Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
 İsveç Enfal’ı Soykırım Olarak Kabul Etti

İsveç Enfal’ı Soykırım Olarak Kabul Etti

06 Aralık 2012 Perşembe 10:39
İsveç Parlamentosu Saddam Hüseyin rejiminin Şubat-Eylül arasında sürdürdüğü ve 182 bin Kürt'ün katledildiği Enfal katliamını soykırım olarak kabul etti.

İsveç Parlamentosu Saddam Hüseyin rejiminin Şubat-Eylül arasında sürdürdüğü ve 182 bin Kürt'ün katledildiği Enfal katliamını soykırım olarak kabul etti. Karar 5 Aralık günü İsveç Parlamentosu’nda yapılan toplantıda oy birliği ile alındı. Böylelikle İsveç Irak’ın ardından Enfal’ı soykırım olarak kabul eden ikinci ülke oldu.

Enfal’ın soykırım olarak kabul edilip edilmemesi tartışmaları 2007 yılından beri sürüyordu. Sol Parti, Sosyal Demokrat İşçi Partisi ve Çevre Partisi Yeşiller’in 2008 ve 2010 yıllarında Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesi önerisine diğer partiler karşı çıktığı için önergeler Parlamentoda yapılan oylamalarda reddedilmişti .

Bu yılın Ekim ayında, İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi (SAP) üyesi 5 milletvekili ortak bir önergeyle Parlamentonun Enfal’ın soykırım olarak kabul etmesini talep etmelerinden sonra, konu Parlamento Dış Politika Komisyonu’nda ele alınmış ve partiler Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesi üzerinde görüş birliğine varmışlardı.

Geçtiğimiz hafta İsveç Parlamentosu’nda Enfal’ın ele alındığı birleşimde konuşmalar yapan iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileri Saddam Hüseyin rejiminin Kürtlere yönelik katliamın yaralarının sarılması ve devletlere soykırımlara karşı sesiz kalınmayacağı mesajları verilmesi için soykırım olarak kabul edilmesinin önemine değinen konuşmalar yaptı.

KÜRTLERLE ENTERNASYONAL DAYANIŞMA

Halk Partisi Milletvekili ve Dış Politika Sözcüsü Fredrik Malm 2005 yılında Güney Kürdistan’ı ziyareti sırasında Enfal’dan yaralı olarak kurtulan onbinlerce kurbandan ikisiyle görüştüğünü belirterek katliamın insanlar üzerindeki etkilerini şu sözlerle dile getirdi. “Hamide Hasa Muhammed nefes alabilmek için ayda 15 defa yüksek dozda ilaç almak zorunda. Saddam’ın kimyasal silahları Hamide’nin sadece vücüdunun görünen kısımlarını değil aynı zamanda iç organlarını zedeledi. 5 kez göz amaliyatı geçirdi. O zaman 2 yaşındaki oğlunun durumu da farklı değil. Sadece Hamide için değil faşist, ırkçı ve militarist Saddam Hüseyin rejimi tarafından katledilen ve sakat bırakılan yüzbinlerce Kürt için tutum alarak Enfal’i soykırım olarak kabul etmemiz önemli...Bu sadece geçmişte yaşananların kabul edilmesi açısından değil günümüzde gelişmeler açısından da önemli. Bugün Bağdat rejiminin tutumu Güney Kürdistan’a yönelik bir şiddetle sonuçlanabilir. Kürtlerle gelecekte enternasyonal dayanışmayı sağlamak açısından da bu karar oldukça önemli.”

Sosyal Demokrat İşçi Partisi Dış Politika Sözcüsü Urban Ahlin Parti olarak Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesi önerisini Yeşiller ve Sol Parti ile Parlamento gündemine getirmelerine rağmen geçmişte iktidar partilerinin karşı çıkması sonucu karar alınamadığına dikkat çekti. Bu kez partilerin Kürtlere yönelik katliamın soykırım olarak kabul edilmesinde görüş birliğine varmalarını büyük bir ilerleme olarak değerlendirdi.

Çevre Partisi Milletvekili Valter Mutt Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesini büyük bir ilerleme olarak değerlendirmesine rağmen İsveç Hükümetini Kürt Özerk Yönetimiyle yeterince dayanışma içinde olmamakla eleştirdi.

SADDAM’IN SOYKIRIMINA SESİZ KALANLAR UTANSIN

Sol Parti Milletvekili Hans Linde Enfal’ın insanlık tarihindeki en kara sayfalardan biri olduğu değerlendirmesini yaptıktan sonra sunları söyledi: “Enfal sırasında Kürtlere yönelik saldırılar sonucu kimyasal silah, bombalarla Irak’taki kayıtlara göre 182 bin kişi öldürüldü. Bazı bağımsız kaynaklar bu sayının bir kaç kat olduğunu belirtiyor. İsveç’te zaman tüm yaraları sarar diye bir söz var. Bu gerçek değil. Katliamı yaşayanlar, onların çocuk ve torunları için bu hala kanayan bir yaradır. Bu yaranın iyileşmsi ancak soykırımın kabul edilmesiyle ve sorumlulardan hesap sorulmasıyla mümkün olabilir. Bunun için Enfal’ın soykırım olarak tanınması önemlidir. Diğer ülkelerde Kürtlere yönelik saldırıların arttığı bir dönemde tarihten dersler çıkarmak zorundayız.”

Linde Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesinden sonra çok ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığına dikkat çektikten sonra Sol Parti olarak bunların saptanması ve sorumluların cezalandırılması için Birleşmiş Milletler gözetiminde bir çalışma başlatılmasını istediklerini de vurguladı.

Çevre Partisi Yeşiller Milletvekili Jabar Amin Enfal sırasında 9 ay içinde 182 bin sivil Kürdün öldürüldüğünü ve yüzbinlercesinin sürgüne gönderildiğini söyledikten sonra yakılıp yıkılan Kürt yerleşim birimlerinin adlarını teker teker saydı. Aradan 25 yıla yakın zaman geçmesine rağmen insanların kardeşlerini, çocuklarını, anne ve babalarını aramaya devam ettiklerine dikkat çekti. 9 ay içinde yüzbinlerce Kürt öldürürken Batılılar ve Dünyanın Saddam’ın katliamlarına sesiz kaldığını hatırlatan Amin bunun sesiz kalan tüm devlet, sivil toplum örgütü ve insanlar için utanç verici olduğunu söyledi.

2005 yılında Güney Kürdistan’da federatif bir oluşuma gidildiğini söyleyen Amin Irak rejiminin bu oluşumdan rahatsız olduğunu koşullarda İsveç ve Avrupa Birliği’nin Kürt Özerk Yönetiminin yanında yer aldığını göstermelerinin önemine değindi.

KARAR KÜRT HALKININ TALEPLERİNİ ŞİDDETLE BASTIRANLARA SİNYAL

Yapılan oylamanın ardından Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesinin Kürt halkı ve Orta-Doğu’da Kürtlerin yaşadıkları ülkeler için ne anlama geldiği sorumuzu Sosyal Demokrat İşçi Partisi Dış Politika Sözcüsü Urban Ahlin ve Sol Parti Dış Politika Sözcüsü Hans Linde “Kararın Kürtlerin mücadelelerini şidetle bastırmaya çalışan ülkelere verilen bir sinyal niteliğinde olduğu” söyleyerek cevapladılar.

Ahlin, Irak Hükümetinin de geçmişte bu gerçeği kabul ederek sorumluları yargılanmasının önemini vurguladıktan sonra “Biz burada soykırımını kabul ederek Kürt Halkına yapılan saldırılara sesiz kalmadığımızı ve onların acılarını paylaştığımızı gösterdik. Bu kararımız diğer ülkelerde bulunan otoriter liderlere eğer Saddam gibi katliamlar yaparlarsa bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacakları mesajını vermesi açısından önemli. Tabiiki öncelikle soykırım yapan ülkelerin öncelikle bunu kabul etmeleri ve tarihleriyle yüzleşmeleri gerekli. Kürdistan’ın diğer tarafında Türkiye’de de Kürtlere yönelik soykırım yapıldığı tartışmalarının olduğunu biliyoruz. Ama bu daha sonra ele alanınabilecek bir konu. Şu anda Irak’ın yaptığı soykırımı kabul etmesi oldukça önemli” dedi.

Sol Parti Dış Politika Sözcüsü Hans Linde Parlametonun aldığı kararın Kürt Halkına acılarının paylaşılması ve yeni soykırımların önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu, İsveç’te pratikte bunun yansımaları olacağını, okullarda bu konunun derslerde ele alınması gerekeceğini söyledi.

Çevre Partisi Yeşiller’in Dış Politika Sözcüsü Bodil Ceballos da kararın oybirliği ile alınmasının Parlamentoda yer alan partilerin Enfal’ın soykırım olduğundan kuşkuları olmadığını ortaya koyduğunu, bu kararın Kürtler için moral bir destek olduğunu ve İsveç’in Kürtlerin yanında yer aldığını gösterdiğini söyledi.

Enfal’ın soykırım olarak kabul edilmesinden sonra bir grup Kürt Parlamentodaki siyasi partilerin temsilcilerine çiçek vererek teşekkür etti.  (Murat Kuseyri -ANF)

Diğer Haberler