Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Hollande’ın Kürt Politikası Nasıl Olacak?

Hollande'ın Kürt Politikası Nasıl Olacak?

24 Nisan 2012 Salı 13:30
22 Nisan’da yapılan birinci turda beklendiği gibi Sosyalist Parti adayı François Hollande, oyların yüzde 28,63’ünü aldı.

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turunun galibi olan sosyalist aday François Hollande’ın 6 Mayıs’taki ikinci turda da seçilmesi halinde Fransa ile Türkiye ilişkilerinde de yeni bir döneme girilmesi bekleniyor. ANF’ye konuşan Sosyalist milletvekili François Pupponi, “Türkiye bir yandan Kürtleri katlederek, bir yandan da Ermeni soykırımını inkar ederek demokratik bir alan olan Avrupa Birliği’ne girmeyi isteyemez” dedi.

22 Nisan’da yapılan birinci turda beklendiği gibi Sosyalist Parti adayı François Hollande, oyların yüzde 28,63’ünü aldı. Rakibi Nicolas Sarkozy ise yüzde 27,18’de kaldı. Radikal solun rekor oy yükselişi ile birlikte solun toplam oyu yüzde 43’ü aştı. Anketler ikinci turda da Hollande’ın yaklaşık 10 puan farkı ile seçileceğini gösteriyor.

DIŞ POLİTİKADAKİ BELİRSİZLİK

Seçim kampanyası sırasında başta ekonomi olmak üzere iç sorunlar adayların temel gündemi oldu. En büyük eksiklik ise dış politika oldu. Arap Baharı, İran-İsrail gerginliği, Suriye krizi ve Türkiye ile ilişkiler neredeyse hiç konuşulmadı ve adaylar bu konularda pozisyon belirlemekten uzak durdular.

Sarkozy, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu her fırsatta dile getirse de, bu son beş yıllık dönemde de Fransa ile Türkiye arasındaki ticari ve siyasi işbirliğinde bir gerileme olmadı. Aksine başta Suriye olmak üzere dış politikada ortak hareket edildi, Kürtlere karşı “terörizmle mücadele” adı altında anlaşma yapıldı. Bu çerçevede Fransa’da yapılan operasyonlarda onlarca Kürt gözaltına alındı, Kasım 2011’de Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi kapatıldı. Ekim ayında Fransa ile Türkiye arasında PKK’ye karşı “güvenlik işbirliği anlaşması” imzalandı.

6 MAYIS’TAN SONRA NE OLACAK?

Fransa’da yoğun bir seçim kampanyası yürütülürken, Strasbourg kentinde de 1 Mart ile 21 Nisan arasında 52 gün boyunca 15 Kürt açlık grevindeydi. Grevcileri başta komünistler olmak üzere sol kanattan çok sayıda milletvekili ziyaret etti. Bunlar arasında sosyalist partililer ve çevreciler de vardı. Gelen vekillerin çoğu 6 Mayıs’tan sonrasını işaret ederek, Türkiye ile ilişkilerin yeni bir döneme gireceği mesajını verdiler. Tıpkı AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre gibi. Çevreci vekil Flautre, Fransa’da Kürtlere yapılan operasyonlar hatırlatıldığında Türkiye ile ilişkilerde değişim için ikinci turdan sonrasına işaret etmişti. Diğer yandan siyasi partiler her ne kadar resmi olarak açıklama yapmasalar da, hem François Hollande’ın, hem de yüzde 11’in üzerinde oy alan radikal solun adayı Jean-Luc Melanchon’un kampanya çevresi Kürt gündemini yakından takip etti. Kürt seçmenlerin ilk turda, kendileriyle daha geniş dayanışma içinde olan radikal solu tercih ettiği gözlendi. İkinci turda Kürt seçmenler de anti-Sarkozy cephesi ile oylarını birleştirecek.

HOLLANDE TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ İÇİN ACELECİ DEĞİL

Radikal solun ilk turda hiç olmadığı kadar güçlü çıması liberal pozisyonu ile dikkat çeken Hollande’ın politikalarının “sola daha fazla yaklaşması” için de önemli bir baskı rolü oynayacak gibi görünüyor. Bu eğilimin Fransa’nın Türkiye ile ilişkilerinde de etkili olabileceği tahmin ediliyor. Genel seçimlerde parlamentoda bu gücün parlamentoya daha fazla yansımasıyla birlikte başta Kürt sorunu olmak üzere Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve özgürlükler sorununun daha fazla gündeme gelmesi beklenebilir.

Hollande birinci tur öncesi yaptığı bir açıklamasında Türkiye’nin AB üyeliği konusunda aceleci olmadığını hissettirdi. France 2 televizyon kanalındaki bir programda konu hakkında görüşünü belirten Hollande, “Bugün, yıllardan beridir süren bir müzakere süreci var. Ama henüz hiçbir büyük koşul oluşmadı ve gelecek beş yıllık dönemde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği olmayacak” dedi.

PUPPONI: KÜRTLERE SAYGI ŞART

ANF’ye konuşan Fransız milletvekili ve IMF’nin eski patronu Dominique Strauss-Kahn’ın istifası ardından Sarcelles Belediye Başkanlığı’na seçilen François Pupponi, Fransa ile Türkiye arasında yeni bir döneme girileceğini söyledi.

Hollande’ın kampanyası sırasında Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkacağını söylediğini belirten Pupponi, “Kendi azınlıklarına saygı göstermeyen bir ülkenin AB’ye girmek istemesi kabul edilemez” dedi. Bunun kendileri açısından bir ilke sorunu olduğunu ifade eden Pupponi, “Fransa’da bir her zaman Kürtlerin mücadelesi ve Ermeni soykırımının tanınmasından yana olduk” diye belirtti.

“Türkiye bir yandan Kürtleri katlederek, bir yandan da Ermeni soykırımını inkar ederek demokratik bir alan olan Avrupa Birliği’ne girmeyi isteyemez” diyen Pupponi, “Türkiye eğer bir gün AB’ye girmek istiyorsa, ön şartlarımız var. Her halükarda, azınlıklarına bugün yaptığı gibi saygı göstermeyen bir ülke ile diyalog kuramayız” ifadelerini kullandı. Pupponi, “Benim açımdan, zorunlu şart Kürtlere bu ülkede demokratik olarak saygı gösterilmesidir” diye ekledi.

KÜRTLERİN TALEPLERİ MEŞRU

Kürtlerin taleplerinin meşru olduğunun altını çizen Pupponi, “Kürtleri tanıyoruz, Kürtlerin tanınma ve dillerinin güvenceye alınması talebini biliyoruz, anayasal taleplerini de biliyoruz. Biz bu mücadeleyi destekliyoruz, çünkü haklıdır. Her şeyden önce anormal olan, seçimlerin olduğu Türkiye’de Kürtler seçildiğinde hapse atılmalarıdır, Kürtçe konuştuklarında cezaevlerine konulmalarıdır. Bu hayal edilemez ve katlanılamaz bir durum” şeklinde konuştu.

François Hollande’ın Ermeni soykırımı konusundaki tavrının da “tavizsiz” olduğunu ifade eden Pupponi, Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ilişkilerin bu sorunları tıpkı geçmişte olduğu gibi unutturma ihtimali sorulduğunda, şöyle cevap verdi: “Üzerinde uzlaşma yapılamayacak ilkeler vardır. İnsan haklarına saygı ve hafızaya saygı, ekonomik ilke ve ekonomik çıkarların önünden süpürülemez.”

Maxime Azad-ANF

Diğer Haberler