Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
İsveç Batı Sahra’yı devlet olarak tanıdı

İsveç Batı Sahra’yı devlet olarak tanıdı

07 Aralık 2012 Cuma 08:44
İsveç Parlamentosu, Sosyal Demokrat İşçi Partisi, Çevre Partisi Yeşiller ve Sol Parti Milletvekillerinin Batı Sahra’nın devlet olarak tanınmasını talep eden önergelerini kabul ederek Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti’ni devlet olarak tanıdı.

İsveç Parlamentosu, Sosyal Demokrat İşçi Partisi, Çevre Partisi Yeşiller ve Sol Parti Milletvekillerinin Batı Sahra’nın devlet olarak tanınmasını talep eden önergelerini kabul ederek Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti’ni devlet olarak tanıdı.

Böylelikle İsveç Batı Sahra’yı bağımsız devlet olarak kabul eden ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Parlamento İsveç Hükümetine Batı Sahra’nın diğer Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kabul edilmesi için girişimde bulunması görevini de verdi.

Ancak İsveç hükümetinin bunu yapmaya niyeti yok. Kararın alınmasından bir kaç gün önce açıklama yapan Muhafazakar Partili Parlamento Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Sofia Arkelsten Batı Sahra’nın devlet olma kriterlerine sahip olmadığını, işleyen kurumları bulunmadığı ve Batı Sahra’nın bağımsızlığı için mücadele eden Polisario’nun Batı Sahra’nın sadece üçte birini denetimi altında olduğunu ileri sürerek Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti’ni devlet olarak tanınamıyacağını öne sürdü. Batı Sahra’nın bağımsız devlet olarak tanınmasının Fas ile Batı Sahra arasında süren barış görüşmelerini zorlaştıracağını söyleyen Arkelsten Parlamentonun kararın Avrupa Birliği içinde İsveç’i izole edeceğini iddia etti.

HÜKÜMET PARLAMENTONUN İRADESİNE UYMAK ZORUNDA

Parlamentoda yapılan oylamanın ardından görüşlerine başvurduğumuz muhalefet partileri Hükümet’in büyük ortağı Moderat Parti’nin tutumuna tepkili. Sosyal Demokrat İşçi Partisi Dış Politika Sözcüsü Urban Ahlin İsveç’in Batı Sahra’yı tanımasının on yıllar boyu Fas’ın işgalinde yaşayan Sahravi Halkına destek, Avrupa Birliği ve diğer ülkelere sorunun çözümü için adım atmaları gerektiğini belirten bir sinyal niteliğini taşıdığını söylerken Çevre Partisi Yeşiller Milletvekili ve Dış Politika Sözcüsü Bodil Cebellos Parlamentonun aldığı kararın tarihi nitelikte olduğunu, İsveç’in Batı Sahra’yı tanıyan ilk ülke olduğunu ve Hükümetin Parlamentonun iradesine uygun davranması gerektiğini söyledi.

Sol Parti Dış Politika Sözcüsü Hans Linde Batı Sahra sorununu on yıllardır Parlamento gündemine getirdiklerini belirttikten sonra Avrupa Birliği ile Fas arasında imzalanan ticari anlaşmalara karşı olduklarını, Fas yönetiminin Batı Sahra’nın zenginliklerini Batılılara peşkeş çektiği için Avrupa’nın Batı Sahra’da süren insan hakları ihlallerine sessiz kaldığını söyledi. İsveç Halkının çoğunluğunun Batı Sahra halkının mücadelesini desteklediğini hatırlatan Linde “İsveç hükümeti Parlamentonun iradesine uymak ve Batı Sahra’yı devlet olarak tanımak zorunda” şeklinde konuştu. Linde Hükümetin parlamentonun iradesine uymaması durumunda muhalefet partileri olarak alacakları tutumu belirlemek için bir araya geleceklerini söyledi.

GÖÇEBE BİR HALK

Bugün Batı Sahra’da yaşayan Sahravilerin atalarının 1200’lü yıllarda Yemen’den geldikleri tahmin ediliyor. Yüzyıllar boyu Berberiler ve Güney Batı Afrika’dan gelen siyahlarla birlikte yaşadılar. 1700’lü yıllarda bu halkların karışımlarından Arapça benzeri bir dil olan Hasaniye konuşan göçebe bir topluluk ortaya çıktı. Sunni İslamı benimseyen Sahravilerde toprak herkese aitti. . Zenginlik kişi ve kabilelerin sahip olduğu develer ve keçilerle ölçülüyordu. Hayvanlardan elde ettikleri süt ve etle beslenen Sahraviler giysi ve çadır itiyaçlarını da hayvanların deri ve kıllarından karşılıyorlardı. Batı Sahra Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce Fransız, 1934 yılında da Ispanyol sömürgeciler tarafından işgal edildi.

AFRİKA’NIN SON SÖMÜRGESİ

1973 yılında kurulan Polisario (Demokratik Arap Sahra Cumhuriyeti Cephesi) ülkenin işgalden kurtarılması için Ispanyol sömürgecilerine karşı silahlı mücadele başlattı. Bazı bölgeleri ele geçirerek Ispanyol sömürgecilerine önemli darbeler vurdu. 1975 yılında Ispanya uzun yıllar elinde tutuğu Batı Sahra’dan çekilirken balık avlanma ve fosfat kaynaklarından yararlanma karşılığı bölgeyi Fas ve Moritanya’ya arasında bölüştürdü. Fas kendisine verilen bölgeyi işgal ederek 300 bin Arabı Batı Sahra’ya yerleştirdi. Fas ordusundan kaçan 160 bin civarındaki Sahravi o tarihten beri Cezayir’de bulunan kamplarda yoksulluk içinde yaşıyor. Polisario artık savaşı Fas ve Moritanya’ya karşı vermeye başladı. 1979 yılında Moritanya yenilgiyi kabul ederek kendisine verilen bölgeden tamamen çekildi ve bölge Polisario’nun denetimine girdi. Polisario 27 Şubat 1976 günü Demokratik Sahra Arap Cumhuriyeti’ni kurduğunu açıkladı. Silahlı mücadelede gösterdiği başarıyı diplomatik alanda da göstermeyi başaran Polisario Afrika Birliği’ne üye olunca Fas Afrika Birliği’nden çekildiğini açıkladı. 70 civarında ülke Demokratik Sahra Arap Cumhuriyeti’ni resmen tanıdı.

BATI SAHRA HALKI BAĞIMSIZLIK İSTİYOR

16 yıl süren gerilla mücadelesi Fas’a ciddi darbeler vururken 1991 yılında Birleşmiş Milletler’in gözetiminde ateşkes anlaşması imzalandı. Taraflar Batı Sahralıların kendi kaderlerini tayin etmeleri için referandun yapılması konusunda anlaştılar. Ancak ABD, Fransa ve Ispanya gibi emperyalist ülkelerin desteğine sahip Fas değişik gerekçeler öne sürerek referandum yapmaya yanaşmıyor. Fas altına imza attığı anlaşmaya uymadığı gibi Batı Sahra’yı ortadan bölen Çin setinden sonra 2100 kilometrelik Dünyanın ikinci büyük duvarını inşa etti.

Arap Baharı olarak adlandırılan halk hareketlerinin ardından Fas’ta AKP ile benzer görüşleri savunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin işbaşına gelmesi Batı Sahra sorununun çözümü için bir beklenti yarattıysa da kısa süre sonra Fas AKP’nin kralcı ulus devlet anlayışını savunduğu anlaşıldı. Polisario ile Fas yönetimi arasındaki görüşmeler Birleşmiş Milletler’in gözetiminde sürüyor.

Murat Kusayri - ANF

Diğer Haberler