Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
Kara Propaganda ve Devlet

Kara Propaganda ve Devlet

03 Eylül 2010 Cuma 08:42
BDP'nin hakkı olan sandığa müşahit gönderme tutumunu bir suç gibi sunmak bir yana bu görevlileri KCK'li olarak ilan edip hukukun ve polisin hedefi haline getiriyor.

Her gün yeni bir kara propaganda haberiyle uyanır olduk. Yok BDP referandum için halkı tehdit ediyormuş, yok PKK bu tehdit işinin silahlı ucunu temsil ediyormuş, yok STK'ler Osman Baydemir'e ültimatom vermiş, yok HSYK üyeleri 'Hayır' oyları çıksın diye Öcalan'dan faydalanmayı tartışıyormuş... vb. daha neler neler.

Bu tür haberlerin yayıldığı yayınlar daha çok AKP ve yandaşı medya kesimlerine ait. Bu propagandanın hedefi ise Kürt siyasal hareketi, özgürlük ve demokrasi mücadelesi. Kara propagandan neyi kastettiğimi de bir zamanlar kara propagandadan mustarip oldukları iddiasında olan ama bugün ustalıkla uygulayan AKP ve cemaat yandaşı yayınların sık sık referans verdiği Dr. Hasan Tutar'ın tanımıyla izah edeceğim.

Tutar, kara propagandayı şöyle tanımlıyor: 'Kara propaganda daha sinsice ve kurnazca uygulanan bir propaganda biçimidir. Kara propaganda yönteminde hile, entrika, yalan, iftira, fitne, sinsilik ve sahte delil daha gözü pek biçimde uygulanır. Gerçekleri çarpıtmak, inançları sarsmak, mağdurun etrafında güvensizlik yaymak ve mağdur aleyhine bir kamuoyu oluşturmak amaçlanır. Kara propagandada mobbingci kendisinin güvenilmez olduğunu ve kara propagandanın etkili olmayacağını bildiği için, kendisini gizleme gereği duyar. Kara propagandada kaynak bir kişiden çok, bir ekip (çete)tir... Kaynak gizli kaldıkça; yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular esrarengiz bir şekilde hızla yayılır. Kara propagandanın temel amacı, muhatabı psikolojik çöküntüye uğratarak, benliğinin ölümünü sağlamaktır. Bu yöntemi uygulayanlar hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk duygusu taşımazlar. Onları amaca ulaştıracak her yol mubah sayılır. Bu yolla akla gelebilecek her tür ahlak ve yasa dışı yöntemi kullanarak hedef kişiliksiz bir 'mankurt'a dönüştürülmeye çalışılır. Mobbing, kara propagandada her yolu ve her aracı kullanılacak bir malzeme olarak görür... Mobbingin kirli amaçlarına ulaştıracak her tür kirli yöntem ve araç kullanılır...'

Şimdi dönersek; referandum vesilesiyle AKP ve yandaşlarının sürdürdüğü kara propagandanın amaçları da açıkça anlaşılmış oluyor. Ama aynı zamanda kara propaganda yapanın, tam da karşısındakine atfettiği suçların esas sahibi olduğu gerçeği de açığa çıkıyor.

Yani BDP'yi, Kürt siyasi hareketini tehdiyle suçlayan AKP, aslında Kürtleri tehdit ediyor, delilsiz belgesiz 'aha bunu yaptılar, aha şunu dediler' yaygarasıyla baskılıyor, hatta hedef haline getiriyor, yalancı muhbir gibi davranıyor.

Bu ahlaki açıdan sorunlu bayağı yöntemde AKP niçin ısrar ediyor? AKP Kürtlere niçin böyle bir tezgah kuruyor? Çünkü kaybetmekten korkuyor. Çünkü Bölge oyları epey bir zamandır AKP'nin varlık gerekçesi olarak ele alınıyor. Çünkü Kürt siyasi hareketini sahip olmak istediği Kürt oyları için rakip görüyor. Kaybetmemek için makyavelizme taş çıkartacak biçimde tüm yolları deniyor. Son olarak Mehdi Eker gibi bir Diyarbakırlı vekil çıkıp 'BDP tehdit ediyor' iddiasına karşı kanıtını soranlara 'Bazı seçmenler o anlama gelecek şeyler söyledi' diye geveliyor.

Zaman gibi 'yeni devletin psikolojik harp organı' işlevi gören gazete, 'BDP boykot ettiği sandığa müşahit görevlendirecek' haberi ile komploların ‰l‰sına imza atıyor. BDP'nin hakkı olan sandığa müşahit gönderme tutumunu bir suç gibi sunmak bir yana bu görevlileri KCK'li olarak ilan edip hukukun ve polisin hedefi haline getiriyor. Kanımca Zaman gazetesi böyle yaparak sandık başında BDP'li müşahidin bulunmasını engellemeye çalışıyor. Çünkü Bölge'de bir BDP bir de devlet adına AKP bulunuyor. BDP sandıkta olmazsa o sandığın kaderi AKP'li müşahidin insafına, tasarrufuna terkedilmiş oluyor. Bu durumda kimlerin oy kullanıp, kullanmadığını kim ispatlayabilir? Yani haber buram buram seçim sandık hilesi kokuyor.

AKP ve yandaşlarının bu kara propagandasından sonra BDP bir siyasi parti olarak hak ve özgürlüklerini hangi güvenceyle kullanacak? Yaptığı boykot çalışmasının, seçmenin sandığa gitmemesi için yürüteceği politikasının suç değil demokratik hak olduğunu nasıl anlatacak? Kendisine destek veren, seçim çalışmasında bulunan üyesini, seçmenini nasıl koruyacak? 'Güçlünün hukukuna sahip olan' AKP ve yandaşlarının tehditlerinden, hedef göstermelerinden, baskılarından kim koruyacak?

Bunlar önemli sorular. Zira AKP benzer bir taktiği 29 Mart yerel seçimlerinde de kullandı. Tüm dalaverelere rağmen Bölge'de BDP başarı gösterince bu hazmedilemedi. Türkiye tarihinde 'KCK perasyonları' diye bir süreç başladı. Bu süreç şimdilik 1700 Kürt siyasetçiyi cezaevine yolladı. Ama bu kara propagandadan anlaşılıyor ki AKP sayıyı katlamak istiyor.

Demokrasi aşkına gel de oy ver şimdi!

Yüksel Genç /Günlük Gazetesi

Diğer Haberler

Diğer Haber Başlıkları