Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Emniyet, MİT’ten sonra SGK da fişledi

Emniyet, MİT’ten sonra SGK da fişledi

03 Ocak 2013 Perşembe 15:34
Habur sınır kapısında gözaltına alınıp serbest bırakılan BDP PM üyesi Mazhar Zümrüt’ün, gözaltında iken yapılan muayene işleminin SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kayıtlarına işlendiği ortaya çıktı.

Habur sınır kapısında gözaltına alınıp serbest bırakılan BDP PM üyesi Mazhar Zümrüt’ün, gözaltında iken yapılan muayene işleminin SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kayıtlarına işlendiği ortaya çıktı. Uygulamanın sağlık alanında fişleme anlamına geldiğine dikkat çeken Zümrüt İHD’ye başvurdu.

30 Aralık tarihinde Federal Kürdistan Bölgesine gitmek üzere Habur Sınır kapısında pasaport kontrolü sırasında Kozancılar Savcılığı’nın hakkında verilen arama kararı nedeniyle gözaltına alınan Sağlık Bakanlığı Başmüfettiş emeklisi ve BDP PM üyesi Mazhar Zümrüt, savcılık tarafından serbest bırakıldıktan sonra Akademi KBB Dal Merkezinde muayene olmak istedi. Muayene başvurusu sırasında, 3 gün önce adli vaka nedeniyle muayene olduğunun sistemde kayıtlı bulunduğunun kendisine iletildiği belirten Zümrüt, hastanede olmak istediği muayenenin adli sicil durumu ile bir ilgisinin olmadığını beyan eden bir dilekçe yazılmasını ya da gözaltı işlemi sırasında kendisine verilen adli sicil formunun talep edildiğini söyledi.

Başına gelen uygulamanın yasal olmadığını ve bir insan hakları ihlali olarak değerlendirdiğini belirten Zümrüt, hukuki yardım talebiyle İHD Diyarbakır Şubesine başvuruda bulundu. İnsanların emniyet, mit gibi yerlerin dışında artık Sağlık alanında da fişlendiğini belirten Zümrüt, SGK hakkında dava açacağını belirtti.

30 Aralık tarihinde Federal Kürdistan Bölgesini ziyaret etmek için Habur Sınır Kapısı’na geldiğini belirten Zümrüt “Habur Sınır Kapısı’nda pasaport kontrolünün yapıldığı sırasında, bana ülke dışına çıkamazsın denildi. GBT’en var, o yüzden seni gözaltına alıyoruz dediler. Karakoldan çağrılan polisler tarafından, gözaltına alınarak karakola götürüldüm. Bana ‘suç ve suçluyu övmek’ iddiasıyla, Kovancılar Savcılığı tarafından ifade vermeye gitmediğim için, yakalanma emri çıkarıldığını söylediler. Ancak Kovancılar Savcılığı’ndan da bana her hangi bir tebligatta bulunulmadı. Adresim ve iletişim bilgilerim bilinmesine rağmen, ne evime geldiler ne de böyle bir çağrıda bulundular. Bu soruşturmadan haberi olmadığı için bende gitmedim” dedi. Bir gece nezarette tutulduğunu, gözaltına alındıktan sonra ve bırakılmadan önce hastaneye götürülerek muayene edildiğini belirten Zümrüt “İfade verdikten sonra da savcılık tarafından serbest bırakıldım” dedi.

Bırakıldıktan 3 gün sonra boğaz ve ses ile ilgili yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı Akademi KBB Dal merkezinde muayene olmak üzere gittiğini söyleyen Zümrüt “bu gün (3 aralık) yaşadığım sağlık sorunlarından dolayı bir özel hastaneye gittim. Muayene başvurusu için işlem yaptığım sırada, bana adli bir meselenin olduğunu söylediler. 31 Aralık’ta gözaltına alındığımı, hastaneye çıkarıldığımı ve bununla ilgili raporu istediklerini söylediler. Bu raporun yanımda olmadığını tahmin ettiklerini söyleyerek, bana kendilerine bir dilekçe yazmamı söylediler” dedi. Hastane yetkilisinin kayıt sisteminde bu bilgileri ulaşmış olmasını şaşkınlıkta karşıladığını sözlerine ekleyerek konuşmasının sürdüren Zümrüt, “Gerekçeyi sorduğumda ise, buraya yapılan muayene başvurusunun gözaltına alınmamla bir ilgisinin olmadığı şeklinde bir beyanda bulunmam gerektiği şeklinde bir açıklama yaptılar. Bende onlara bir dilekçe yazdım. Ancak muayene olduktan sonra, gidip dilekçenin kopyasını onlardan istedim ve dilekçenin kopyasına da bunu benden neden istediklerini not düşmelerini ve altına imza atmalarını söyledim. Hastane müdürü bu işlemin SGK talimatnamesi ile yapılmak zorunluluğundan kaynaklandığını, adli vaka durumu olanların ya bu belgeyi yanlarında getirmeleri ya da buna ilişkin bir dilekçe yazmaları gerektiğinin kendilerinden istendiğini açıklayan bir yazı yazdı” dedi.

Çalışma Bakanlığı’nda 25 yıl müfettişlik yaptığını ve Başmüfettiş olarak emekliye ayrıldığını ayrıldığını belirterek, SGK’da çalıştığı süre içersinde böyle bir uygulama ile karşılaşmadığını ve yasal bir dayanağının olmadığını söyledi. “ Çalışma Bakanlığı’nda 25 yıl müfettiş olarak çalıştım. SGK kanunlarında böyle bir şey yok. SGK’nın resmi ve özel hastanelerden böyle bir şey istemesi keyfi bir uygulamadır” dedi.

Böyle bir uygulamanın insanların artık sağlık alanında da fişlendiği anlamına geldiğini belirten, Diyarbakır’da olmasa bile, Türkiye’de milliyetçilik oranın yüksek olduğu illerde yaşayan Kürtlerin bu gibi durumlarda linç edilme olasılığıyla karşı karşıya geldiğini belirten Zümrüt “AKP hükümeti Kürtler karşısında bir linç kampanyası yürütüyor. Bu olayla ile ilgili şunu söyleyebilirim. Amed’te belki böyle bir şey görmeyiz. Ama İç Anadolu’da ya da ırkçı kesimlerin yoğun bulunduğu şehirlerde bunun bilinmesi halinde, hastane memurunun birilerini haberdar ederek, çağırarak bu durumda olan kişileri fişlenmiş diye linç edebilirler. Devletin ve SGK’nın bu tutumu insan hakları karşıtlığıdır ve insan hakkının ayaklar altına alınmasıdır. Bu yüzden de savcılığa başvuracağım. SGK hakkında dava açacağım” dedi. (ANF)

Diğer Haberler