Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Dünyaya ACİL çağrı

Dünyaya ACİL çağrı

30 Ekim 2012 Salı 03:58
“Yitik ülke” Arakan coğrafyasının Myanmar tarafında korkunç bir soykırım yaşanıyor şu anda.

İbrahim SEDİYANİ

İslam Dünyasına ACİL Çağrı

Başta Almanya’daki ve Türkiye’deki kardeşlerimiz olmak üzere tüm Müslüman ümmetin bayramını tebrik ediyorum.

     “Yitik ülke” Arakan coğrafyasının Myanmar tarafında korkunç bir soykırım yaşanıyor şu anda.

     Onyıllardır Myanmar (Burma) Birliği Cumhuriyeti (Burm. Pyidaunzu Thanmăda Myăma Nainngandaw) devletinde her türlü zulüm ve baskıya maruz kalan, canını ancak Bangladeş Halk Cumhuriyeti (Bang. গণপ্রজাতন্ত্রীবাংলাদেশ  [Ganaprajātantrī Bāṃlādeś]) topraklarına kaçmaya çalışarak kurtarabilen “İslam Ümmetinin Yetimleri” Arakan (Roh. Rohingya) coğrafyasında yaşayan Müslüman Rohingya halkı, 500 yıl önce Kızılderili halkının yaşadığına benzer bir soykırım yaşıyor. Başta İslam dünyası olmak üzere tüm uluslararası camianın bir an önce ayağa kalkması ve harekete geçmesi gerekiyor.

     Katliamlar, günümüzde Bangladeş ile Myanmar arasında ikiye bölünmüş bir ülke olan kadim Arakan coğrafyasının Myanmar tarafındaki “doğu yarısı” olan, günümüz itibariyle Myanmar devletinin “Rakhine” eyaletinin başkenti durumundaki Sittwe (eski adıyla Akyab) çevresindeki köylerde gerçekleştiriliyor. Eyaletin kuzey ve doğu tarafında Myanmar’ın geri kalan asıl toprakları, batı tarafında Bangladeş, güneyinde de Hind Okyanusu (Bang. ভারত মহাসাগর [Şamudrel Modde]) bulunuyor.

     “Yitik ülke” Arakan coğrafyasının Bangladeş tarafında; yani Çöttogram (চট্টগ্রাম) eyaletinde ise son yaşanan olaylar nedeniyle hükûmet sıkıyönetim ilan etmiş durumda. Yabancılar (gazeteciler, insanî yardım dernekleri vs.) için “çalışma yasağı” var.

     Bizler şu anda “yitik ülke” Arakan coğrafyasının Bangladeş tarafında, başka bir ifadeyle Bangladeş’in güneydoğu vilayeti olan Çöttogram (চট্টগ্রাম) vilayetine bağlı Kaksa Bajar (কক্সবাজার) ilçesindeyiz. Bulunduğumuz yer itibariyle il merkezi Çöttogram’a 144 km, Myanmar sınırına ise sadece 29 km mesafedeyiz; Hind Okyanusu’nun hemen sahilinde bulunuyoruz.

     Bir haftadır bulunduğumuz “yitik ülke” Arakan coğrafyasında beş gün önce başlayan soykırımın, bu topraklarda Kurban Bayramı’nın ilk gününü idrak ettiğimiz bugün (27.10.2012) itibariyle bilançosu şöyle:

     ► Acımasızca katledilen insan sayısı 1640. Bunlardan 370 kişi boğazları kesilerek şehîd edilirken, 800 kişi evleri ateşe verilerek diri diri yakıldı, 400 kişi kurşunlanarak, 70 kişi de taşlanarak ve sopalarla dövülerek katledildi. Kurbanların büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Yaralı sayısı ise 1000 civarında ve yarısından fazlasının durumu ağır.

     ► Toplam 33 köy ateşe verildi. Yakılan toplam arazi, 60 kilometrekarelik bir coğrafyaya tekabül ediyor. Yakılan ev sayısı 2920. Cayır cayır yakılan evlerde diri diri yanarak tümüyle yok olan onlarca değil yüzlerce aile var. Tümüyle yok olan aile sayısını tespit edebilmek imkânsız ancak 1640 mazlum şehîdin büyük çoğunluğunun evlerinde yakılarak öldürüldükleri ve onların da büyük çoğunluğunun kadin ve çocuk oldukları gerçeği, bu konuda bize bir fikir verebilir. Kurban Bayramı için “kurbanlık” olarak seçilen Müslüman Rohingya halkının okyanus yoluyla kaçmamaları için yakılan tekne sayısı 95.

     ► Türkiye’deki bazı gazete, televizyon ve haber siteleri, son olaylarda ölü sayısını yüzlerle ifade etmektedirler. Bu ise gerçeğin yanında çok hafif kalıyor. Yukarıdaki ilk iki maddede aktardığımız rakamların hiçbiri kurgu değil, yalan değil, abartı değil. Hatta bırakın abartıyı, gerçek rakamlar bizim aktardığımız rakamların çok üzerindedir.

     ► Katliamlar, günümüzde Bangladeş ile Myanmar arasında ikiye bölünmüş bir ülke olan kadim Arakan coğrafyasının Myanmar tarafındaki “doğu yarısı” olan, günümüz itibariyle Myanmar devletinin “Rakhine”eyaletinin başkenti durumundaki Sittwe(eski adıyla Akyab) çevresindeki köylerde gerçekleştiriliyor. Eyaletin kuzey ve doğu tarafında Myanmar’ın geri kalan asıl toprakları, batı tarafında Bangladeş, güneyinde de Hind Okyanusu (Bang. ভারতমহাসাগর [Şamudrel Modde]) bulunuyor.

     ► Arakan'ın başkenti Sittwe (Akyab)'ye bağlı köylerde Müslümanlar'a ait 19 köy ateşe verildi. Bu 19 köyden 7'si tamamen yakılıp kül edildi. En büyük katliamlar Folliapara ve Dolapara köylerinde gerçekleştirildi. Katliamda 70 Müslüman boğazları kesilerek katledilirken, 550 Müslüman da diri diri yakıldı. Ayrıca 400’den fazla Müslüman da ağır yaralı.

     ► Myaungbwe köyünde 300 Rohingya Müslüman boğazları kesilerek vahşice katledildi. Öldürülenlerin tamamı yetişkin ve erkek.

     ► Fetra Killa bölgesine bağlı Bolti köyü ateşe verildi. 400 ev yakıldı. 20 Rohingya Müslüman öldü, 30 tane yaralı var. Myanmar polisi de Rakhineler’e evleri yakması için konteynırlarla benzin verdi.

     ► Zula Para köyü ateşe verildi. 400 ev yakıldı, 350'den fazla Rohingya Müslüman silahla vurularak öldürülürken 200'den fazla kişi de yaralandı.

     ► Polisle işbirliği yapan bir grup fanatik Rakhine, Xam köyünü ateşe verdi. Yangın devam ederken itfaiye ekipleri yangın söndürme amacıyla gelmiş gibi yapıp su yerine benzin sıkarak alevleri şiddetlendirdiler. 300'den fazla Rohingya Müslüman’ın evleri yakıldı. Diri diri yakılarak ölen Rohingya Müslüman sayısı 30.

     ► Fatra Killa bölgesine bağlı Dedar köyü ateşe verildi. 250 ev tamamen kül oldu. 13 Rohingya Müslüman öldü, 33 kişi yaralandı.

     ► Dowul ve Pulong köyleri ateşe verildi. 35 Rohingya Müslüman öldü, 30 kişi yaralandı. 230 ev yandı. Birçok Rohingya Müslüman ölüm korkusu ile ormana kaçıp saklandı. Geri kalan Müslümanlar bir araya getirilerek taşlandı ve taşlanarak öldürüldü.

     ► Samge köyü ateşe verildi. En az 300 ev yandı. 60 Rohingya Müslüman diri diri yakılarak öldürüldü, 70 kişi yaralandı.

     ► Zailla Fara köyündeki bütün herkes öldürüldü, koyün tum nüfusu kadin – cocuk demeden tamamen katledildi. Kaçan bir kurbanın anlattığına göre polis saklanan Müslümanlar’ı durumun kontrol altında olduğunu ve ateşkes yapabileceğini söyleyerek saklandıkları yerlerden çıkarttı. Daha sonra ellerindeki bıçak ve sopa gibi silahları topladı ve Rakhine çetelerinin Müslümanlar’ı öldürmelerine izin verdi.

     ► Mamba bölgesine bağlı Nella köyü ateşe verildi. 400 den fazla ev yandı. 60 Rohingya Müslüman diri diri yakilarak öldürüldü. 50 kişi yaralandı.

     ► Samila bölgesi ateşe verildi. 200’den fazla ev yandı. 70 Rohingya Müslüman diri diri yakilarak öldürüldü.

     ► Kanyingchaung, Maungdaw ve Nyaunggyaung köylerinde korkunç katliamlar işlendi. Müslümanlar’a ait evler ateşe verildi. Büyük çoğunluğu kadınların ve çocukların oluşturduğu 350 Rogingya Müslüman diri diri yakılarak öldürüldü.

     ► Binlerce Rohingya Müslüman canını kurtarmak için ülkeden kaçmaya çalışıyor. 15 bin kişi sandallara binerek ölüm yolculuğuna çıktı. Katliamdan kaçan binlerce Arakanlı, Bangladeş hükümetinin de kabul etmemesi nedeniyle Hind Okyanusu üzerinde bulunan ve Bangladeş’e ait olan Narikel Cincira (Bang. নারিকেলদ্বীপ) adlı adaya ulaşmaya çalışıyor. Adanın Bengal yerli dilindeki ismi olan “Narikel Cincira”, bu dilde “Hindistancevizi Adası”anlamına geliyor. Sadece 8 km² büyüklüğündeki bu ada üzerinde 7 bin kişilik bir nüfûs yaşıyor. Bangladeş’e ait olan Narikel Cincira adası, Bangladeş sahillerine 9 mil, Myanmar sahillerine ise sadece 8 mil mesafede bulunuyor. Biz de iki gün önce Narikel Cincira adasına gitmiştik.

     ► Bangladeş hükûmetinin Arakanlı mültecileri kabul etmemesinin esas sebebi, Türkiye kamuoyunun zannettiği gibi “Bangladeş’in fâkir oluşu ve mültecilere bakacak gücünün olmayışı” DEĞİLDİR. Bu topraklara gelen Türkiyeli medya mensupları ve diğer türlü çalışmalar yürütenler, hatta bizzat devlet yetkilileri vakıâyı genelde bu şekilde yansıttıkları için, bu durum Müslüman Bangladeş devletinin diğer Müslüman ülkeler nezdinde olumsuz ve haliyle haksız bir imajının oluşmasına sebebiyet vermektedir. Halbuki Müslüman Bangladeş devletinin Arakanlı mültecileri kabul etmek istemeyişinin ve hatta Türkiye vb. ülkelerden gönderilen / getirilen insanî yardımlardan rahatsız oluşunun HAKLI BİR SEBEBİ VARDIR: BU TARAFTAKİ ARAKANLI MÜLTECİLERE İSLAM DÜNYASINDAN NE KADAR ÇOK YARDIM GELİRSE, MYANMAR TARAFINDA O KADAR ÇOK ARAKANLI BU TARAFA GEÇMEYE ÇALIŞACAKTIR VE BANGLADEŞ DEVLETİ NE KADAR ÇOK ARAKANLI MÜLTECİYİ KABUL EDİP KUCAK AÇARSA, MYANMAR TARAFINDA FANATİK BUDİSTLER O KADAR ÇOK KATLİAM YAPACAKTIR. NEDENİ DE ŞUDUR: ÇÜNKÜ MYANMAR FAŞİZMİNİN İSTEDİĞİ ŞEY DE TAM OLARAK BUDUR.

     Myanmar’da Rohingya halkına “vatandaşlık` verilmiyor. Müslümanlar’a “Sizin ülkeniz Bangladeş’tir; buradan defolup gidin” deniliyor.

     Burada böyle bir ikilem sözkonusu. Müslüman Rohingya halkı için iki seçenek var ve her ikisi de daha fazla ölüm, daha çok katliam demek.

     Naf Nehri’nin iki yakasında böyle bir insanlık trajedisi yaşanıyor şu anda. Bir ırmak düşünün ki, o ırmağın kıyısında yaşayanlar eğer yerlerinde kalsalar diri diri yakılarak acımasızca öldürülecekler. Yok eğer ırmağın karşı kıyısına kaçmaya çalışıp canını kurtarırsa, kendisini kurtarmış olacak ancak bu kez de bir yerine en az yüz kişinin böyle vahşîce öldürülmesine sebep olacak.

     Burada şu anki son durum içler acısı.

     Tam bir insanlik trajedisi yaşanıyor.

     Arakan’da yaşanan trajedinin dünyada bir benzeri yok. Filistin, Bosna, Keşmir, hiçbiri buradaki zûlümle kıyas bile edilemez.

     Burada, bir hafta gibi kısa bir süre içinde, dünyadaki pekçok ülkenin toplam nüfûsu kadar insan diri diri ateşe verilerek katlediliyor. Sadece bir hafta içinde.

     Bu anlattıklarımın hiçbiri kurgu değil, yalan değil, abartı değil. Hatta bırakın abartıyı, gerçek rakamlar benim aktardığım rakamların çok üzerindedir.

     Bölgeden yansıtabildiklerimiz bunlarsa, dış dünyaya tamamen kapatılmış ve içeriden haber alınamayan bir bölgeden yansımayanları da siz düşünün ve onları da üstüne koyun.

     İslam dünyası ve dış dünya ise sunî gündemlerle meşgul, malesef. Gösteriler yapmak, kınama mesajları yayınlamak, bunların hiçbiri çözüm değil. Daha sert, somut ve sonuç alıcı adımlar atılması gerekiyor.

     Türkiye, İran, Mısır, Suudî Arabistan, Malezya gibi güçlü Müslüman ülkeler, ABD ve Rusya arasındaki emperyalist alan mücadelesinin gönüllü askerleri ve piyonları olup biribirlerinin kuyularını kazmaya çalışacaklarına, Arakan için güçbirliği yapmalı, biraraya gelmeli ve çözüm yolu üretmelidirler. ABD ve Rusya gibi yabancı güçlerin jandarması olmak “Stratejik Derinlik” açısından belki daha akıllıca bir dış politika olabilir ancak onu yapmak yerine mazlum Müslüman halklara yardım elini uzatmak daha onurlu ve daha şerefli bir dış politika olur kanaatindeyim.

     Arakan’da sistematik bir soykırım var ve korkunç katliamlar işleniyor.

     İslam dünyası ayağa kalkmalı.

     Bu soykırım durdurulmalı.

İbrahim Sediyani

12 Kartik 1419 / 27 Ekim 2012

Kaksa Bajar

(Bangladeş)

ARAKAN’DA SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM VAR VE KORKUNÇ KATLİAMLAR İŞLENİYOR.

BİNLERCE İNSAN DİRİ DİRİ YAKILMAKTAN KURTULMAK İÇİN TEKNELERLE OKYANUS ÜZERİNDE ÖLÜM YOLCULUĞUNA ÇIKIYOR.

“ATEŞ”TEN KURTULMAK İÇİN “SU”YA SIĞINIYOR.

AŞAĞIDAKİ FOTOĞRAFLAR SON BİR HAFTAYA AİT.

EY İSLAM DÜNYASI AYAĞA KALK, BU SOYKIRIMI DURDUR!(Ufkumuz)

 

Diğer Haberler