Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
İHD: Devletin Kürt Politikası Değişmeli

İHD: Devletin Kürt Politikası Değişmeli

08 Ocak 2013 Salı 12:56
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, genel merkezde düzenlediği basın toplantısıyla İmralı'da yapılan görüşmeleri değerlendirdi.

İHD Genel Merkezi, İmralı'da başlayan görüşmeleri desteklediğini duyurdu, "Devlet Kürt politikasında değişikliğe gitmelidir" dedi. İHD, müzakerelerin sağlıklı yürütülebilmesi için Öcalan'ın koşullarının uygun hale getirilmesini istedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, genel merkezde düzenlediği basın toplantısıyla İmralı'da yapılan görüşmeleri değerlendirdi.

Kürt sorununda demokratik çözüm için diyalog ve müzakere sürecini desteklediklerini duyuran Türkdoğan, "Dünyadaki örneklerden de anlaşılacağı gibi Kürt sorununun çözümü ancak sorunun muhatapları ile diyalog kurulup müzakere yapılarak çözülebilir" dedi.

"Siyasal iktidar 2009'da belirlediği Kürt politikasını sorunları çözmekte yetersiz kaldığını görmüş olacak ki, yeni bazı girişimlerde bulunmuştur" diyen Türkdoğan, şöyle konuştu: "Temmuz 2009'da başlayan Kürt açılımının Temmuz 2011'de sona erdirilerek yeniden silahlı çatışmaların yoğunlaşması sürdürülemeyecek bir noktaya gelmiştir. Bu süreçte yaklaşık 750 kişi yaşamını yitirmiştir. Cezaevlerindeki mahpusların 12 Eylül 2012'de başlattığı ve Abdullah Öcalan'ın çağrısı ile 18 Kasım 2012'de sona erdirdikleri süresiz ve dönüşümsüz açlık grevleri sorunun çözümünde Abdullah Öcalan'ın rolünü bir kez daha ortaya koymuştur. Siyasal iktidarın onayı doğrultusunda devlet yetkililerinin İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan'la görüşmeye başlamış olmaları önemlidir ve sürdürülmesi gereken bir girişimdir."

DEVLET KÜRT POLİTİKASINDA DEĞİŞİKLİĞE GİTMELİ

Türkdoğan, Kürt sorununda demokratik ve barışçıl temelde kalıcı çözümün gelişebilmesi için devletin Kürt politikasında değişikliğe gitmesi gerektiğine dikket çekerek, "İHD, devletin Kürt politikasındaki tasfiye unsurunu terk etmesini ve Kürtler başta olmak üzere ülkede yaşayan tüm grupların kimlik ve kültür haklarını Anayasal güvence altına alınmasını öngören bir politika değişikliğine gitmesini tavsiye etmektedir. Bu politika değişikliğinin ipuçlarının Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmelerde olduğunu söylemek de mümkündür" dedi.

Müzakerelerin başlayabilmesi için kalıcı çatışmasızlık ortamına ihtiyaç olduğunu vurgulayan İHD Genel Başkanı Türkdoğan, "Bunun için devletin her türlü askeri ve siyasi operasyonlarını durdurması, PKK'nin de kalıcı bir eylemsizlik ortamına girmesi gerekmektedir" dedi. Türkdoğan, "Bununla birlikte açık veya gizli nasıl olursa olsun bir ateşkes ortamının sağlanması ve müzakerelerde uzlaşma sağlanması halinde PKK'nin silahlı güçlerini sınır dışına çekmesinin koşulları yaratılmalıdır" diye konuştu.

ATILMASI GEREKEN ADIMLAR

Kalıcı çatışmasızlık ortamının yaratılmasıyla birlikte ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, ciddi bir demokratikleşme sürecinin yaşanması gerektiğini belirten Türkdoğan, şöyle konuştu: "Hükümetin kamuoyuna deklare ettiği 4. yargı paketi diye bilinen demokratikleşme paketinde tutuklanmasının istisna haline getirilmesi, ifade özgürlüğü önünde engel olan TCK maddeleri ve TMK'nın kaldırılması ve özel yargılama biçimlerine son verilmesi gerekmektedir. Düşünceleri nedeni ile tutuklu bulunan başta milletvekili ve siyasetçiler olmak üzere, insan hakları savunucuları, sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler, avukatlar, öğretim üyeleri gibi kişilerin tahliye edilmesini sağlayacak yasal değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Örgütlenme özgürlüğü bağlamında seçim ve siyasal partiler kanunun acilen değiştirilmesi sağlanmalıdır. BPD milletvekillerinin dokunulmazlığı konusunun gündemde tutularak siyasi gerilim ortamına son verilmesi sağlanmalıdır. Halen TBMM gündeminde bulunan anadilde savunma hakkı ve ağır hasta mahpusların tahliyesini öngören kanun tasarısının İHD tarafından yapılan eleştiriler göz önüne alınarak düzeltilmesi, yargılamanın her aşamasında yazılı ve sözlü anadilinde savunma hakkının kullandırılması, adli tıp kurumu raporu şartı aranmadan Sağlık Bakanlığı Hastanelerinin vereceği raporlarla ağır hasta mahpusların tahliyesinin önü en kısa zamanda açılmalıdır."

ÖCALAN’IN KOŞULLARI DÜZELTİLMELİ

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, devlet yetkililerinin İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tek kişilik odada tecrit altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la müzakere için, uygun ortamın hazırlanmasını istedi.

"Üzerindeki tecridin kaldırılması ve müzakere yürütebilmesi için örgütü ile ilişki kurmasına olanak sağlayacak bir uygulama içerisine girilmelidir. 2009’da başlayıp 2011’de kesilen sürecin öğrettikleri Öcalan’ın örgütü ile sağlıklı iletişim kuramaması sonucu çeşitli sorunlar yaşandığı hükümet yetkililerince kamuoyuna açıklanmıştır. O halde benzer sorunların yaşanmaması için de Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi gerektiği açıktır" dedi.

Devlet yetkililerinin KCK yetkilileri ile de görüşmesi ve müzakere yürütmesi gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, şöyle konuştu: "Devlet yetkilileri Öcalan/KCK yetkilileri ile görüşürken, TBMM bünyesinde Anayasal ve yasal çözümler konusunda paralel ve eş zamanlı müzakere yürütülmeli, bu müzakerelerde AKP, BDP ile müzakere yürütmeli, bu müzakerelere ana muhalefet partisi CHP dahil edilmelidir. Özellikle Kürt sorununun Anayasal çözümü konusunda parlamento aktif bir tutum içerisinde hareket etmelidir. Kürtlerin statü talebi uygun bir idari yapılanma gözetilerek anayasal olarak çözüme kavuşturulmalıdır."

HAKİKAT VE ADALET KOMİSYONU KURULMALI

Türkdoğan'ın sürece ilişkin bir önerisi de Hakikat ve Adalet Komisyonu'nun kurulması oldu. Türkdoğan, "Komisyonun kurulması ile birlikte tüm toplu mezarların tespit edilerek uluslar arası kurallara göre sivil toplum örgütleri nezaretinde açılmasının sağlanması, zorla kaybedilenlerin akıbetlerinin araştırılarak bulunması, faili meçhul cinayetlerin faillerin bulunarak ortaya çıkartılması için etkili soruşturma ve kovuşturma yöntemlerine başvurulması sağlanmalı ve ağır insan hakları ihlallerinin zaman aşımı tehdidi altında kalmasının önüne geçilmelidir" dedi.

Türkdoğan, müzakere süreci devam ederken, Türkiye'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü, BM Kayıplar Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmesi'nin eki protokollerini kanunla onaylaması ve yürürlüğe koyması gerektiğine dikkat çekti, "Süreç devam ederken köy koruculuğunun tasfiye edilmesi ve köye geri dönüşlerin teşvik edilmesi, mayınlı sahaların tespit edilerek bu bölgelerin mayınlardan arındırılması yapılması gereken öncelikli görevler arasında yer almaktadır" dedi.

Müzakere döneminde barış dilinin her alanda hakim kılınması gerektiğini kaydeden Türkdoğan, "Yıllardır medyada ihmal edilen barış dilinin nihayet kullanılmaya başlanması önemlidir" diye konuştu.

"İnsan hakları kurumsallaşması evrensel ilkelere göre bir an önce tamamlanmalıdır" diyen İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, son olarak şu önerilerde bulundu:

"Nefret suçları düzenlenmeli, nefret söylemi yasaklanmalıdır.

Türkiye İnsan Hakları Kurulu bir an önce toplanmalı, kurul üyeleri hükümetin telkini olmadan özgür iradeleri ile başkanını seçmeli ve çalışmalarına başlamalıdır. Başbakanlık, kurul üyelerine belirli bir kişiyi empoze etmeye kalkmamalıdır.

BM İşkenceye Karşı Sözleşmenin eki Seçmeli Protokol (OPCET) uyarınca kurulması öngörülen Ulusal Önleme Mekanizması bir an önce kurulmalı, kendi işlevini bile yapıp yapamayacağı belli olmayan Türkiye İnsan Hakları Kurumunun bu işlevi yapacağına dair Hükümet yetkilileri açıklaması geri alınmalıdır. BM kurallarına göre ayrı bir ulusal önleme mekanizmasının kurulmasının gerekli olduğu ortadadır."

Diğer Haberler