Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Fransızlar bile ”Ölüm Oruçlarına” ilgisiz kalamadı!

Fransızlar bile "Ölüm Oruçlarına" ilgisiz kalamadı!

02 Kasım 2012 Cuma 08:45
Diyarbakır’a "Ölüm Orucundakilerle Dayanışma" için gelen Fransız heyet Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’i ziyaret etti....

Başkanlığını Dominique Adenot’un yaptığı aralarında parlamenter, senatör ve belediye başkanlarının bulunduğu Fransız Komünist ve Cumhuriyetçi Seçilmişler Ulusal Birliği Heyeti cezaevlerindeki Kürt siyasetçilerle dayanışma amacıyla Diyarbakır’a geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, konuklarını Başkanvekili Hafize İpek, Halkla İlişkilerden Sorumlu Başkan Danışmanı Eşref Güler ve Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Sevinç ile birlikte karşıladı.

Adenot, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve seçilmişlerin cezaevinde olmaları ve açlık grevlerinin endişe verici olduğunu ifade etti. Adenot ayrıca Fransa’da ademi merkeziyetçilik konusunda çeşitli çalışmalarda bulunduklarını anlattı.

Baydemir de, manevi değerinin büyük olduğu bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 10 yıl boyunca kesintisiz bir biçimde insan hakları hareketi içerisinde yer aldığını anımsatan Baydemir, Fransa’daki birçok insan hakları kuruluşları ve barolarla işbirliklerinin olduğunu hatırlattı.

Şu anda açlık grevinin 51. gününde, 680 insanın bedenini ölüme yatırmış olduğunu belirten Baydemir, kritik bir aşamada olduklarını ve endişeyle çaba sarf ettiklerini bildirerek,  “Doğrusu hükümetin ve özellikle de sayın başbakanın açlık grevleriyle ilgili tutumu insani hiçbir değerle izah edilmeyecek negatif bir tavırdır” dedi. Bugün açlık grevine girilmesinin temel nedeninin bu ülkede eşitliğin, adaletin ve özgürlüğün olmamasından kaynaklandığını ifade eden Baydemir, şunları söyledi:

“Bu insanların ifade ettiği bütün talepler aynı zamanda bizim de taleplerimizdir. Özü itibarıyla bu insanların talepleri Kürt sorununun çatışma yöntemiyle değil, diyalog ve müzakere yöntemiyle çözülmesini arzu eden taleplerdir. Dolayısıyla bu talepler aslında barışı arzulayan taleplerdir ve barış sadece 680 insanımızın değil hepimizin talebidir.”

Demokratik bir rejimde yaşamadıklarını söyleyen Baydemir, 20 milyon Kürt halkının millet olmaktan kaynaklı haklarını kullanmak ve kendi coğrafyasında Bölgesel yönetimle yönetilmek istediğini belirtti. “Bölgesel yönetimden kastımız  Türkiye’nin katı merkeziyetçi yapısından ademi merkeziyetçi yapıya kavuşturulmasıdır” diyen Baydemir, “Sizin ademi merkeziyetçi talebinizle paralellik var, ancak kendinizi ifade ederken belediye başkanı veya milletvekili olarak cezaevine konulmuyor, polis copuna, biber gazına maruz kalmıyorsunuz” dedi. 2009’dan bugüne değin 9 bini aşkın legal Kürt siyasetçi tutuklanarak cezaevine konulduğunu ve cezaevlerinde 190 seçilmiş siyasetçinin bulunduğunu ifade eden Baydemir, “Keşke seçilmişler olarak Fransa’ya gelip ademi merkeziyetçiliğin faydalarını anlatabilseydik ve kat etmiş olduğumuz mesafenin deneyimini paylaşabilseydik, ama maalesef  bizim yerindenlik konusunda bir deneyimimiz yok. Ama katı merkeziyetçilik ve merkezi hükümetin vesayetinin ne kadar kötü bir uygulama olduğu konusunda çok ciddi tecrübelerimiz var” diye konuştu.

 

Diğer Haberler