Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Hükümetten Cemil Çiçek’e ’mutabakat’ tepkisi

Hükümetten Cemil Çiçek'e 'mutabakat' tepkisi

28 Ağustos 2012 Salı 14:25
Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in 'milli mutabakat' çağrısına tepki geldi: Bu muhtıra kime?

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in açıkladığı 11 maddelik ''Teröre Karşı Ulusal Mutabakat'' önerisiyle ilgili, hükümet kanadından değerlendirme geldi.

Konu, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'a soruldu.

Arınç, "Ben metinde muhatabın kim olduğunu bulamadım, kime karşı yapılmıştır; muhatabı hükümet değildir" dedi.

Arınç, konuya ilişkin soru üzerine, metni Türkiye'de yaşayan herkesin 'Evet ne kadar doğru' diyebileceği bir metin olduğunu ancak muhatabının kim olduğunun da Çiçek'e sorulması gerektiğini kaydetti.

Arınç, şunları söyledi:
''Biz de şöyle düşündük; 'Bu bildirinin muhatabı kimlerdir? Kimler böyle bir mutabakata katılacaktır? Sayın Başkanın bu çağrısı kime karşı yapılmıştır? Ben doğrusu burada muhatap bulamadım. Şahsen okuduğumda veya bu konu üzerinde çalıştığımda, Sayın Başkan belki maksadını açıklayacaktır; bugün, yarın, önümüzdeki günlerde. Yani bunu TBMM içindeki partilerin imzalaması gereken bir bildiri olarak mı düşündü yoksa sadece kamuoyuna ilan edilen bir düşünce açıklaması olarak mı gördü bilemiyorum.

O bildirinin muhatabı hükümet değildir, TBMM içi midir onu Sayın Başkan'ın açıklaması lazım. Grup Başkanvekilleri midir, sivil toplum kuruluşları mıdır yoksa 'Halkımızın hissiyatı bu yöndedir, ben de halkın temsilcileri olan TBMM'nin başkanıyım, halkın arzu ettiği bu 11 maddelik muhtırayı açıklamak istiyorum ve buna sahip çıkanlar da sahip çıktıklarını ifade etsinler' mi demek istemiştir. Sayın Başkanımızın gayesini amacını biz kendisini bulduğumuz zaman sorarız.''

"NEDEN O KAMP?"
Öte yandan Bülent Arınç'a, CHP heyetinin Hatay'daki Apaydın Kampı'na alınmaması olayı soruldu.

"Onlarca kamp varken neden rütbeli-rütbesiz Suriyeli askerlerin aileleriyle birlikte kaldığı kampa girmek istiyorlar" diyen Arınç, "BM ve uluslararası mevzuatta sivil ile asker kişilerin kaldığı kampların statüleri farklıdır" ifadesini kullandı.

"Askerler emre itaatsizlik ederek ülkelerinden ayrılırlar ve bu insanların kimliklerinin bilinmesi kendilerinin ve ülkelerindeki yakınlarının hayatını tahlikeye sokar" diyen Arınç şunları söyledi:

"'Acaba kampta Müslüman kanı dökmek için asker mi yetiştirliyor' demek, dikkatleri başka bir yere çekme çabasıdır. Sivillerin yaşadığı onlarca kamp varken milletvekilleri, kişilerin rızası da olmadan, o kampa girmek istiyorlar. Bu siyasi ve provokatif amaçlı bir harekettir."

ARINÇ’IN DİĞER AÇIKLAMALARI
''Gaziantep'teki olay çok acı bir olaydır. PKK, şu ana kadar üstlenmemiş olsa bile, elde edilen bilgiler ve bulgular bu eylemin özellikle resimleri, fotoğrafları da neşredilen bir kısmı tutuklanmış bir kısmı halen aranıyor olan faillerini de dikkate aldığımızda, tamamen örgütün işi olduğu herhalde ayan beyan ortaya çıkmış durumdadır.''

“Suriye'de kaçırılan gazeteci Cüneyt Ünal'ın hayatta olduğunu biliyoruz. Rejimin elinde olduğunu biliyoruz. Türkiye onun sadece bir gazeteci olarak görev yaptığını, teslim edilmesi gerektiğini, başına geleceklerden Suriye'deki rejimin sorumlu olacağını hem diplomatik yollardan hem de uluslararası kanallardan ifade ediyor. Ünal'ın Suriye televizyonlarında yayınlanan görüntüleri bir kurgudur. Zorla konuşturulmuştur. Elindeki metne bağlı kalması istenmiştir. Yüzündeki, gözündeki morluklar da şiddete maruz kaldığını göstermektedir.” (ntvmsnbc)

Diğer Haberler