Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Egemen devlet mi, ortak devlet mi?

Egemen devlet mi, ortak devlet mi?

07 Ekim 2012 Pazar 20:44
Biz gerçekten bu ülkede eşit yurttaşlar mıyız? Hepimiz birinci sınıf vatandaş mıyız? Peki neden kendimizi öyle hissetmiyoruz.

Av. Muhammed Dara AKAR

Egemen devlet mi, ortak devlet mi?

Hafta  sonu  katıldığım bir toplantıda  Türkiye’deki dezavantajlı kesimlerin temsilcileri ile beraberdim. Başını örttüğü için üniversiteden atılan  türbanlı bacıdan tutun da yurdundan yuvasından sökülüp atılmış Ermeni Garo’ ya kadar bir çok kesimden insan  ortak bir  geleceği tartıştı. Alevi, Yezidi, Hıristiyan  gibi inanç grupları, Kürt, Laz, Çerkez, Süryani, Mıhellemi gibi halkların mensupları ve diğerleri…hepsi bir arada ve hepsinin ortak derdi eşitlik, özgürlük ve demokrasi.

       Vergisini veren, askerlik görevini yapan, tasada kıvançta bu ülkedeki insanlarla kader ortaklığı yapan ama hep horlanan, dışlanan, kendini güvende hissetmeyen, hukuk karşısında eşit olmayan bu toplulukların şikayeti hep aynı. Eşit muamele görmemek.

       Mesela bu ülkede Türklüğe hakaret ederseniz ceza yasasına göre yargılanır cezalandırılırsınız. Oysa Ermeni’ye, Kürd’e, Roman’a, Alevi’ye  ve diğer dezavantajlı guruplara hakaret ederseniz yanınıza kar kalıyor. Örnek mi istiyorsunuz, aklınıza yatmadı mı bu dediklerim, buyurun size örnek; Birkaç yıl önce Bolu  Ekspress gazetesi şöyle bir manşet  atmıştı ‘’ şehit edilen her askere karşın 10 Kürd öldürülmeli’’ bu manşet mahkemelik oldu. Sonunda Yargıtay’ın verdiği karar bizleri dehşete düşürdü. Bu manşet haber düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirildi ve gazete genel yayın yönetmeni beraat etti. Yani yüksek yargının kararına göre ‘Kürtleri öldürmeliyiz’ demek düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında sayılmalıdır.

       Oysa  Hırant Dink yazdığı bir yazıda  Türklüğe hakaret ettiği gerekçesiyle hem yargılandı hem de hayatından oldu.

        Şimdi sorarım size dostlar, hukuk bunun neresinde? Yöneticilerimiz istediği kadar bu ülkede herkes eşit ve birinci sınıf vatandaştır desin. Yasalar öyle demiyor. Bakın bayrak hepimizin ortak değeri olduğu halde bayrak kanunu ne diyor ‘’ Türk bayrağı ‘’… Yine,  Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Kızılayı gibi kanunla belirlenmiş kavramlar, bal gibi de etnik vurguludur. Bu kavramların Türkiye Bayrağı, Türkiye silahlı Kuvvetleri şeklinde düzenlenmesi gerekirdi.

        Açın gazete ve tv.lere, bir bakın. Bu ülkede yaşayan Ermenilerin Musevilerin, Alevilerin, Çingenelerin, Kürtlerin  gözünün içine baka baka hakaret edildiğini göreceksiniz. Kullanılan tabirleri söylemeye terbiyem el vermiyor. Cüneyt Arkın’ın  kahramanlık! konulu  filmlerini izlemişseniz ne demek istediğimi anlarsınız.

Kürt kelimesi her alanda yasak olduğu halde inkılap tarihi kitaplarında yazılırdı. Tabi Ermeniler ve Rumlarla beraber zararlı ve hayin cemiyetler başlığında geçerdi. Ermeni Taşnak cemiyeti, Rum Pontus  cemiyeti, Kürt Teali cemiyeti. vs. Yani Kürt, Ermeni, Rum isimleri sadece hayinlik sözcüğüyle yan yana yazılırdı. Şimdi durum nedir bilmiyorum ama yıllarca tarih kitapları bu hakaretlerle dolduruldu. Bu kitapların okutulduğu okullardan yetişen askerin, polisin, savcının, hakimin yasaları eşit uygulayacağını bekliyor musunuz? Ham hayal.

        İstanbul’da Rumlara yönelik 6-7 eylül saldırıları, Alevilere yönelik Maraş, Sivas katliamları, Kürtlere yönelik Dersim, Zilan, Piran ve   Roboski katliamları  hep aynı zihniyetin tezahürü değil miydi. Bu ülkede Türk, Müslüman ve Sünni isen nisbeten rahatsın. Ama durun bir dakika. Orda da sorunlar var. Bu başörtülü bacılarımızın çektiği zülme ne demeli peki. Yani Sünni Müslüman Türk olmak da yetmiyor. Devletin ve Diyanetin istediği gibi Müslüman olmak gerekiyor. Cezaevini boylayan Mustafa İslamoğlu ve tımarhaneyi boylayan Hasan Mezarcı  Ermeni değildi herhalde.

       Ak Parti Hükümetleri zamanında demokratikleşme alanında önemli reformlar yapıldı. Bunu inkar etmek haksızlık olur. Gayri Müslimlere, Kürt kültürüne ilişkin reformları takdirle karşılamak lazım. Sivilleşme alanında ciddi adımlar atıldı. Ama unutmayalım ki hala darbe anayasasıyla yönetiliyoruz. Ve mevzuatımızın büyük kısmı anti demokratik.

        Hatırlar mısınız, eski bir Genelkurmay Başkanı Kürtler için sözde vatandaş demişti. Aslında bu Türk devlet aklının bilinçaltında ne yattığını gösteriyordu.

        Şimdi sormak lazım. Biz gerçekten bu ülkede eşit yurttaşlar mıyız? Hepimiz birinci sınıf vatandaş mıyız? Peki neden kendimizi öyle hissetmiyoruz. Sorun acaba kendini dışlanmış hisseden milyonlarca insanda mı, yoksa egemen devlet anlayışında mı?

        Bu ülke hepimizin ortak ülkesi ise, el ele vereceğiz ve onurlu, eşit, gönüllü bir beraberliği inşa edeceğiz.(Güneydoğu Güncel)

Diğer Haberler