Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Hukukçular: 3. Yargı Paketinden Kürtlere tahliye çıkmaz!

Hukukçular: 3. Yargı Paketinden Kürtlere tahliye çıkmaz!

11 Temmuz 2012 Çarşamba 10:09
3. Yargı Paketi kapsamında tahliyelerin başlamasına rağmen tutuklu BDP'li milletvekillerinin başvurularının reddedilmesine hukukçular tepki gösterdi.

3. Yargı Paketi kapsamında tahliyelerin başlamasına rağmen tutuklu BDP'li milletvekillerinin başvurularının reddedilmesine hukukçular tepki gösterdi. Avukatlar Mehmet Emin Aktar ve Muzaffer Özdemir, 3. Yargı Paketi'nin kamuoyunda yanılgı yarattığını, bu paketin Kürt siyasetinden tutuklu olanların lehinde sonuçlar doğurmayacağını kaydetti.

'UMUDUMUZ YOKTU'

Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, 3. Yargı Paketi'nden olumlu bir sonuç çıkacağını düşünmediğini hatırlatarak, "Bu paketin yargıya ilişkin sorunları çözmeyeceğini biliyoruz. Ayrıca tutuklu Kürt milletvekillerin durumuyla, yani 'KCK' yargılamalarıyla Silivri'yi bir arada ele almamak gerekiyor. Silivri'deki iddia darbe iken, 'KCK' yargılamalarında ise açıkça siyaset yapmak hedef alınıyor" dedi. Bu karşılaştırmadan yola çıkan Aktar, ekledi: "Birinde zora dayalı darbe girişimi iddiası söz konusu. Doğru ya da yanlış ama ağır suçlama var. 'KCK' davalarında ise tutuklu milletvekillerinin suçlanmaları, herhangi silahlı-bombalı eylem ya da girişim değil. Bu tarz eylemleri teşvik etmekle de suçlanmıyorlar. Bu nedenle de zaten 'KCK' yargılamalarının örgütlülük ve demokratik siyasete yönelik olduğunu anlamamız lazım."

Mehmet Emin Aktar, avukatlığını yaptığı tutuklu milletvekillerinin de 3. Yargı Paketi'ne çok fazla umut beslemediğini söyledi. Kürt siyasetine yönelik yargıdaki ayrımcılığın sürdüğüne ve hazırlanan paketin de bunu ortadan kaldıracak bir kapsamda olmadığına dikkat çeken Aktar, "Biz tutuklu milletvekilleri için başvuru yaparken de bunu unutmuş değildik. Kemal Aktaş olsun, diğer tutuklu vekilleri olsun, onların da çok fazla umutları yoktu. Zaten bu yargı paketi olmadan da tahliye hakkı vardı, mümkündü. 13 aylık süre geçtiği halde mahkeme bir tutum almadı" diye konuştu.

'83. MADDE DEĞİŞMEDİKÇE, ÇÖZÜM YOK'

Bahçelievler Katliamı faillerinin infazının durdurulduğunu hatırlatan Mehmet Emin Aktar, "7 kişiyi öldürmekten yargılıyorlardı. Buna rağmen haklarında kendileri açısından olumlu karar çıktı. Bu durum, yargının Kürtler açısından ayrımcı bir tutumu olduğunu bir kez daha doğruluyor. Bir ideolojik bakış hakim" diye kaydetti.

Ayrıca 3. Yargı Paketi ile ÖYM'lere sınırlama getirilmesi hakkında da Aktar, hükümetin kendi lehine davrandığını belirterek, "Bu, hükümetin HSYK üzerinden baş edemediği, yeni düzenleme getiremediği özel mahkemeleri baypas etmesidir aslında. Kontrol edilemez güce dönüşmüştü çünkü" dedi.

Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, son olarak, 83. maddede değişiklik yapılmadığı sürece tutuklu milletvekillerinin tahliyesinin önüne geçileceğini ve 3. Yargı Paketi'nin de Kürt tutuklular için bir anlam ifade etmeyeceğini belirtti.

AV. ÖZDEMİR: HAKİM HUYUNDAN VAZGEÇERSE!

Avukat Muzaffer Özdemir de, 3. Yargı Paketi'ni eleştirerek, "Yasa özü itibari ile her şeyi hakim takdirine bırakmış ve dolayısıyla hakimin şimdiye kadarki huyundan vazgeçmesini beklememiz isteniyor!" dedi.

Özdemir, şunları kaydetti: "Pakette sadece propaganda suçları için erteleme var. Fakat bu yapılırken de suçun işleniş şekline dokunulmamış. Yani düşünce ve ifade özgürlüğünü genişleten bir düzenleme yok, sadece mevcut birikmiş dosyalar ertelenecek. 31.12.2011'den sonra işlenen suçlar ise erteleme kapsamında olmayacak. Bunun anlamı; ceza tehdidi her zaman üstünüzde duracak."

Av. Özdemir, "Yasa zaten birçok yerinde 'terör suçları hariç' ibaresi içeriyor. Bununla birlikte CMK 250, olduğu gibi TMK 10. Madde'ye taşınmış durumda. Yani paket kimseyi 'tahliye edin' demiyor" dedi.

'TEZGAH OLARAK HAZIRLANDI'

Paketin çıkacağı söylentisinden birkaç ay önce mahkemelerin cezaları iki katına çıkarmaya başladıklarına da dikkat çeken Özdemir, şu önemli hususa değindi: "Yasanın mantığı 'lastik mantığı'. İhtiyaca ve döneme göre sertleşip yumuşayabilen bir yasa. Eskisinde olduğu gibi bir kişiye 6 yıl 3 aydan 15 yıla kadar ceza verilebiliyor. Takdir hakkı bu kadar geniş. O yüzden yasa baştan itibaren bir tezgah olarak hazırlandı. Mevcut düzenleme ile Kürtlere Özel Bölgesel Mahkeme kavramı geliyor. Bu haliyle sömürge yargı sistemi de defakto olarak yürürlüğe giriyor aslında. Sömürgeye ayrı hukuk, anavatana ayrı hukuk." ANF

Diğer Haberler