Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Gür: PYD’yi İzole Etmek Boşa Kürek Çekmektir

Gür: PYD’yi İzole Etmek Boşa Kürek Çekmektir

17 Aralık 2012 Pazartesi 08:45
BDP Milletvekili Nazmi Gür,"PYD ve temsil ettiği siyasal çizgi Suriye'deki Kürt muhalefetlerinin temel gücüdür" dedi.

BDP Milletvekili Nazmi Gür, 'Türk dış politikasının, Arapların Sünni olanını, Kürtlerin de biat edenini makul gördüğüne' dikkat çekerek, “Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kürt ve milyonlarca Alevi varken arı kovanına çomak sokmak gibi, Suriye’yi hayalperest ve vizyondan yoksun politikalarla karıştırmak gerçekçi bir politika değildir” dedi. Gür, Türkiye'nin PYD'ye yönelik politikasını da eleştirerek, "PYD ve temsil ettiği siyasal çizgi Suriye'deki Kürt muhalefetlerinin temel gücüdür" dedi.

BDP Van Milletvekili ve Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Nazmi Gür, TBMM Genel Kurulu’nda Dışişleri Bakanlığı 2013 yılı bütçesi görüşmelerinde söz aldı.

Konuşmasının büyük bölümünü Suriye ve Orta Doğu'daki gelişmelere ayıran Gür, Orta Doğu’da 'taşların yerinden oynadığını' vurguladı: “Cin şişeden çıktı ve kazanlar kuruldu, fokur fokur kaynıyor. Türkiye de işte bu ateş çemberinin içinde kendine yol aramaya, yol bulmaya çalışıyor. Fakat burada, Türkiye'nin yaptığı çok ciddi, önemli, tarihî bir hata var: Fokur fokur kaynayan, içinde olduğu kazana bir de alttan ateşi destekliyor, ateşi besliyor, âdeta harlandırıyor."

Bir taraftan Suriye sınırına NATO eliyle Patriotlar yerleştirilirken, diğer yandan Malatya’ya radar üsleri kurulduğunu dile getiren Gür, İran’daki kimi resmî yetkililerin verilerine göre bu gelişmenin üçüncü bir dünya savaşına da yolunu açabileceği uyarısına değindi. AKP Hükümeti’nin içinde derin çelişkiler barındıran ve ilkelerden ziyade pragmatizmi esas alan bir dış politikayı esas aldığına dikkat çeken Gür, şu ifadeleri kullandı: "Bir yandan Arakan'a milyonlarca dolarlık yardım yapılıyor, diğer yandan yüz binlerce insanın ölümünden sorumlu diktatör Sudan yönetimi ile askerî anlaşmalar imzalanıyor. Bir yandan Suriye'ye "Halkın taleplerine ses ver." denilerek Esad'a savaş açılıyor, diğer yandan Suriye'deki Kürtler halkın bir parçası değilmiş gibi davranılıyor. İç savaş sürüyor. Her ne kadar Esad rejimi baskıcı politikalarıyla Suriye’deki Baas rejimini ayakta tutmaya çalışsa da yerine yapay bir şekilde ikame edilmeye çalışılan siyasal anlayışın da Esad rejiminin gerici anlayışından daha umut verici olmadığı son derece açıktır. Bu gerçeklere rağmen Türkiye, aynı gerici anlayışa sahip birtakım silahlı grupları kendi hassasiyetlerine ve önceliklerine göre yönlendirerek, Suriye'deki istikrarsızlığın artışına, dökülen kanın artmasına zemin hazırlamıştır. Kürtçe adı Serekaniye olan ve Arapça Resuleyn olarak bilinen ve Ceylanpınar'ın hemen karşısındaki yerleşim bölgesine Türkiye sınırından silahlı grupların zor kullanarak Resuleyn’e müdahale etmeleri, bunun en gerçekçi ve aktüel örneklerinden birisidir. Özellikle Kent Meclisi Başkanı Abid Xelil’in de aralarında olduğu birçok sivil ve Arap Kürt’ün ölümüne sebep olan bu çeteciler, maalesef Türkiye topraklarını kullanarak Suriye’ye girmeye devam ediyor ve çatışmalar bugün itibarıyla orada, Resulayn’da devam ediyor."

'ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI'

Türk dış politikasının karar vericilerinin, Suriye konusunda bir Kürt-Arap çatışması çıkarmaya çalıştığını belirten Gür, Suriye’de yaşayan Arapları da Kürtleri de kendi çıkarlarına uyacak şekilde bir çizgiye çekmek gibi sömürgeci bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını söyledi. Arapların Sünni olanını, Kürtlerin de biat edenini makul gören Türk dış politikasının en başta Türkiye’yi vuracağına işaret eden Gür, “Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kürt ve milyonlarca Alevi varken arı kovanına çomak sokmak gibi, Suriye’yi hayalperest ve vizyondan yoksun politikalarla karıştırmak gerçekçi bir politika değildir. Kürtlerin herhangi bir bölgede sahip olacağı statü ne yazık ki Türkiye karar vericileri tarafından bir tehdit olarak algılanmaktadır. Her ne kadar anti Kürt politikaları söylemde ‘PKK ile mücadele’ olarak perdelenmeye çalışılsa da ne Irak Kürdistan'ındaki kazanımlar ne de Suriye'deki Kürtlerin birliği engellenememiştir. Kazanımları sekteye uğratılmaya çalışılsa da artık Kürtler birbirlerine karşı mücadele etmeyeceklerdir. Bunun sözünü vermişlerdir. Bunun yanlışlığını da hep birlikte görmüşlerdir” dedi.

BDP'li Nazmi Gür, 'artık Kürtlerin 19’uncu yüzyılın, 20’nci yüzyılın Kürtleri olmadığını' belirterek, "21’inci yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacaktır. Kürtler kaçınılmaz olarak özgürlüklerini elde edeceklerdir” diye konuştu.

'TÜRKİYE, SURİYE'DEKİ KÜRTLERİN BİRLİĞİNİ BOZMAYA ÇALIŞIYOR'

Türkiye'nin PYD’ye ilişkin olumsuz politikasına değinen Gür, şunları söyledi: "Kürtler devlet statüsüne sahip olmasa da Orta Doğu'da bir bütün olarak anahtar aktörlerin başında gelmektedir. Yani Orta Doğu'nun anahtarı olarak Kürtlerle gerçek anlamda kurulacak birlik herkese kazandırır. Dışişleri Bakanımız da bunun farkında olacak ki Suriye'deki Kürtlerin birliğini hâlen ortadan kaldırmanın derdine düşmüştür. PYD'siz bir Kürt oluşumunun arayışını sürdürmeye devam etmektedir. Suriye Kürtlerini biraz sosyolojik ve politik bağlamda tanımaya çalışırsanız anlayacaksınız ki PYD ve temsil ettiği siyasal çizgi Suriye'deki Kürt muhalefetlerinin temel gücüdür. Suriye Kürtlerinin büyük çoğunluğunun sonuna kadar desteklediği bir partidir, PYD. Bu gerçeği görmezden gelerek diğer partileri PYD'ye karşı kışkırtmaya çalışmak ya da bir şekilde izole edilmesini sağlamak, boşa kürek çekmektir." (anf)

Diğer Haberler