Barzanî dema referandûmê destnîşan kir
Serokwezîrê Herêma Kurdistanê Nêçîrvan Barzanî ragihand, ku dê di nav sala 2017ê de referandûma ji bo serxwebûna Başûrê Kurdistanê bê encamdan.
Hûmara 97. ya Newepelî Vejîya
Nuştoxanê na hûmare ra Keyaksar Ateş, Abdurehman Önen û Hebûn Stembar reya verên a ke kirdkî nusenê û Newepel de dest pêkenê.
Şîretê Bedîuzzeman Mela Seîdê Kurdî
Ey Milletê Kurd! Îttîfaq di qewet, îttîhad di heyat, birayey di se’adet, hukûmat di selamet est o.
HAK-PAR’dan ”Evet” Toplantısı

HAK-PAR'dan "Evet" Toplantısı

30 Ağustos 2010 Pazartesi 13:26
HAK-PAR Genel Başkanı Bozyel; Değişim paketi gündemdeyse bunda Kürt halkının emeği var

Dicle Amedi / Amed

 

HAK-PAR'ın Diyarbakır'da düzenlediği toplantıda konuşan Bozyel; “Bugün Kürt açılımı ve onun devamı olan anayasa değişim paketi gündemdeyse bilmeliyiz ki, bunda en başta Kürt halkının ve Kürt hareketlerinin emeği var. Bu gün değişim ve dönüşüm gündemdeyse bizim yapmamız gereken bu değişime sahip çıkmak ve bu değişimi nasıl ileri götürürüz diye kafa yormak gerekir.” dedi.

 

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Diyarbakır il örgütü “Referandumda yetersiz ama evet” konulu geniş katılımlı bir toplantı düzenledi. Prestij Otel'de düzenlenen toplantıya Kürt Devrimci Demokrat Hareketi, Demokrat Kürtlerin Arayışı, Dicle ve Fırat Diyalog Grubu, TEVKURD sözcü ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda Kürt yurtseveri ve HAK-PAR yönetici ve üyeleri katıldı.

 

Toplantının açılış konuşmasını HAK-PAR İl Başkanı Arif Sevinç yaptı.

Sevinç, HAK-PAR'ın zor koşullara rağmen faaliyetlerini yürüttüğünü belirterek, günümüzde de Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesine yönelik çalışmalarını kararlı bir şekilde sürdürdüğünü söyledi.

 

Statükocular ile değişimden yana kesimler arasında çatışma var

 

Türkiye'nin demokratikleşmesine yönelik olarak önemli bir dönemeçten geçildiğini ifade eden Sevinç, statükocu militarist kesimler ile değişimden yana kesimler arasında kıran kırana bir çatışmanın yaşandığını belirtti.

Sevinç sözlerini şöyle sürdürdü;  Ya Türkiye'nin önü açılacak, demokratik bir sürece girecek; Kürt sorunu çözüm formüleri de bu zeminde tartışılacak. Ya da bir kez daha Türkiye içine kapanacak militarist, Kemalist kesimin katı hegemonyası devam edecek ve Kürt sorunu bir kez daha şiddet sarmalında ve çözümsüzlük içinde kalmaya devam edecek.

Biz HAK-PAR olarak bu süreci önemseyerek,  Diyarbakır il örgütü olarak bu süreçte aktif rol oynamak, referandumda  evet oyu kullanarak yeni bir anayasanın çıkarılması için, tezgahların bozulması için, demokratikleşme yolunu tıkayan bir kayayı kenara itmeyi hedefliyoruz.”

 

Anayasa paketi değişim sürecinin devamı

 

Daha sonra konuşan HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel,  Anayasa paketinin, geçen yıl hükümetin başlattığı açılım süreci ile daha önce başlayan değişim sürecinden farklı değerlendirmediklerini söyledi. Geçen yıl AKP hükümetinin açılım paketini ilan etmesinde sonra Kürdistan, Türkiye ve Avrupa'da bir dizi toplantılar yaptıklarını ifade eden Bozyel, bu toplantılarda kendilerine “AKP'nin niyetine güveniyor musunuz? ve AKP'nin samimiyetine inanıyor musunuz?” sorusunun sorulduğunu hatırlattı. Bozyel yapılan bu toplantıda da bu soruları temel alarak görüşlerini ifade edeceğini söyledi.

 

Toplumsal süreçleri o süreçlerde yer alan aktörlerin niyetleri ile açıklanamayacağını ifade eden Bozyel sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye'de yaşayan değişim süreci AKP'yi de aşan boyutlardadır. Türkiye bu değişim noktasına geldiyse bunda en başta Kürt halkının kararlı yüz yıllık başarısı var, büyük katkısı var. Halkımız geçen yüz yılda sürdürdüğü karalı mücadele ile belki özgürlüğüne ulaşmadı. Ama bu mücadele ile gerici sistemin ırkçı yanını, Kürt halkını yok etmek, o davayı bitirmek amaçlı hedefini boşa çıkarttı. Ve Türkiye öyle bir yere geldi ki 2000 yılının başına geldiğinde artık, yüz yılın başında başlattığı ırkçı ve şoven anlayışla bir yere gelemeyeceğini anladı ve bir değişim sürecine girmek zorunda kaldı. Bugün Kürt açılımı ve onun devamı olan anayasa değişim paketi gündemdeyse bilmeliyiz ki, bunda en başta Kürt halkının ve Kürt hareketlerinin emeği var. Bu gün değişim ve dönüşüm gündemdeyse bizim yapmamız gereken bu değişime sahip çıkmak ve bu değişimi nasıl ileri götürürüz diye kafa yormak gerekir.”

Soğuk savaş döneminde Türkiye'nin ırkçı şoven anlayışı yürüttüğünü ancak soğuk savaş bittikten sonra Türkiye'nin soğuk savaş dönemindeki politikalarını yürütmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Bozyel, bunun uluslararası arenada kabul görmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

 

AKP yalnız bırakıldı

 

Türkiye'nin bir yandan değişim yönünde ciddi baskılar altında olduğunu ifade eden Bozyel bir yandan da değişim karşıtlarının da etkisi altında olduğunu söyledi.

 

AKP'nin yarım yamalak tutumuyla attığı adımların bile CHP ve MHP gibi partiler tarafından büyük bir direnişle karşılaştığını kaydeden Bozyel sözlerini şöyle sürdürdü; “Değişim süreci başladığında Devlet Bahçeli hükümeti dağa çıkmakla tehdit etmişti.  CHP'nin bu değişim sürecinde yaptıkları bellidir. O anaların gözyaşına değil Kürt hareketini bastırmak için Dersim modelini esas alınması gerektiğine inanıyor. Dolayısıyla ortada bir yandan parça parça ve ağır giden bir değişim ve diğer yanda o beğenmediğimiz değişim sürecine karşı büyük direnç noktaları var.”

 

 Sürece Kürtlerin katkıları ile ilgili olarak ta konuşan Bozyel, BDP çevresinin bu sürece karşı ters ve negatif bir rol oynadığına vurgu yaptı. BDP'lilerin Ergenekon davası başladığı zaman bunu görmezlikten geldiklerini, TRT 6'i küçümsediklerini, açılımı AKP'nin bir manevrası olarak değerlendirdiklerini ve en son anayasa değişiklik paketine karşı akıl almaz bir tutum izlediklerini de ifade eden Bozyel, AKP'nin yalnız kaldığını belirtti.

 

Değişim süreci Kürt sorunu eksenli yürütülüyor

 

Parti olarak değişim süreci gündeme geldiği günden itibaren süreci yakından izlediklerini söyleyen Bozyel; “Bu açılımın koşulların sonucunda oluştuğunu, bu süreçten geri adımın söz konusu olmadığını, bu süreci AKP'yi aşan boyutlara sahip olduğunu ve adı zaman zaman değişse bile bu sürecin esas itibari ile Kürt sorunu eksenli yürütüldüğünü söyledik. Buna  ilişkin bir tutum aldık. Bu süreci ilkesel olarak, genel çerçevede destekledik. Açılım süreci başladığın andan itibaren bu sürece çok yönlü olarak katıldık” dedi.

 

Bozyel'in konuşmasının ardından, Kürt Devrimci Demokrat Hareketi adına Halim İpek,  Demokrat Kürtlerin Arayışı adına Tahsin Sever, Dicle ve Fırat Diyalog Grubu adına Muhittin Batmanlı, TEVKURD sözcüsü Sabahattin Korkmaz, HAK-PAR Kurucularından Mehmet Vural ve HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Fehmi demir'de birer konuşma yaptılar.

 

Diğer Haberler