Barzanî dema referandûmê destnîşan kir
Serokwezîrê Herêma Kurdistanê Nêçîrvan Barzanî ragihand, ku dê di nav sala 2017ê de referandûma ji bo serxwebûna Başûrê Kurdistanê bê encamdan.
Hûmara 97. ya Newepelî Vejîya
Nuştoxanê na hûmare ra Keyaksar Ateş, Abdurehman Önen û Hebûn Stembar reya verên a ke kirdkî nusenê û Newepel de dest pêkenê.
Şîretê Bedîuzzeman Mela Seîdê Kurdî
Ey Milletê Kurd! Îttîfaq di qewet, îttîhad di heyat, birayey di se’adet, hukûmat di selamet est o.
Hukukçulardan  ”Evet” Açıklaması

Hukukçulardan "Evet" Açıklaması

04 Eylül 2010 Cumartesi 16:44
Hukuçular Birliği Vakfı üyeleri, Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde "Evet" açıklaması yaptı.

HUKUKÇULAR BİRLİĞİ VAKFI, Diyarbakır E Tipi Cezaevi Önünde Basın Açıklaması Yaptı; Açıklamayı Av. Sinan Kılıçkaya okudu.

Açıklama metni aşağıdadır:

12 Eylül 2010 tarihinde halk oylamasına sunulacak olan anayasa değişikliği, demokratikleşme yargı bağımsızlığı ve insan hakları açısından önemli bir adımdır. Türkiye'yi bir adım daha ileri taşıyacak niteliktedir. Anayasa değişikliğindeki her bir maddeyi ele aldığımızda mevcut halinden daha iyi bir anayasa inşa edileceği tartışmasızdır.

Ülkemizin yeni bir anayasaya ihtiyacı vardır. Ancak referandum paketi reddedilemeyecek önemli değişiklikleri içermektedir ve yeni sivil bir anayasanın önünü açacak niteliktedir.

Referandum siyasi bir seçim değildir. Oylanacak olan siyasi partiler veya siyasi görüşler olmayıp anayasa değişikliğidir. Tartışmanın anayasa değişikliğinden uzaklaşmadan neler getirdiği boyutunda yürütülmesi sağlıklı olacaktır.

Bu gün itibariyle yargının bağımsız olduğu söylenemez. Yakın zamanda kamuoyunun yakından takip ettiği Anayasa Mahkemesi kararları ile HSYK da çıkan krizlere baktığımızda bu iki kurumun siyasetten, ideolojilerden uzak objektif olduklarını söylemek çok zordur.

Bu sorunlu durumun, yargı kurumlarının oluşum şeklinden kaynaklandığını düşünüyoruz.

Türkiye'de yargı yönetimi demokratik değildir. Yargı mensuplarının az bir kısmı içersinden, az bir kısmının seçtiği hakim ve savcılar eliyle yürütülmektedir. Yargı mensuplarının çok büyük bir kısmı yargı yönetimi açısından seçme ve seçilme hakkına sahip değildir.

Bu nedenle yönetimde tek tip bir yapılanma vardır. Yüksek yargıya tek parti döneminin zihniyeti hakimdir. Anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi halinde bu anti demokratik yapı ortadan kaldırılacak, yargı yönetimi demokratikleşecektir.

Etkin ve etkili bir yargı ancak tarafsız ve bağımsız bir yargıyla mümkün olacaktır. Yargı herkesin ve her kesimin teminatıdır. Tarafsız ve bağımsız bir yargı hiçbir cinayeti faili meçhul olarak bırakmayacak, hiçbir işkenceyi cezasız bırakmayacaktır. Tarafsız ve bağımsız yargı herkesin dilinin dinin, düşüncesinin ve ideolojisinin teminatıdır.

1960 tarihinden itibaren siyasal sistemimize bir karabasan gibi çöken darbe geleneği ve vesayet anlayışı ve bu anlayışın halkımıza reva gördüğü zulümler ve acılar hepimizin ortak yarasıdır.

Bu dönemlerde, Mamak cezaevinden, Metris cezaevinden ve Diyarbakır Cezaevinden yükselen feryatların birbirinden farkı yoktur. Bu zulümlerle, acılarla ve hak ihlalleri ile dolu sürecin bir tek amacı vardı. Bu güzel coğrafyada 1000 yıldır birlikte yaşayan bu halkın ortak değerlerini ve kardeşliğini yok ederek, yerine de bin yıl süreceğini iddia ettikleri jakoben düzenlerini ikame etmektir.



Ama biz bu gün buradayız 12 eylül darbesinin ardından yaşanan acı dolu günlerin, kan dolu günlerin ve işkencelerin taşa, tuğlaya bürünmüş sembolü olan Diyarbakır cezaevinin önündeyiz 12 Eylül'de referandumda evet diyeceğiz, bu milletin acılarının dinmesi için evet diyeceğiz, karanlık odaklardan körüklenen ayrılık ateşine inat kardeşliğimizi güçlendirmek için evet diyeceğiz, bir daha Diyarbakır cezaevleri olmasın diye evet diyeceğiz.

Tüm bu hususlar Anayasa değişikliğinin ne kadar elzem ve gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ülkemiz açısından önemli gelişmeler içeren bu anayasa değişikliği sadece siyasilere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu düşünüyoruz ve tüm halkımızı referandumda EVET demeye davet ediyoruz."

Diğer Haberler