Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Ermenistan ve Kafkasya`daki Kürdlere büyük zulüm!

Ermenistan ve Kafkasya`daki Kürdlere büyük zulüm!

11 Mayıs 2012 Cuma 16:02
Ortadoğu`daki Kürtlerin sorunları, çözüm bulmasa da bir şekilde gündeme gelebiliyor.

Maalesef başta Ermenistan ve Kazakistan olmak üzere Kafkasya’daki Kürtlerin durumu tam bir sefalet, felaket ve fecaat...

“Irkçılık ve hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu’nun” (ECRI) Ermenistan’daki Kürtleri konu alan raporunda, buradaki Kürtlerin ya göçe zorlandığı, ya da din değiştirmeye yönelik baskıya kadar varan sistematik asimilasyon uygulamalarına maruz kaldıklarını açıkca ortaya koydu...

Daha önce, Kafkasya Kürtlerinin sorunlarını konu alan bir belgesel TRT 6 tarafından da yapılmış ve tamamı yayınlanmadan yayından kaldırılmıştı.

Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’daki Kürtlerin halleri, Ermenistan’dakilerden daha büyük bir felaket... Çünkü buralarda asimilasyon gibi bir alternatif de yok... İşyerlerine, emek ve ekmek tezgâhlarına, mal-mülklerine el konulmak sureti ile direk göçe zorlanıyorlar. Bu işi yapan çeteler sözkonusu devletlerin bilgisi dahilinde hatta teşvikleri ile bu işi yapıyorlar. Müslüman olan bu Kürtlerin, Sovyetler dönemindeki “Kolhozu” arar hale gelmeleri, içinde bulundukları durumu özetlemeye yetiyor.

Kafkasya’da 1 (bir) milyon kadar Kürt yaşamaktadır.

Zalim ve diktatör Stalin, işbaşına geldiğinde bu Kürtleri yer ve yurtlarından söküp Sovyetlerin iç ve kuzey bölgelerine sürdü. Kışın tren vagonlarında gerçekleştirilen bu sürgünlerde yarıyarıya yakın kıyımlar yaşandı. (Sözde bugün Stalinist yönetimlerle Kürt haklarını savunduklarını iddia edenlerin ilgisine ve bilgisine) Bu Kürtler, bugün Nahçıvan Özerk bölgesi (Laçin) ile Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki sorunlu bölge olan Dağlık Karabağ bölgesinde yaşıyorlar. 951’de Azarbaycan, Tebriz, Nahcıvan, Gence, Tiflis, Demirkapı, Karabağ, Ani ve Dvin bölgelerini içine alan 200 yıldan fazla hüküm süren “ŞEDDADİ KÜRT HÜKÜMDARLIĞININ” devamıdırlar. Stalin döneminde sürgün zulmüne maruz kaldılar. Bugün de ayrı Stalinist uygulamalara maruzdurlar. Bir yönü ile de Ermenistan ve Azarbaycan arasındaki savaş, Ortadoğu’da da yabancısı olmadığımız, Kürt topraklarını paylaşamama kavgasıdır aslında...

“ECRI” 2003 ve 2011 yıllarında Ermenistan’daki çalışmalarına dayandırdığı raporunda; -özetle-
Yoksul Kürtlere din değiştirme (Hıristiyan olma) baskısı yapıldığı;

Din değiştirenlerin Ermenistan hükümetince himaye edildiği, din değiştirmeyenlere çeşitli baskılar uygulandığı;

Ermenistan’da toprakların özelleştirmesi bahanesi ile Kürtlerin sahibi olduğu, mera, yayla ve tarım alanı gibi toprakların açık arttırım usulü ile satışa sunulup Ermenilerin eline geçmesinin sağlandığı; (Not: israil’in Filistin’deki uygulamalarına nasıl da benziyor.)

Bu yüzden toprakların gerçek sahibi Kürtlerle çatışmaların yaşandığı (Toprakların satışının da -güya- tarihi açıdan bu toprakların Kürtlere ait olmaması ile gerekçelendirildiği;)

Kürtleri göçe zorlayıcı asimilasyon ve baskıların sistematik olarak uygulandığı gibi hususlar vurgulanmaktadır.

Yasin Demir / Doğruhaber

Diğer Haberler