Barzanî dema referandûmê destnîşan kir
Serokwezîrê Herêma Kurdistanê Nêçîrvan Barzanî ragihand, ku dê di nav sala 2017ê de referandûma ji bo serxwebûna Başûrê Kurdistanê bê encamdan.
Hûmara 97. ya Newepelî Vejîya
Nuştoxanê na hûmare ra Keyaksar Ateş, Abdurehman Önen û Hebûn Stembar reya verên a ke kirdkî nusenê û Newepel de dest pêkenê.
Şîretê Bedîuzzeman Mela Seîdê Kurdî
Ey Milletê Kurd! Îttîfaq di qewet, îttîhad di heyat, birayey di se’adet, hukûmat di selamet est o.
Geçen Hafta Diyarbakır [ Analiz ]

Geçen Hafta Diyarbakır [ Analiz ]

14 Ağustos 2010 Cumartesi 11:02
Kendi mahallesinde gezemeyecek duruma düşen, kendi mahallesinden `haberi` olmayan kişilerden başka ne söz beklenir ki?
Geçen hafta Diyarbakır
Altan Tan - Yazar

Kendi mahallesinde gezemeyecek duruma düşen, kendi mahallesinden `haberi` olmayan kişilerden başka ne söz beklenir ki?

Son zamanlarda Diyarbakır`a bereket düştü.

Hemen her hafta en az bir kaç toplantı, panel ve sempozyum var.

Belli başlı bazı şirketler bile yıl içindeki bayi toplantılarının bir kısmını Diyarbakır`da yapmaya başladılar.

Türkiye`de siyaset kızıştıkça Diyarbakır`ın `kısmeti` de `kıymeti` de artıyor.

Diyarbakır geçtiğimiz haftayı da oldukça yoğun geçirdi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay BDP`nin öncülüğünde cumartesi ve pazar günleri toplanan Demokratik Toplum Kongresi`nden bir gün önce, cuma günü bir dizi toplantı gerçekleştirdi.

İçişleri Bakanı`nın bu toplantısına başta AK Parti Diyarbakır milletvekilleri olmak üzere AK Parti Hükümetince akredite sayılan sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ile Diyarbakır Valisi ve Emniyet Müdürü de katıldı.

Cumartesi günü çalışmalarına başlayan Demokratik Toplum Kongresi`nin 4. Kongresi`ne ise çoğunluğu BDP ve BDP`ye yakın kişilerden oluşan yaklaşık 800 kişi katıldı.

BDP`li ve PKK`li olmayan Kürt ve Türk aydınlarından bazı kişiler de bu toplantıda yer aldı.

Ancak bu kişilerin sayısı geçen yıllara göre daha az idi.

İçişleri Bakanı`nın toplantılarına çağrılmadığım için katılamadım.

Toplantılarda hazır bulunan kişilerin beyanlarına göre gündüz gerçekleştirilen ilk celselerde kayda değer fazla bir şey konuşulmadı. İçişleri Bakanı klasik bir politikacı üslubu ile Hükümetin icraatlarını överek referandumda `evet` demenin ne kadar önemli bir vatandaşlık görevi olduğunun altını çizdi.

Akşamki toplantıda ise `açılım` ve Kürt sorunu esas gündemi teşkil etti.

İçişleri Bakanı yine her zamanki üslubu ile topu orta sahada evirip çevirip pek de ustaca olmayan bir şekilde taca atınca birkaç katılımcı ciddi eleştirilerde bulundu.

Konuşulanları uzun uzadıya aktaracak değilim.

İşin en ilginç yanı toplantının sonunda İçişleri Bakanı`nın kendisine yöneltilen eleştirilere katılmaması ve Diyarbakır Milletvekili Tarım Bakanı Mehdi Eker`in de `Efendim, arkadaşlar herhalde mahalle baskısından dolayı böyle konuşuyorlar` demesi.

Fazla bir yoruma gerek yok!

Kendi mahallesinde gezemeyecek duruma düşen, kendi mahallesinden `haberi` olmayan kişilerden başka ne söz beklenir ki?

Demokratik Toplum Kongresi`nin toplantısına gelince…

Kongrenin eş başkanlığını yürüten Yüksel Genç ile halen hapiste bulunan Hatip Dicle değiştirilerek yerlerine Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk seçildi.

Bu değişiklikte bazı çevrelerce Abdullah Öcalan`ın etkisinin olduğu ileri sürülmekte.

Kongre devlete ve PKK`ye silahların susması çağrısında bulunarak `demokratik özerklik` talebinde bulundu.

Silahların susması neyse de `demokratik özerklik` talebi neden bu süreçte dillendirildi, irdelemek lazım.

Demokratik özerklik her ne kadar yerel yönetimlerin güçlendirilmesi şeklinde takdim edilse de bir anlamda federasyona giden bir yol olarak da tanımlanabilir.

Tabii ki yönetim şekillerinin tamamı tartışılabilir.

Özerklik ve federasyon da ABD ve Almanya dâhil dünyanın birçok ülkesinde halen uygulanmakta olan yönetim biçimleridir.

Ancak Türkiye`nin ve Kürt sorununun çok önemli bir evreden geçmekte olduğu bu süreçte BDP`nin bunu dillendirmesi manidardır.

Kürt sorununun çözümü geciktikçe işin şekli değişmekte, Kürtlerin birlikte yaşama irade ve istekleri yara almakta, aradaki makas açılmakta ve yara enfeksiyona açık bir hale gelmektedir.

Bunun esas sorumlusu da `dış güçlerle` içerideki `taşeronlar` değil; sorunu sürekli olarak erteleyen, Kürtleri oyalayan ve kandırmaya çalışan çevrelerdir.

Bu toplantıda bazı Kürt aydınlarınca PKK'nin son Batman, Dörtyol, İskenderun, Tokat Reşadiye ve Samsun eylemlerinin açık bir şekilde eleştirilmesi de kongre tarihi açısından bir `ilk` olmuştur.

Kongre yönetimi PKK ve BDP`nin dışında kalan aydınların da desteğiyle çözüme katkı sunacak bir dil ve yöntem belirleyebilir ve daha geniş bir inisiyatif haline gelebilirse başarılı olur.

PKK veya BDP`nin `aynısı` olursa bir anlam ifade etmez.

İnşallah mübarek Ramazan ayının hürmetine silahlar susar ve Cenab-ı Allah`ın rahmeti bu ateşi söndürür.

Selam ve dua ile Ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun.

İktibas: ozgundurus.com

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları