Nuştox û şaîr J. Îhsan Espar
Îhsan Espar, 1956 de Pîran de maya xo ra bîyo. Ey 1979 de, Dîyarbekir de Enstîtuyê Perwerdeyî qedênayo.
Kanada piştevaniya Kurdistanê dike
Kanada piştevaniya biryara gelê Kurdistanê ya derbarê serxwebûnê dike.
Kürdlerin Kudüs’ü Kerkük
Kürdistan, bayrağı, milleti ve toprağı ile birdir.
 KCK davasında 2 tahliye

KCK davasında 2 tahliye

16 Ekim 2012 Salı 08:27
Yaşar Sarı ve Cebrail Kurt’un tahliyesine, 108 kişinin ise tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 14 Ocak 2013′e erteledi.

Diyarbakır’da görülen “KCK” ana davasının 65′ncü duruşmasında mahkeme heyeti, verdiği uzun aranın ardından kararını açıkladı. 110 tutukludan Yaşar Sarı ve Cebrail Kurt’un tahliyesine, 108 kişinin ise tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 14 Ocak 2013′e erteledi.

“KCK” adı altında Kürt siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve gazetecinin de aralarında bulunduğu 110′u tutuklu 175 kişi hakkında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 65′ncü duruşmasının ikinci oturumunda savcıya söz verildi. Savcı, iddia edilen suçlar ile ilgili delillerin sadece katıldıkları belirtilen Newroz ve 8 Mart olmadığını, ayrıca katıldıkları toplantılara dair konuşmalar ve telefon kayıtları ile ilgili olduğunu ifade etti.

İddia makamı, kimsenin Newroz ya da 8 Mart’ta katıldığı için bugüne kadar haklarında dava açılmadığını iddia ederek, “Newroz hepimiz bayramıdır. 2 bin 500 yıllık geçmişi var. Farsından, Azersisine, Kürtler ve Türklerin bayramıdır. Cumhurbaşkanı da ben de kutluyorum. Sırf Newroz’a katıldı diye hakkında dava açılan kimse yoktur. Arama yapılan yer var. Buraya gidip gelen şahıslar var. Bir büro varsa ve bu büro parti faaliyetleri için açılmışsa o büroda yasa dışı işler yapılmıyor anlamına gelmez. Partinin tüzel kişiliğini değil kişilerin eylemlerini yargılıyoruz” ifadesini kullandı.

Yine anadilde savunmaya ilişkin verdikleri kararları savunan iddia makamı, “Türkçe dışında başka dilde savunma yapılması ile ilgili Yargıtay’da bir içtihat bulunmamaktadır” dedi. Ardından Cumhuriyet Savcısı, deliller tek tek ele alındığında tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

İddia makamının ara mütalaasına iştirak etmediğini belirten avukat Fethi Gümüş, ayağa kalkmayarak savunmasını oturduğu yerde yapacağını kaydetti. Gümüş’ün bu davranışı mahkeme başkanı ile kısa süreli tartışmaya neden oldu. Gümüş, iddia makamının vermiş olduğu kararın hukuki olmadığını ve hukuku zorladığını vurguladı.

Ardından söz alan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, mahkeme başkanı ile Gümüş arasında geçen polemiğe dikkat çekmek için seyyar mikrofonu talep etti. Dünyanın tüm ülkelerinde savunma yapan avukatların iddia edilen hususların müvekkillin yanında bulunup ve duruşma salonunda gezerek yaptığına dikkat çekti. “Kürt halkı inkar edilmemiş olsaydı bunlar olmazdı” diyen Aktar, “Gerçekten isyan edilecek şeyler yapılmadı mı? Yapıldı. Bin yıllardır inkar edilen dilimiz ve kültürümüz var. Yaşadığımız coğrafya üzerinde çoğunluğuz. Burada yargılanan tüm müvekkillerimiz de dil ve kültür mücadelesi veriyor. Kürtçe savunma bu insanların politik duruşudur. Devletin bu uygulamaları ile bu ülkede barış ve kardeşlik çözüm olmaz. Kürt sorununu duruşma salonlarına hapsedemeyiz. İdari sistemin değişmesi gerekiyor. Halkın yönetime katılması, otonominin uygulanması, özerk bölgelerin oluşturulması gerekiyor” dedi.

Ardından söz alan Av. Meral Danış Beştaş, mahkemenin bakış açısını anlamak için bin dereden su getirdiklerini belirterek, “Bu dava büyük bir davadır. Ender görülecek davalardandır. Biliyoruz bu iş sizin de çözebileceğiniz bir dava değildir. Siyaset erklerinin çözebileceği bir davadır. Sanıkların tek tek isminin ve vasıflarını biliyorum. Tamamı DTP’lidir. Bu davanın DTP davası olduğu bellidir” dedi.

Av. Cebar Legara müvekkillerinin savunmalarının alınmaksızın 4 yıldır tutuklu olduğuna işaret ederek, uygulamanın CMK 100′un ölçülerine uygun olmadığına vurgu yaptı. Av. Sabahattin Acar ise, anadilde savunmaya ilişkin engellemelere işaret edip, “Siz şunu diyebilirsiniz. ‘Ey Kürtler bu cumhuriyeti beraber kurduk, ama 90 yıldır uyuyorsunuz. Bugün de bu taleplerde bulunuyorsunuz. Durun bakın size tv, radyo açtık. Seçmeli ders verdik’ 1989 yılından bu yana bu bölgede avukatlık yapıyorum. O dönemden bu yana gizli tanıklar hukuka uygun ifade vermedi. Hiç biri kendi iradesi ile beyanda bulunmadı. Bu nedenle bu dava sosyal dokuyu bozmaktadır. Bu ülkede daha fazla insanın ölmesini istemiyorsanız. Bu insanları bırakın, ezberleri bozun” dedi.

Avukat Sabahattin Korkmaz da, Kürt milletinin yüzyıllardır ağır bedeller ödediğini, dünyada bu millet kadar aralıksız bedel ödeyen başka bir milletin olmadığına vurgu yaptı. Savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmaya uzun bir ara verdi.

Aradan sonra mahkeme heyeti, kararını açıkladı. 110 tutukludan Yaşar Sarı ve Cebrail Kurt’un tahliyesine, 108 kişinin ise tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 14 Ocak 2013′e erteledi.  ANF

Diğer Haberler