİCLE'DEN MESAJ

Genç'in konuşmasının ardından Diyarbakır D Tipi'nde tutuklu bulunan DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle'nin gönderdiği mesaj okundu. Dicle mesajında 'AKP hükümeti tarafından yürütülen tavsiye operasyonları çerçevesinde yüzlerce yoldaşımla birlikte yedi ayı aşkın bir süredir cezaevinde bulunduğum malumunuzdur. Bu nedenle fiziken aranızda bulunamazsam bile beynimle, yüreğimle sıcaklığınızı ve coşkunuzu paylaştığımdan emin olabilirsiniz. Yeni ve umut dolu dönemin temel şiarı şudur, 'Artık yeter. Her türlü sorunumuzu çözümü için devleti artık beklemeyeceğiz. Kendi özgü demokratik yaşamımızı kendimiz kuracağız.' Özgürlük koşumuzun yeni etabının temel rotası özcesi budur. Cezaevinde bulunduğumuz tüm dava arkadaşlarımın içten selamlarını iletiyor kongremizin tarihi kararlarını büyük bir coşkuyla beklediğimizi önemle vurguluyor genel kurulumuza başarı dileklerimizi iletiyorum' dedi.

Dicle'nin okunan mesajından sonra Ermeni cemaatinden Beyza Alatan adındaki yaşlı bir kadın kürsüye çıkarak, savaşın son bularak barışın sağlanmasını istedi.

DTK'nın çalışmalarını içeren sinevizyon gösteriminin de yapılacağı kongre, basına kapalı devam ediyor.

ANF (gundem-online.net'ten alınmıştır)

Diğer Haberler