Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
HRW: Bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulsun

HRW: Bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulsun

03 Eylül 2012 Pazartesi 17:40
İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de kayıpların ve faili meçhullerin cezasız kalmasına ve yakınları sindirme girişimlerine son verilmesini istedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü-HRW Türkiye’de kayıpların ve faili meçhullerin cezasız kalmasına ve yakınları sindirme girişimlerine son verilmesini istedi. HRW, Meclis bünyesinde bir bağımsız Hakikat Komisyonu kurulması tavsiyesinde de bulundu. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) Türkiye'ye ilişkin hazırladığı "Adalet Vakti: Türkiye'de Doksanlarda Gerçekleşen Faili Meçhul Cinayetler ve Kayıplar İçin Cezasızlığın Sona Erdirilmesi" başlıklı rapor Cezayir Restorant Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıyla açıklandı. Toplantıya, HRW Türkiye Temsilcisi Emma Sinclair-Webb, HRW Baş Hukuk Danışmanı Aisling Reidy, Avukat Tahir Elçi, 90'lı dönemlerde faili meçhule giden Seyhan Doğan'ın kardeşi Hazni Doğan, gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay'ın kızı Deniz Gülünay ve çok sayıda hukukçu katıldı. Toplantıda hazırlanan rapor hakkında bilgi veren HRW Türkiye Temsilcisi Emma Sinclair-Webb raporda, 1993 ile 1995 yılları arasında 20 yetişkin ve çocuk yaşta erkeğin öldürülmesi ve kayıp edilmesiyle bağlantılı olarak emekli Albay Cemal Temizöz ve 6 sanıklı davada hesap sorulabilirliğin önündeki engellerin incelendiğini belirtti. 

‘YÜZLERCE DAVA ZAMANAŞIMI RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA’

Sinclair-Webb, birçok davanın zamanaşımı riskiyle karşı karşıya bulunduğuna da dikkat çekti. Raporda, Şırnak ilinde akrabalarının devlet görevlilerince öldürüldüğü veya kayıp edildiğine inanılan 55 kişiyle yapılan görüşmelere yer verdiklerini belirten Sinclair- Webb, şunları dile getirdi: "Mağdur yakınları, HRW'ye, sevdiklerini öldüren ve kayıp edenlerin yargılandıklarını görmek istediklerini defalarca dile getirdi. HRW'nin görüştüğü onlarca mağdur yakını da ya yıllarca şikayette bulunmaktan korktuklarını ya da şikayetçi olduklarında da katiyen bir soruşturma yürütülmediğini doğruladı." 

‘KORUCULUK SİSTEMİ KALDIRILSIN’

Hazırlanan rapor ile Türkiye hükümetine, mahkemelere ve savcılara Türkiye'de mağduru merkeze alan bir tavır geliştirmeleri çağrısında bulunduklarını ifade eden Sinclair-Webb, "Savunmasız tanıklar, mağdur yakınları ve avukatlar mahkemede güvenlik gücü mensubu, köy korucusu veya devlet görevlisi olan sanıklar aleyhine ifade verdikleri zaman, duruşma salonunda ve dışarıda sindirme girişimleri veya saldırılara karşı karşıya gelmektedir" diye belirtti. 

Sinclair-Webb’in satır başlarını okuduğu raporda, devlet aktörlerince gerçekleştirilmiş suçlara karşı adaletin güçlendirilmesi için somut tavsiyelerde de bulunuldu: 

"Duruşmaları art arda günlerde yapmak gibi yollarla yargılamaların hızını ve etkisini artırmak.

Geçmiş ihlalleri soruşturmakla görevlendirilecek savcılar atamak. Savcıları insan hakları ihlallerinde emir komuta sorumluluğunu kapsamlı olarak araştırmaları konusunda yönlendirmek. 

Tanıklar tarafından yalnızca kod adları bildirilen güvenlik gücü mensuplarının olası şüpheli olarak ifade vermeye çağrılabilmeleri için bu kişilerin kimlik tespitlerinin yapılmasında savcılar ve mahkemeler yoğun çaba göstermelidirler. 

Tanık koruma tedbirleri geliştirmeli ve mahkemelerce tanıklara ve mağdur yakınlarına yönelik her türlü sindirme çabasına karşı yaptırım uygulanmalıdır." 

Raporda ayrıca, geçmiş yılarda yapılan hak ihlallerinin araştırılması için bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulması tavsiyesinde de bulunuldu. BM, Avrupa Konseyi ve diğer uluslararası kurumlarca hükümete yapılan köy koruculuğu kaldırılsın teklifi de desteklendi. 

Toplantıda konuşan Avukat Tahir Elçi de, "Faili meçhulleri gün yüzüne çıkarmayan bir yargı, yargı değildir" diyerek, 90'lı yıllarda jandarmaya bağlı sivil kıyafetli insanların sivil araçlar ile bölgede işledikleri faili meçhul cinayetleri hatırlattı. 

Faili meçhul cinayete kurban giden Seyhan Doğan'ın kardeşi Hazni Doğan ise, "Faili meçhul deniliyor, ama bizim için failler bellidir. Evden alarak gözaltına alan resmi kıyafetli kişilerdir” dedi. Çevre aktivistlerine tepki gösteren Doğan, köyüm eskiden olduğu gibi şimdi de yakılıyor. Ama konu bölge illeri olunca çevreciler kör kalıyor" şeklinde konuştu.

Gözaltında kaybedilen Hasan Gülünay'ın kızı Deniz Gülünay ise, babasının gözaltında kaybedilme sürecini anlattı.(ANF)

Diğer Haberler