Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Halit Tekçi: ’Allah’ını seven şahitlik yapsın’

Halit Tekçi: 'Allah'ını seven şahitlik yapsın'

21 Aralık 2012 Cuma 07:03
Çobanlık yapan oğlu Nezir Tekçi'nin, önce onlarca asker tarafından taranarak öldürülmesi, daha sonra mayınla parçalanması olayının peşini bırakmayan baba Halit Tekçi'nin adalet arayışı sürüyor.

Çobanlık yapan oğlu Nezir Tekçi'nin, önce onlarca asker tarafından taranarak öldürülmesi, daha sonra mayınla parçalanması olayının peşini bırakmayan baba Halit Tekçi'nin adalet arayışı sürüyor. "Güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'e alınan davada tek delilleri söz konusu bölükte askerlik yapan askerlerin tanıklığı olduğunu belirten Tekçi, "Allah için, vicdanı olan tanıklar gelip ifade versin" çağrısında bulundu.

Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde çobanlık yapan Nezir Tekçi'nin 17 yıl önce askerler tarafından önce kurşun yağmuruna tutulup öldürülmesi, ardından ise mayın bağlanarak parçalanması ile ilgili davanın dördüncü duruşması 18 Aralık'ta Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya baba Halit Tekçi, müdahil ve sanık avukatları, tanık Halit Ateş ile sanık muvazzaf Yarbay Kemal Alkan katıldı. O dönem bölgede askerlik yapan ve daha sonrasında olay ile ilgili duydukları üzerine vicdan azabı çektiğini belirterek mahkemeye tanık olarak ifade vermek için başvuran Ateş ifadesinde, Tekçi'nin kendi taburları tarafından yakalandığını ve işkence yapıldığını anlattı. İnfazı kendisinin görmediğini belirten Ateş, olayı kendisine arkadaşı Murat Taşören'in anlattığını; ancak Taşören'in başının belaya girmesinden korktuğu için tanıklık yapmayı reddettiğini söyledi. Mahkeme, adı tanık olarak geçen Murat Taşören'in adresinin tespit edilerek ifadesinin alınmasına karar verdi ve duruşma 5 Mart 2013 tarihine ertelendi. Dava hakkında konuşan Tekçi'nin babası Halit Tekçi, bu olayı onlarca askerin gördüğünü söyleyerek, "Allah için, vicdanı olan tanıklar gelip ifade versin" dedi.

'Hakimler ellerini vicdanına koysun'

Yıllardır haklarını alabilmek için savcı ve hakimlere başvurduğunu, bir tanık veya delil bulmak için gitmediği yer bırakmadığını anlatan Tekçi, kendilerine yapılan hiçbir zulmü hak etmediklerini dile getirdi. "Kimse keyfinden dağa çıkmıyor, ben de biraz iyi olsaydım dağa çıkardım" diyen Tekçi, hükümetin kanunlarını uygulamasını istedi. Yargısız infazın faillerinden Yüzbaşı Ali Osman Akın'ın bölüğünde 2 askere ulaşabildiğini söyleyen Tekçi, "Onlar ne biliyorlarsa anlattılar. 60-70 asker oğlumu gözaltına alındığını görmüş. Ali Osman Akın, diyor 'ben senin oğlunu görmemişim', peki oğlum Hazreti İsa mıdır, uçup gitmiş aranızdan. Oğlum nereye gitti sizin elinizden. 60-70 kişi yalan mı söylüyor? Cenazesini bile vermediler, hakimler ellerini vicdanlarına koysun" dedi.

'Tanık askerler gelip ifade versin'

Tek istediği şeyin olay yerinde keşif yapılması olduğunu dile getiren Tekçi, "Şahitler diyor 'Biz nokta nokta sana göstereceğiz, nerede öldürülmüş, başını nerede bulduk, mayını nerede patlatmışlar.' Mahkeme bize keşif bile vermiyor. Bu konu hakkında bilgisi olan herkese sesleniyorum; Allah için gelsinler ifade versinler. Benim kimseye düşmanlığım yok, ben hakkımı istiyorum. Sonuna kadar da Ali Osman'ın yakasını bırakmayacağım. Dava suçsa, ben davamın peşinden gidiyorum. Gelibolu'dan Gever'e gelip Ali Osman Akın'ın bölüğünde olan askerlerden rica ediyorum, içlerinde 20'den fazla Kürt asker de varmış" diyerek olayın tanığı askerleri mahkemeye başvurarak ifade vermeye çağırdı.

'Yargılayanlar davanın öneminin farkında değil'

Tekçi ailesinin avukatlarından Avukat Bestegül Kabul, dava hakkında "Benim için Türkiye'nin karanlık bir dönemi ile yüzleşme şansı olduğu için önemli bir dava" dedi. Ancak yargılamayı yapanların bunun farkında olmadığını söyleyen Kabul, "Bu yüzden pek çok hatanın yapıldığı bir dava ile karşı karşıyayız. Örneğin sanıkların tutuksuz yargılandığı ve tanıklara hiçbir koruma sağlanmayan bir dava. Sanıkların tutuksuz olması ve başka sebeplerden ötürü tanıklar tamamen baskı altında. Tek delilimiz maalesef tanıklar. Çünkü olayın üzerinden çok zaman geçti. Cesede dahi ulaşılamadığı için başkaca delil yok. Buna rağmen tanıkların öneminin dahi anlaşılamadığı bir dava" vurgusu yaptı.

'Şerzan Kurt ve Baran Tursun davaları gibi olmasın'

Bir önceki duruşmada, keşif talebi ile baba Halit Tekçi'nin kendisini daha rahat ifade edebilmesi için tercüman talebinde bulunduklarını hatırlatan Kabul, bu insani taleplerinin kabul edilmediğini belirtti. Tutuklama talebinde bulundukları ve bunun da reddedildiğini aktaran Kabul, "Halen dinletmek istediğimiz tanıklar var. Bu tanıklar kendilerini baskı altında hissediyorlar. İfade vermek istemiyorlar. Bu yüzden yargılamanın daha şeffaf yapılması için tutuklama talebinde bulunduk. Yine davanın, yeniden Yüksekova'da görülmesi talebinde bulunduk. Yargılamanın daha iyi yürütülmesi ve doğal hakim olmasının davanın daha iyi görüleceğini savunduk. Bu da kabul edilmedi" diye konuştu. Bugüne kadar Şerzan Kurt, Baran Tursun gibi davaların "güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'e taşındığını ve daha sonra verilen kararlarla faillerin adeta aklandığına dikkat çeken Kabul, "Bu davanın Eskişehir'in bu sıfatını da silmesini umuyorum. Faillerin hak ettikleri cezaya çarptırılmasını umuyorum" diye konuştu.

Davanın geçmişi

1988'de Hakkari Dağlıca'ya bağlı Demir köyünde yaşayan Halit Tekçi, evlerinin boşaltılması sonucu önce Üçkardeş köyüne, ardından da Güngör Mahallesi'ne yerleşti. Baba Tekçi, 16 nüfuslu ailenin geçimini sağlamak için çocuklarını da çevre köylere çobanlık yapmaya gönderdi. Ancak, Tekçi ailesi 28 Nisan 1995 tarihinden sonra, çobanlık yapan oğlu Nezir Tekçi'den bir daha haber alamadı. 2002'de Cemil Kırmızıtaş adlı bir tanıdıkları sayesinde oğlu Nezir Tekçi'nin Bolu Dağ ve Komando Tugayı'na bağlı askerler tarafından gözaltına alındığını öğrenen baba Tekçi, durumu savcılığa bildirdi. Savcı başvuruyu kabul etmeyince olayın peşini bırakmayan baba Tekçi, Yüksekova'da görev yapan Vanlı bir asker sayesinde 1995 yılında Çanakkale'den Yüksekova Tabur Komutanlığı'na geçici görevle gelen er Yunus Şahin'e ulaştı. 2000'de tanıklık yapmayı kabul eden Şahin, 2011 Ağustos'unda Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı'na ifade vererek, Nezir Tekçi'yi de beraberinde operasyona götürdüklerini ve burada PKK'lilerin yerlerini göstermediği için 1. Bölük Komutanı Yüzbaşı Ali Osman Akın ve 2. Bölük'ten Teğmen K.A.'nın emriyle önce kurşuna dizdirilerek öldürüldüğünü, sonra da mayınla patlatılarak parçalandığını anlattı. Tanık Şahin, ifadesinde "Komutanlar 'Aranızda hangileri Kürt ise parmak kaldırsın' dedi. Yaklaşık 20 kişi parmak kaldırdı. Ali Osman, bize Nezir'i göstererek 'Kürt olanlar üzerine doğru ateş etsin' dedi. Orada olan Kürt askerlerden bir kısmı 'Sadece biz ateş etmeyiz' deyince kimse ateş etmedi" dedi. Bunun üzerine konuyla ilgili Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'nde "Canavarca his sevkiyle veya işkenceyle adam öldürmek" suçundan dava açıldı. Daha sonra dava, "güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'e alındı.(Ferhat ARSLAN / DİHA)

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları