Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Gazze ve Mısır’daki meşru sürece savaş açmak

Gazze ve Mısır'daki meşru sürece savaş açmak

11 Eylül 2012 Salı 12:58
Arap dünyasındaki –Filistin ve Mısır dâhil- laik kesim demokrat olmadığını, muhalif olanlarla birlikte yaşayamayacağını ve onları yok etmek için bütün gücünü harcadığını/harcayacağını bir kez daha ortaya koydu.

2006 yılında Filistin’de yapılan seçimlerin ardından Filistin Özerk Yönetimi tarafından yapılanların aynısı bugün Mısır’da, 25 Ocak devriminin ardından 2011 tarihinde yapılan seçimlerde Mısır’daki laik kesim tarafından ortaya konuyor. İki ülkede meydana gelenler tek kaynaktan; laik Arap medreseden çıkıyor.

Hamas hareketinin 2006 yılında yapılan seçimleri kazanması üzerine Fetih hareketi sopalarını vurmak için hazırlamaya ve Dahlan’ın eliyle kargaşa çıkarmaya çalıştı. Sorun ve problem çıkaran bu güruh, çalışma ve iş hayatını felç etmek ve güvenlik ortamını germek için her yola başvurdu. Mahmut Abbas’ın kararı, Amerika ve İsrail’in desteği ve dönemin Mısır yönetiminin de göz yummasıyla Dahlan anarşi ve terör estirerek bölgeyi adeta kaosa sürüklemeye başladı. Durum ve gelişmeler Hamas’ı, mensuplarını ve insani ve anayasal haklarını korumak için harekete geçmeye zorladı ve çıkarılan anarşiyi kökünden halletti.

Gazze’de aldığı darbeyi hazmedemeyen Abbas yönetimi ve Fetih hareketi işgalcinin de gölgesine sığınarak Batı Yaka’da Hamas hareketine karşı tasfiye hesaplarına başladı. İşgal güçlerinin varlığı ve desteğinden dolayı Gazze’de yaşananların Batı Yaka’da olamayacağını düşünen Fetih burada Hamas’ın boğazını fazlasıyla sıkmaya ve boyun eğmesi için de Gazze’yi kuşatmaya başladı. Gazze olaylarıyla ilgili başkanlıkça oluşturulan soruşturma komisyonuna başkanlık eden Mahmut Abbas’ın danışmanı Abdurrahman Et-Tayyib şu öneride bulunmuştu: “Vatanın birliğini geri getirmek, Hamas’ın Gazze’deki tecrübesini başarısız kılmak ve onu kuşatmak amacıyla Gazze’yi çembere almak için yeni bir strateji ortaya koymak gerekir.” İşte bu şekilde Gazze bölgesel ve uluslararası çevrelerin zorlu kuşatma sürecine girdi. O nedenle Gazze her nefes aldığında Et-Tayyib başını merakla uzatıp bakıyor. Bugün de kalkıp Refah kapısının kapalı kalmasını, açılacaksa da Mahmut Abbas’ın kontrolünde açılmasını, tünellerin de sonuna kadar kapatılmasını istiyor. O bunları, Gazze’nin boğulmasının ve boyun eğmesinin sağlanması için istiyor.

Mısır’daki laikler de aynı mantıkla hareket ediyor. Devrim ve sonrasında yapılan seçimlerin ardından laik kesimler farklı mezhep ve meşreplerden olmalarına rağmen Müslüman Kardeşler hareketi ile Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı birlikte kampanya başlattılar. Oluşan durumun meydana getirebileceği çeşitli tehlikelerden söz etmeye hatta farklı senaryolar uydurmaya başladılar. Bu insanlar devrik rejime bağlı Devlet Güvenlik Birimlerinin aracılığıyla ülkede kargaşa çıkarıyor ve fitneden fitneye koşuyorlar. Kilisenin bombalanması, Masbero olayları, Suveyş’te bir gencin öldürülmesi, Port Said olayları, Mısır’da yakıt krizi çıkararak Gazze’de elektrik krizinin sürmesini sağlamak için Sahra bölgesinde tonlarca yakıtın ateşe verilmesi, 2006 Gazze olayları başladığında Dahlan eliyle Sina’da gerçekleştirilen eylemlerin aynısının şimdi yeniden Sina’da gerçekleştirilmesi hep bu güruhun Mısır’ı sıkıntıya sokmak, iktidara yürüyen Müslüman Kardeşler’e karşı yerel ve uluslararası güçlerin sürdürdüğü savaşın devam etmesini sağlamak içindi.

Filistin’deki durumun Mısır’da tekrarlanması, bize laik kesimin varacağı sonu açıkça gösteriyor. Bu onların son nefeslerini verme aşamasıdır. Buna karşılık bizim kenetlenmemiz, çalışmalarımızı birleştirmemiz gerekir. Çünkü Allah şöyle emrediyor: “Kâfirler birbirlerinin dostudur. Siz de (birbirinizle) öyle olmadıkça yeryüzünde fitne ve büyük bir karışıklık baş gösterecektir.” O nedenle Mısır’daki yeni yönetimin işgalciye tabi olmak ve siyasi belirsizlik çölünde yüzmek isteyen Filistin Özerk Yönetiminden bağımsız bir şekilde Gazze ile ilgilenmesi gerekiyor. Öncelikle Refah sınır kapısını tamamen açması, Gazze üzerindeki ekonomik ve siyasi ablukayı kaldırması, buradaki yapıyı siyasi, askeri, mali ve gereken her hususta desteklemesi gerekir. Bu, Gazze’nin Mısır üzerindeki hakkıdır. Mısır’ın Gazze üzerindeki hakkı ise Mısır’ı arkadan vurmaması, onu baş düşman işgal yönetimiyle onun uzantılarına karşı korumasıdır.

Dr. İsam Advan / filistinhaber

Diğer Haberler