Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Fazıl Say ’dini aşağılamaktan’ yargılanıyor

Fazıl Say 'dini aşağılamaktan' yargılanıyor

18 Ekim 2012 Perşembe 20:22
Ünlü Türk besteci ve piyanist Fazıl Say hakkında "dini değerleri alenen aşağıladığı" iddiasıyla açılan dava İstanbul'da başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesini ve sanık tarafının taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı 18 Şubat 2013'e erteledi.

Say'a, çok sayıda sanatçı ile sivil toplum örgütü ve solcu siyasi parti temsilcileri destek veriyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ise Say'ın, "saçmalama özgürlüğünü kullanmış" sayılması gerektiği görüşünde.

Sonraki duruşma 18 Şubat'ta

İnternette Twitter hesabı aracılığıyla paylaştığı ve Ömer Hayyam'a ait olduğunu belirttiği bir rubaide geçen ifadeler nedeniyle hakkında dava açılan Fazıl Say, İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor.

Say'ı 25 gönüllü avukatın savunduğu duruşmayı, kalabalık nedeniyle sadece ajans muhabirleri izleyebildi. Ressam Bedri Baykam, müzisyen Edip Akbayram ve İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de duruşmayı takip etti.

"Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçu atfedilen Say hakkında 9 ay ila 1,5 yıl arasında hapis cezası isteniyor.

Twitter mesajlarına yer verilen iddianamede, Say'ın kullandığı ifadelerin "kamusal barışı bozmaya elverişli olduğu" iddia edilerek şöyle deniliyor: "Yeryüzünde yaşayanların büyük çoğunluğunun mensubu oldukları üç büyük dinin mensuplarının ortak değerleri olan Allah, cennet ve cehennem gibi kavramlara yönelik hislerini nedensiz yere incitecek ve bu kavramların anlamsız, gereksiz ve değersiz olduğu kanaatini uyandıracak şekilde dini değerleri aşağılamak kastıyla yazıldığı kanaatine varılmıştır."

Savcının iddianamesini dinleyen Say, "Hakkımdaki suçlamaları reddediyorum. Beraatime karar verilmesini istiyorum" diyerek, duruşmalardan izinli sayılmayı talep etti.

Bu talebi kabul eden Hakim Hulusi Pur, sonraki duruşmanın 18 Şubat 2013'te yapılmasına karar verdi.

Duruşmalar açık yapılacak

Şikayetçi olarak davayı açtıran Turan Gümüş, Emre Bukağılı ve Orkun Şimşek de duruşmada hazır bulundu.

Bukağılı, Twitter'da paylaşılan mesajların başkaları tarafından yayılarak herkese ulaşabildiğini söyleyince Say, "Neden onlardan da şikayetçi değilsin" diye sordu.

Say'ın yaklaşık 30 bin takipçisinin olduğunu ifade eden Bukağılı, şöyle konuştu: "Sanık bu eylemlerini ihtiyat haline getirmiştir. Bir önceki eyleminde de Türklüğe hakaret içerir sözler söylediği açıktır. Allah'a ve inanan insanlara hakaret etmiştir. İsterse Allah'ın varlığını ona ispat ederiz. Tabii ona inanıp inanmamak kendisine kalmış. Sanığın fikirlerine ve düşüncelerine karşı çıkmıyoruz. Sanık savunmalarında, söz konusu sözlerin Ömer Hayyam'a ait olduğunu iddia etmektedir. Bu sözlerin Hayyam'a ait olmadığına dair gazete kupürünü dosyaya sunuyoruz. Bu tip davranışları alışkanlık haline getirmiştir. Kasıtlı yaptığını düşünüyorum."

Duruşmaların kapalı yapılması talebini reddeden mahkeme heyeti, Bukağılı ve Şimşek'in davaya katılma talebini kabul etti. Turan Gümüş ise davaya katılmak istemedi.

'Nazi Almanyası' benzetmesi

Duruşmanın görüldüğü Çağlayan Adliye Sarayı önünde bir grup, Say'a destek için toplandı.

Aralarında Tarık Akan ve Rutkay Aziz gibi tanınmış sanatçılar ile Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Komünist Partisi ve Emek Partisi üyelerinin olduğu gruptakiler, "Fazıl Say yalnız değildir", "Özgür sanat, özgür dünya", "AKP, sanattan, sanatçıdan elini çek" yazılı pankartlar taşıdı.

Almanya'daki federal parlamento üyesi Sevim Dağdelen ise 120'ye yakın Alman milletvekilinin imzaladığı bir mektubu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdi.

Dağdelen'in adliye binası önünde duyurduğu mektupta, ifade özgürlüğünün engellenmemesi istenerek, "Böyle bir dava sanatsal özgürlüğe bir darbe olduğu gibi Fazıl Say şahsında ise aynı zamanda insanlık kültürüne bir darbeyi teşkil etmektedir" deniliyor.

Fazıl Say'a destek için önceki gece de Beyoğlu Ses Tiyatrosu'nda bir toplantı düzenlendi.

Say, toplantıya gönderdiği mesajda, "Türkiye'de yaşananların Nazi Almanyası'nı hatırlattığını" söyledi.

Ünlü tiyatrocu Genco Erkal'ın okuduğu mesajda şu ifadeler yer aldı: "Türkiye’de yaşanan hukuksal tuhaflıklar tüm dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştır. Bu bana açılan dava tahammülsüzlüğün, baskının, din, mezhep, inanç ve fikir özgürlüğü konularının ülkemizde ne kadar kısıtlandığı ne kadar baskı altına alındığını açıkça ortaya koymaktadır."

Gece etkinliğinde, Fazıl Say'ın babası ve müzikolog Ahmet Say, Tarık Akan, Aslı Öngören ve Nejat Yavaşoğulları gibi çok sayıda sanatçı ve aydın yer aldı.

'Saçmalama özgürlüğü'

Diğer yandan, Türk hükümetinin Başmüzakerecisi ve AB Bakanı Egemen Bağış, davayla ilgili olarak, "Ben eğer yargı mensubu olsaydım bunu, Fazıl Say’ın 'saçmalama özgürlüğü' içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünürdüm" dedi.

Roma'da Doğan Haber Ajansı'na konuşan Bağış, "kimsenin inançlarla dalga geçme hakkı olmaması gerektiğini" belirterek şöyle konuştu: "Keşke Fazıl Say, insanların değerlerine daha saygılı olabilseydi. Böylece Türkiye böyle bir davayla karşılaşıp, bunu uluslararası platformda anlatmak durumuna düşmeseydi."

Twitter davaları

Fazıl Say, dava açılmasına neden olan rubai türündeki şiirin 11 ve 12. yüzyıllarda yaşayan İranlı bilimci ve şair Ömer Hayyam'dan alıntı olduğunu savunuyor.

Şikayetçi taraf duruşma salonunda tekrarladığı, Say'ın twitter hesabında yer alan ''Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, cennet-i ala meyhane midir / Her mümine 2 huri vereceğim diyorsun cennet-i ala kerhane midir - Bilmem fark ettiniz mi nerede yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı" mesajlarıyla dini değerleri aşağıladığını öne sürüyor.

Say'ın avukatı Meltem Akyol ise bu mesajı sadece Say'ın takipçilerinin görebildiğini dile getirerek, bunların "sohbet" niteliğinde olduğunu savundu.

Twitter üzerinden dile getirilen ifadelerin hukuki sonuçları, birçok ülkede tartışılıyor.

İngiliz bar işletmecisi Leigh Van Bryan, Ocak 2012'de Twitter'da bir arkadaşına hitaben, "Amerika'yı imha etmeye gidiyorum" yazınca ABD'ye girişten men edilmişti.

İngiltere'nin Doncaster kentinde yaşayan Paul Chambers da, kız arkadaşına ulaşma özlemini ifade ettiği Twitter mesajında, kar yağışından etkilenen Robin Hood Havaalanı trafiğe açılmazsa orayı "havaya uçuracağını" yazınca, 385 sterlin para cezasına çarptırılmış, ayrıca 2600 sterlin tutan masrafları da üstlenmek zorunda kalmıştı.

BBC

Diğer Haberler