KEÇELÎ NÊŞINÊ CENNET! [Avdirehîm Y.]
Seyda, melayê filon dewi rojo îne xutbi di vatêne "keçelî, korî, topalî û lengî nêşinê cennet!"
Wêjeya kirmanckî û  Seyda Melle Ehmedê Xasî
Nivîskar-lêkolîner Roşan Lezgîn, Ehmedê Xasî wek destpêka wêjeya kirmanckî bi nav kir û got ew him zanayekî olî him jî zanayekî felsefeyê bû û bi 4-5 zimanan dizanîbû.
Kürdistan Kamuoyuna [Sıdkı ZİLAN]
Kürdistan İslami Hareketi (AZADÎ) eski Genel Sekreteri, Evet-Hayır Kampanyası ve diğer konulara ilişkin basın açıklaması yaptı.
Sıdkı Zilan

Ermeni Meselesi ve Kürdistan

02 Haziran 2016 Perşembe 23:25

Kuzey Kürdistan’ın Kuzeyinde Kürdlerle beraber yaşayan Ermeniler, altı Kürd ilini kendi toprakları olarak dava etmekteydiler.

Sevr paylaşımında bu topraklar Ermenistan’a veriliyordu. Kürdlere ise Van’ın güneyinden başlayan ve Diyarbekir ile devam eden hattın güneyi uygun görülmüştü.

Ermenilerin Kürdlerle ittifak etmemeleri hem en büyük yanlışları hem de yenilgilerinin sebebi oldu.

Buna rağmen, Kürdistan’ın seçkin önderleri Şeyh Said, Seyyid Rıza, Said-i Kürdî, Mele Mustafa ve diğerleri Ermenilerin öldürülmemesi için çabanın yanı sıra, himayelerini de eksik etmemişlerdir.

Bahsettiğimiz bölgede ve Anadolu’da, Çukurova’da Ermeniler yaşıyordu ama çoğunluk Müslümanlarda idi. Keza, Kürdistan’da hem beşeri çoğunluk hem de coğrafyanın kahir ekseriyeti Kürdlerde idi.

Buna rağmen Ermenilerin bu toprakları tek başına sahiplenme iddiası kendilerini yalnızlaştırdı ve Kürdlerde güvensizliğe sebep oldu.

Bugün Ermenilerin yaşadığı soykırımı tanıyan Almanya, o yıllarda Osmanlının savaşta müttefiki idi. Hatta Osmanlı ordusu fiilen Almanların elinde idi, silah ve cephane de Almanlardan geliyordu.

1915 yılında Çanakkale savaşını yönetenler Alman olduğu gibi, Ermeni tehciri ve katliamını yönetenler de Almanlardı. Bu elbette Osmanlı yöneticilerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bir kısım Ermeniler süreç içerisinde ‘ihtida’ ederek ‘gönüllü’ olarak Müslüman olmuş ve Türkleşmiş veya Kürdleşmiştir.

Bir kısmı da kimliğini gizlemek zorunda kalarak yaşamını sürdürmüştür. Ermeniler, düne kadar Müslüman Ermenileri kendi aralarına kabul etmiyorlardı. Son yıllarda bu eğilim değişti.

Ermenistan devleti ve diasporası; İran ve Türkiye ile beraber Zaza Kürdlerinin yaşadığı Kuzey bölgelerinde ve özellikle de Dersim Alevileri üzerinde çalışarak; bu coğrafyayı Kürdistan’dan koparmaya matuf çalışmalar yapmaktadırlar.

Zazaların Kürd olmadığı, Zazaca’nın Kürd dili içerisinde mütalaa edilmemesi gerektiği yönündeki çabalara Ermeniler de destek vermektedir.

Hatta Dersim Alevi Zazalarının Hıristiyanlaştırılması için Alman misyonerleri ile beraber çalışan Ermeniler ve bazı Alevi Zazaları da bulunmaktadır. Bu işe ciddi paralar da harcanmaktadır.

Kürdistan’da elbette Ermenilere yer vardır ve olmalıdır. Onlar bizimle eşit haklara sahip olmalıdırlar. Lakin çoğunluğun Kürdlerden oluştuğu ve buranın Kürdistan olduğu da kabul edilmelidir.

İkincisi; Ermeniler İran ve Türkiye devleti ile aynılık arz eden Zaza coğrafyasıyla ilgili siyasetlerine son vermelidirler. Aksi halde ilişkilerimiz daha da kötüye gider.

Görüldüğü üzere Ermenistan meselesi Kürdistan halkını ve siyasetini de yakından ilgilendiriyor. Biz Kürdler dünyadaki tüm Ermenileri Kürdistan’a davet ediyoruz. Bu topraklar hepimize yeter ama savaşa ve yalana hayır demeliyiz.

Ermenilerin yapacağı en akıllıca iş Kürdistan davasına destek vermektir. Güney’de ve Rojava’da da görüldüğü üzere; Ermeniler ve gayrimüslimler Kürdistan’da rahat edeceklerdir.

İttihatçılar ve Kemalistler ise Ermenilere ve tüm aidiyetlere düşman olmuşlardır.  Ermenilere tazminatları verilmeli, Türkiye ve Kürdistan’a dönüşleri ve yerleşmeleri teşvik edilmelidir.

Beraber olmaktan, kardeşçe yaşamaktan çekinmemeliyiz. Elbette 1915 öncesi ve sonrası Kürdistan’da İttihatçılardan ve Ermenilerden kaynaklı çok katliamlar oldu. Cumhuriyet döneminde de Kürdlere karşı bu durum devam etti.

Ermeniler hem öldürdü hem de öldü; Kürdler ise hep öldürüldü. Hem de ülkeleri Kürdistan talan edildi. 

YAZAR ARŞİVİ